Sektörel

Ali Faruk Göksu: Türkiye 60 yılda üç defa dönüşüme uğradı!

Kentsel strateji uzmanı Ali Faruk Göksu, Kent Konseyi'nde 'Kentlerin Geleceğinde Vizyon, Tasarım ve Sosyal Etkinin Önemi' üzerine bir sunum gerçekleştirdi. Kentlerin günümüzde gelişim felsefesi olmadığını belirtti.

Antalya Kent Konseyi, kentlerin geleceği tartışmak adına, kentsel dönüşüm. kent ve bölgesel planlama uzmanlarından birisi olan Kentsel Strateji ve TAK Kurucu Ortağı Ali Faruk Göksu'yu ağırladı. Göksu kentlerin yapılaşması ile ilgili bir sunum yaparken sunumu üç ana başlık altında gerçekleştirdi. 'Vizyon, Tasarım ve Sosyal Etkinin Önemi" Bu kavramların önemini yapmış olduğu çalışmalarla birlikte anlattı. 

Göksu her kentin kendine özgü bir özelliği olduğunu vurgulayarak Antalya'nın yapısını bu özelliklerle birlikte kelebeğe benzetti. 


ALTMIŞ YILDA ÜÇ DÖNÜŞÜM 


Kentsel Strateji Uzmanı Ali Faruk Göksu sunumuna başlarken öncelikle dönüşüm kavramını değerlendirdi. 

Türkiye'de kentlerimizin 60 yıllık süreçte üç defa dönüşüme uğradığını belirten Göksu, "Dünyanın birçok yerine baktığımız zaman bu süre zarfında üç defa dönüşüme uğramış bir kent yok. Bunun sonucu olarak artık kentlerimiz birbirine benzemeye başladı. Bu dönüşüm süreci içerisinde kentlerin yarısı gecekondu yarısı apartmandı. Hatta bazı politikacılar seçim zamanlarında vaat olarak gecekonduları apartmana dönüştürme sözü verirlerdi. Bir yasa ile gecekondu alanlarını sağlıksız yapılanma adı altında 15 yıl içerisinde dönüştürdüler. Bunun sonucunda da çarpık kentleşme ortaya çıktı. Son süreçte de bir kamu eliyle yapılan bir dönüşüm var. bir de özel sektör eliyle yapılan dönüşüm var. 60 yılda 3 kez yıkılıp yapıldık ama bunun dördüncüsüne yapacak durumda değiliz artık. Çünkü kentlerimiz kapasitesini doldurdu. 

Dolayısıyla vizyonun, tasarımın ve sosyal etkinin önemini ön plana çıkaran çalışmalar yapılması gerekmekte" diye konuştu. 


KENTSEL DÖNÜŞÜM NEDİR? 


Sunumuna kentsel dönüşüm nedir? 

Sorusu ile devam eden Göksu, tanıma bakıldığında 'Kentsel dönüşüm gayrimenkul geliştirme olmadığını, bunun için piyasa güçlerinin etkisi'nin gerekliliğinin karşımıza çıktığını söyledi. Göksu şöyle devam etli: "Bu tanımı kabul edersek, Türkiye'de bir tane bile kentsel dönüşüm projesi bulamayız. 

Hemen hemen tüm projeler bir gayrimenkul geliştirmiştir. Kentsel dönüşümde kamu desteğine gereksinim duyulan sosyal yoksulluk bölgelerinde ekonomik ve sosyal bileşenleri içeren uzun vadeli eylemlerdir. Bahsettiğim üç dönem antalya içerisinde ekonomiyi ve sosyal etkiyi geliştiren hiçbir şey olmadı. Biz artık dönüşüm kavramına yeni bir hareketlilik getirerek girişimlerde bulunmamız gerekiyor. Dünyada kentlerin yeniden kurgulanması bir yığın kentsel akıma dayandırılıyor. Yani senaryolar 50 yıl öncesine dayandırılıyor. Bizde ise kentlerin bir ideolojisi, bir gelişim felsefesi yok. Bizim artık yaratmış olduğumuz bu çevreyi yeni bir senaryo ile nasıl kurgularız tartışmamız gerekiyor." 


KENTLERİN OLMAZSA OLMAZI 


6K Kentlerin gelişim stratejisi için olmazsa olmaz olarak nitelendirdiği 'Kentlerin 6K'sinden bahseden Göksu. öK'ııin detaylarını, "Kentlerin birbirine benzemeye başladığından bahsettik, artık kimliklerini kaybetti kentlerimiz. 


"Kimlik" kentlerin farklılıklarını ortaya koyması için kimliğini yansıtması adına çaba göstermesi gerekiyor. 'Kapasite' kapasiteden bahsettiğimiz zaman yaşam dengesi ön plana çıkıyor. Kentlerde imar hakkı insan odaklı olmalı. 

Uzatmaları oynadığımızı göz önüne alacak olursak kapasiteye göre planlama yapılmalı. 'Kalkınma' yaratıcı ve yenilikçi tasarımlar düşünerek kentleri kalkındıracak işler yapılması gerekiyor. 'Kalite' yaşamsal dokunuşlarla yaşadığımız çevreyi yaşanabilir hale getirmeliyiz. İşbirliğinin gücü ile 'Katılım' ve stratejik bakış açısıyla 'Kurgu' "6K'yı oluşturan faktörlerdir" diye anlattı. 


HERKES SUÇLU 


Kentsel strateji uzmanı Göksu, Antalya'nın hem kültürel hem de ekonomik anlamda çeşitliliğini vurgularken 'bu çeşitliliği nasıl bir arada tutabiliriz?" sorusunun önemini dile getirdi.

 

Antalya'nın yapısını bir kelebeğe benzeten Göksu, "Antalya doğusunda ve batısında ekonomik gücün en fazla olduğu yerlere sahip, buraya başka bir strateji geliştirmemiz lazım. Antalya'nın beynine baktığımız zaman merkezde yer alıyor. 

Kentin merkezi çöküyor ama kelebeğin iki önemli kanadı, sahil kanadı müthiş bir katma değer üretiyor. Mesele burada Antalyalı bunlardan ne kadar yararlanabildiğidir. Antalya'nın diğer büyük değerleri de kanatların iki ucunda yer alıyor. Biri Döşemealtı ve Elmalı diğeri de Ibradı ve Akseki'nin olduğu bölge. Biz Antalya'yı yeniden kurgulayacaksak, bu tür stratejileri üreterek yeni senaryoları yazmamız lazım. Bugüne kadar kentleri "yık-yap" yöntemi ile çok basit geliştirdik. Bu konuda herkes suçlu. Aynı gemideyiz batarsak hepimiz batacağız. Ama vizyonel bakış açısı ile biz bu sorunları çözebiliriz" diyerek sunumunu tamamladı.


Antalya Gazetesi