Sektörel

Ahmet Erdem: Ekonomi ve yatırım ortamı iyileştiriliyor!

Uluslararası Yatırımcılarla Yüksek Düzeyli Ekonomi Diyaloğu Toplantısı'nda konuşan Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) Başkanı Ahmet Erdem, ekonomi ve yatırım ortamının iyileştirilmesi yönündeki çalışmaların hızlandırıldığını belirtti.

Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) Başkanı Ahmet Erdem, Türkiye'de demokrasiyi, toplumsal barış ve huzuru korumaya yönelik adımların atılıyor olmasının yatırımcının güvenini desteklediğini belirterek, "Hızlı normalleşme, ekonomi ve yatırım ortamının iyileştirilmesi yönündeki çalışmaların hızlandırılıyor olması da çok büyük önem arz etmektedir." dedi. 


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın himayesinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen, "Uluslararası Yatırımcılarla Yüksek Düzeyli Ekonomi Diyaloğu Toplantısı"nda konuşan Erdem, 15 Temmuz'da demokrasiye, halk tarafından seçilen Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, hükümete ve Meclise karşı hain bir darbe girişimi olduğunu söyledi.


Erdem, şiddetle kınadıkları bu darbe girişiminin, Erdoğan'ın çağrısı, halkın ülkesine ve demokrasisine canı pahasına sahip çıkması, güvenlik güçlerinin karşı hareketiyle başarısızlığa uğradığını dile getirerek, Türkiye'nin ekonomik ve sosyal gelişiminin, ancak toplumsal huzur ve barış, demokrasi, hukukun üstünlüğü, serbest ve rekabetçi bir piyasayla mümkün olacağına inandıklarını ifade etti.


Meşru düzeni ortadan kaldırmaya yönelik müdahalelerin Türkiye'nin gelişimine engel olacağına dikkati çeken Erdem, "Uluslararası doğrudan yatırımcılar kararlarını uzun vadeli bakış açısıyla alır. Yeni yatırımlar da bu anlayışla yapılıyor. Dolayısıyla kararlarda kısa vadede olan olaylar değil, bunların uzun vadeli etkilerini nasıl yöneteceğimiz önem taşımaktadır. Bu bağlamda ülkemizde demokrasimizi, toplumsal barış ve huzurumuzu korumaya yönelik adımların atılıyor olması, yatırımcının güvenini desteklemektedir. Hızlı normalleşme, ekonomi ve yatırım ortamının iyileştirilmesi yönündeki çalışmalarının hızlandırılıyor olması da çok büyük önem arz etmektedir." diye konuştu. 


Erdem, zaman zaman dış politikada oluşan gerilimlerin söz konusu ülkelerle ilgili şirketlere karşı tepkiler doğurabildiğine işaret ederek, böyle bir durumda devletin ve hükümetin bu şirketlerin etkilenmemesi için adımlar atmasının Türkiye'ye yönelik yatırımcı güveni açısından önem taşıdığını vurguladı. 


Darbe girişiminin ardından ilk mesai gününde alınan tedbirler ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek'in yatırımcılarla görüşmelerinin çok faydalı olduğunun altını çizen Erdem, hükümetin son dönemde başlattığı yatırım ortamının iyileştirilmesi alanındaki reformlara ve düzenlemelere devam etmesinin de son derece olumlu olduğunu kaydetti.


Erdem, darbe girişimine destek olanların cezalandırılmasının önemine vurgu yaparak, "Bu riskin bertaraf edilmesinde hukukun üstünlüğünün korunacağı net bir şekilde ifade edilmekte ve çalışmalar da o yönde yürütülmektedir. Ancak maalesef bu tür konularda yurt dışında farklı algı oluşturabilen gruplar vardır. Bu algıyla el birliğiyle mücadele ederek gelişmeleri, gerçekleri yapıcı bir anlatımla iş dünyası olarak biz de paylaşmaya devam ediyoruz. Bu anlamda koordinasyonlu bir şekilde strateji çerçevesinde yapılacak her türlü adımın parçası olacağız." ifadesini kullandı. 


Mevcut uluslararası yatırımcıların Türkiye'nin potansiyeline inandığını ve güvendiğini dile getiren Erdem, Türkiye'nin Ar-Ge üretim ve hizmet alanlarında bir bölgesel merkez olma potansiyelinin yüksek olduğunu söyledi.


- "Yatırımcılara yönelik iletişim stratejisi oluşturulmalı"


Bosch Türkiye ve Ortadoğu Başkanı Steven Young da global şirketlerin yurt dışındaki merkezlerine karşı Türkiye'nin elçiliğini yaptıklarını ifade ederek, iş dünyası olarak normalleşme sürecinin en hızlı şekilde hayata geçirilebilmesi için bu sürecin bir parçası olmak istediklerini dile getirdi. 


Planlanan ekonomik reformların hızlı bir şekilde hayata geçirilmesini arzuladıklarını vurgulayan Steven Young, şöyle konuştu:


"İnancımız odur ki bu sancılı dönemde omuz omuza ve el birliğiyle ülkemizi layık olduğu yere hep beraber hızlıca taşıyacağız. Bu ortak hedefi hayata geçirirken olmazsa olmazımız Ar-Ge ve yüksek teknolojiye daha hızlı yol alabilmektir. Böylelikle yeni yatırımların Türkiye'ye çekebileceği know how transferini de gerçekleştirebiliriz. Bunun için yaklaşık 1 yıldır yaşamakta olduğumuz güvenlik problemini çözebilmemiz bizim için kaçınılmazdır. Bu yatırımları gerçekleştirebilmek ve know how transferini sağlayabilmemiz için merkezlerimizden yabancıların ülkeye gelmesi gerekmektedir. Sadece bizim kurumumuzdan geçen sene 2 bin kez yurt dışından yabancı misafir ağırladık. Şu an yaşadığımız güvenlik probleminden dolayı korkup gelemediklerinden projelerde gecikmeler söz konusu. Daha da ötesi projeler risk altına girmiştir. Rakiplerimiz de boş durmuyor. Romanya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti gibi ülkeler bu projeleri elde edebilmek için bu sıkıntıları aleyhimize kullanarak Almanya'daki merkezimizin kapısını aşındırmaktadır."


Steven Young, iyileştirmelerin çok etkin bir iletişim kampanyasıyla yurt dışındaki paydaşlara anlatılması gerektiğini ifade ederek, bu anlamda AB sürecine sıkı sıkıya sarılmak ve yatırımcılara yönelik bir iletişim stratejisini oluşturmak gerektiğini söyledi. Steven Young, "Hepimizin ortak arzusu sahip olduğumuz bu güzel ülkeyi dünyada daha üst sıralara taşımaktır." dedi.



AA