Genel

Ankara'da 25 milyon liralık rüşvet tartışmasının FETÖ bölümü!

Ankara’da CHP’li Sinan Aygün ile CHP’li Mansur Yavaş arasında yaşanan 25 milyon liralık rüşvet tartışması bitmek bilmiyor. Hürriyet Gazetesi yazarı Nedim Sener, konu hakkında değerlendirmelerde bulundu. 

Hürriyet Gazetesi yazarı Nedim Sener, bugünkü yazısında Ankara’da CHP’li Sinan Aygün ile CHP’li Mansur Yavaş arasında yaşanan 25 milyon liralık rüşvet tartışmasını kaleme aldı. İşte o yazı...

Ankara’da CHP’li Sinan Aygün ile CHP’li Mansur Yavaş arasında yaşanan 25 milyon liralık rüşvet tartışmasının Fetullahçı Terör Örgütü ile ilgili olan bölümünü gülerek izliyorum. Neden mi? Menfaatler çatışınca herkes eteğindeki FETÖ taşlarını döküveriyor da ondan.

Tartışmaya bakın: CHP üyesi eski milletvekili Sinan Aygün, 2014 yılındaki mahalli seçimler öncesi CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun talimatı ile Mansur Yavaş’a CHP’nin Ankara büyükşehir belediye başkanı adaylığını teklif ettiğini açıkladı. Aygün, bu teklife Yavaş’ın “Sen bana bunu nasıl teklif edersin? Benim hayatım yıllarca bunlarla mücadele ile geçti, ben Ülkü Ocakları’ndan geliyorum. Bunu kendime hakaret addediyorum” diye tepki gösterdiğini söyledi. Ancak Aygün’ün açıklamasına göre Yavaş’ı FETÖ’nün firari imamlarından Ayhan Atalay, Hüseyin Saruhan ve Rahmi Bıyık ikna etti. Böylece Yavaş 2014’te CHP adayı oldu.

Karşı atak bu kez Mansur Yavaş’tan geldi. Ankara Cumhuriyet Savcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Bürosu’na verdiği altı sayfalık dilekçede, Aygün’ün şimdi firari olan FETÖ’cü işadamlarından Ömer Akgül ve aile üyeleriyle ortaklığını hatırlatarak, Sinan Aygün’ü FETÖ’ye finans sağlamakla suçladı.

Dilekçeye göre, 5 Temmuz 2007 tarihinde FETÖ’nün Ergenekon kumpasında gözaltına alındıktan sonra 14 Temmuz 2007 günü serbest bırakılan Sinan Aygün, bir yıl sonra, yani 3 Kasım 2009 tarihinde FETÖ’cü Ömer Akgül ve kardeşi Mehmet Akgül ile Akgül Yap Sat İnşaat AŞ şirketini kurdu.

17-25 Aralık 2013 operasyonundan bir yıl sonra FETÖ’cü Ömer Akgül, yüzde 35 hissesinin yüzde 10’unu Sinan Aygün’e, diğer hisseleri aile üyelerine sattı. Sonra hisse devirleriyle Aygün şirketin tamamına sahip oldu, isim değişikliğine gitti. Tam bu tartışmalar sırasında Sinan Aygün’ün “Mansur Yavaş’ı aday yaptırdı” dediği FETÖ’cü Atalay’a ait Yelken Kule binasına o dönem AKP’nin başkan adayı Melih Gökçek’in dev seçim afişlerinin asılı olduğu fotoğraflar ortaya çıktı. Karmakarışık değil mi? Herkesin FETÖ ile ilgili ne çok bildiği var. Ama bunların ortaya çıkması için menfaat kavgasına tutuşmaları gerekiyor. Adı geçenlerle ilgili bir suçlamada bulunmuyorum, sadece anlatılanlardan FETÖ’cülerin hiçbir alanı, hiç kimseyi boş bırakmadığını anlatmaya çalışıyorum.

Peki biz tüm bunları nasıl öğreniyoruz? Elbette menfaat kavgasına tutuştuklarında.

Anlayacağınız FETÖ sadece Ankara’yı parsel parsel almamış, herkesi parsellemiş...

28 DAKİKADA NE DEĞİŞTİ?

Mansur Yavaş ve Sinan Aygün’ün birbirlerini suçlayan dilekçelerini okudum. İdare mahkemesinin Sinan Aygün’e ait inşaatın ruhsatının iptali sonrası karara itiraz etmesi gereken makam, Ankara Büyükşehir Belediyesi. İptal kararı Ankara 12. İdare Mahkemesi tarafından 24 Ekim 2019 günü verildi. İptal kararına yapılacak itirazın son günü 13 Aralık 2019.

Sinan Aygün, konuyu 10 Aralık 2019 günü belediye hukuk işleri 1. hukuk müşavirvekili Saraynaz Karahan ile görüştü. Karahan, Mansur Yavaş’ın talimatı doğrultusunda karara itiraz edilmeyeceğini söyledi.

 

12 Aralık 2019 günü önce Mansur Yavaş meclis üyeleri ile bir araya geldi, ardından üyeler Sinan Aygün ile toplantı yaptı. O toplantıda, CHP Grup Başkanvekili Coşkun Torun, Sinan Aygün’e “Bu iş karşılığında abi sen bize ne vereceksin?” dedi. Aygün, “Ben hukuksuz iş yapmıyorum, hiçbir şey vermem” karşılığını verdi.

13 Aralık 2019 günü saat 15.30’da meclis üyesi Berkay Gökçınar ve Haydar Demir, Sinan Aygün’ün kardeşi Sibel Aygün’ü arayarak satış ofisinde buluştular. Sinan Aygün’ün iddiasına göre buluşmada 25 milyon lira gündeme geldi. Aygün de bunu reddetti. İşin tuhafı, Ankara Büyükşehir Belediyesi ruhsatın iptali yönündeki karara 10 Aralık günü itiraz etmeyeceğini söylenmişken, neden 13 Aralık günü saat 16.57’de mahkemeye itiraz dilekçesi verildi? Belediye yasal hakkını kullanmışken, dilekçe 28 dakika sonra, yani saat 17.25’te neden geri çekildi? Ardından da belediye imar daire başkanlığı yetkilileri zabıtalar eşliğinde inşaatı mühürledi.

 

İşte burada kritik soru şu: 10 Aralık’ta Mansur Yavaş, Sinan Aygün aleyhine çıkan karara itiraz etmeyeceklerini söylemişken, neden CHP’li meclis üyeleri ile toplantı yaptı? CHP’li meclis üyeleri neden Sinan Aygün ile bir araya geldi? Mahkemenin kararına itiraz etmeyecekleri söylenmişken neden son gün, yani 13 Aralık’ta itiraz edip 28 dakika sonra itirazı geri çektiler?

KRİTİK SORU, KORKUNÇ CEVAP

Bu tartışmada herkes şu soruyu soruyor: Sinan Aygün 25 milyon lira ödese belediye inşaatı mühürler miydi, bu olay ortaya çıkar mıydı?

Taraflar dahil herkesin ortak cevabı: Ödeme bir şekilde yapılsaydı bu olay asla ortaya çıkmazdı. Yani üstü kapanırdı. İşte sorudan daha korkunç olan ve usulsüzlüğün kanıksandığını gösteren cevap bu.

Sinan Aygün: 25 milyonu kabul etseydim inşaatım mühürlenecek miydi?

Ankara'da rant krizi!