İmar

2008 yılına bakış...

2007 yılının inşaat ve emlak sektörü açısından pek parlak geçmediği ve durağan bir yıl olduğu projelerden ve 2.el emlak piyasasından biliniyor. Aslında bu durağan süreç Mayıs-2006 da USD 1.70 lere fırladıktan sonra başladı diyebiliriz.

2006 yılı sonu USD 1.40 seviyelerinden, 2007 sonunda da USD 1.16 seviyelerinden kapandı. Kısacası USD düştü, ev fiyatları da düştü.


Bazı projeler istisna teşkil etti ama neredeyse 1.5 yıldır İnşaat ve Emlak piyasasında bir durgunluk yaşandığı kesin.
Bazı uzman arkadaşlarımız bu durgunluğu arzda satılacak çok emlak olmasına, genel seçimlere, cumhurbaşkanlığı seçimlerine, ticaret açığına vs vs. gibi sebeplere bağladı.
Halbuki son 1.5 yıldır dış ve iç yaşanan gelişmeleri de göz ardı etmemek lazım.

Projelerin genel konseptleri konusu ile alıcıların beklentileri üzerine veya satın alma kriterlerini tekrar gözden geçirmekte ve irdelemekte fayda var.

Tabi bir şu konu var ki bence çok önemli.
Bir ülke düşünün ki uzun yıllardır enflasyonla yaşamaya alışmış ve hatta kanıksamış bir toplum var.

İnsanların da haliyle psikolojik olarak bir beklenti içine girmesini normal karşılamak lazım.

Tabi bu durum geçmişte yaşanan örnekleri gibi "ya dolar artarsa" veya `'yarın ne olacak acaba'' gibi bir beklentiye girilmesi ve yatırımların dondurulmasını tamamen psikolojik olarak değerlendiriyorum.

Bakın bu hafta, ülkemizde ki milyoner sayısı bankalar birliği kayıtlarına göre 19.000 kişiden oluştuğu ve banka hesaplarının 2/3 ünün USD olarak hesaplarda tutulduğu açıklandı.

Zaten bu durumda benim ne demek istediğimi anlatıyor.
2008 yılının projeksiyonuna bakarsak dışta ABD seçimlerinin bu yılda yapılacak olması global politikaların bu yıl devam edeceğini gösteriyor.

Dünya da ki global politikaların değişmesi veya iyimser tabloların ortaya çıkması anlık değildir.

Sektörün 2008 yılı beklentileri ve iyimser tabloları için 2009 baharına iyi bakmak lazım.

Çünkü savaş ve kargaşa ortamı üzerine inşa edilen global politikalar Dünya ticaret hacmini daraltacaktır.

Bunun sonucunda bölgesel krizler ve iflaslar olması kaçınılmaz bir sonuçtur.

Bu hafta ABD' de şirket ve yatırım fonlarının zararları bu işin ilk işaretleri gibi algılanırsa şaşmamak lazım.
Peki 2008 yılında inşaat ve emlak sektörünü ne bekliyor, şimdi ona bakalım.

2007 yılında da devam eden bu kısır döngü ve durağanlık devam eder mi bilinmez ama fazla iyimser olmamak lazım.
Geçen yazımda bahsetmiştim, 2008 yılı pazarlama teknikleri açısından tüm argümanların kullanıldığı zor bir yıl olacaktır.
Bilhassa proje yapan şirketler ne kadar nitelikli ve ihtiyaca uygun projelerde inşa etseler hatta pazarda rakiplerine karşı tüm avantajları da ellerinde bulundursalar gene de işlerinin zor olacağını şimdiden söyleyebilirim.

Özellikle 2. el piyasasında yaşanacak olan fiyat düşüşleri özellikle projeleri çok etkileyecek gibi gözüküyor.
Diğer bir konuda ülkemizde ki projelerin büyük kısmının betonarme sistemle inşa edilmiş olması da bir dezavantajdır.


Bu olumsuzluğu aşabilmek için de konseptler ve teknik sistemleri değişik, mimari ve tasarımları yaşanılan şehrin karakteristik özelliklerini taşıyan farklı ve çağdaş projeler inşa etmek aslında pazar açısından bir zaruret gibi gözüküyor.

2008 yılının herkese bereketli bir yıl olmasını diliyorum.