Yeni Şirketler

Çekmeköy'de hazine arazisi vurgunu girişimi

Yaklaşık değeri 30milyondolar olan Hazine arazisi vurgun girişimi hukukçu Cihangir Dönmez tarafından ortaya çıkarıldı

Olay şu şekilde gelişiyor ;
Arazinin gerçek zilyeti tarafından Hazine aleyhine açılan tapu iptal ve tescil davası orman bilirkişisinin verdiği arazinin eğimi % 25 tir üzerinde eylemli orman vardır arazinin üzerinde ağaç olan ve olmayan kısmı % 25 eğim nedeniyle orman alanı olarak değerlendirilmelidir. şeklindeki rapor nedeniyle dava açan ve halen zilyeti olan vatandaş tarafından müracata bırakılıyor.
 
Arazide hiç zilyetliği olmayan şahıslarca Hazine aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasında davayı finanse eden gizli finansörün gayreti çaba veriyor ve aynı orman bilirkişisi bu kez aynı arazi için ;
Arazinin eğimi %11 dir, arazide kısmen sıralı ağaç vardır, arazi tarladır şeklinde tapu verilmesi yönünde olumlu bir rapor düzenleniyor.
Davaya bakan Hakim kadastro bilirkişisi tarafından dava konusu parsele getirilmeyerek, bitişik olan düşük eğimli, üzerinde az ağaç olan tapulu dava dışı parsele getiriliyor. Bilirkişi incelemesi  bu arazi  üzerinde yapılıyor.
 
Daha önce dava açan, davasını müracata bırakan ve devam eden bu davadan haberleri bile olmayan zilyetlerin  kapısını dava devam ederken Mahkeme bilirkişisi çalması gerekirken sadece Milli Emlak İdaresi çalıyor, yüksek ecrimisil tahakkuk ettiriyor, arazideki yapıları yıkın diyor, yani İdare gerçek zilyetin kim olduğunu bilmesine rağmen devam eden davadaki Hazine avukatlarına bu durumu bildirmediği için Hazine Avukatları bu davayı aslında zilyet olmayan davacıların yetmiş yıldır fasılasız ve nizasız bu arazide zilyet oldukları iddiasının kabulü nedeniyle kaybediyor.
 
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi de bu kararı onaylıyor, ancak onaylama sebebi Yüksek Mahkemenin bu konuda içtihat haline gelmiş olan kriterlerine uygun şartları sağlamak amacıyla  Yüksek Mahkemeyi yanıltmak için düzenlenen gerçeğe aykırı bilirkişi raporu
 
Bu konuda Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin   kriterleri ;
 
1) Arazi meylinin %12 den az olması ( bilirkişi raporu ilk rapordaki %25 eğimi % 11 e çekerek bu kriteri aşıyor )
2)Eylemli orman olmaması ( Bilirkişi bu konuda da raporda gerekli olan gerçeğe aykırı ifadeleri kullanarak bu durumu da aşıyor)
3)Davacıların zilyet olması ( Davacıların 7 günlük zilyetliği bile olmamasına karşın,
Davaya konu arazi üzerindeki davadan haberi bile olmayan gerçek zilyetlere İdarece ecrimisil gönderilmesi ve muhtelif idari işlemler uygulanırken bu durumun Hazine Avukatlarına Milli Emlak İdaresi tarafından bildirilmemesi, bilirkişi incelemesinin Hakim yanıltılarak dava konusu parsel üzerinde değil bitişik parselde yaptırılması ve yalancı tanıklarla bu konuda 70 yıldır mevcut olan ve halen devam eden fasılasız ve nizasız bir zilyetlik varmış gibi bu kriterde  aşılıyor )
4) Tapu kaydına dayanması ( arazinin orman sınırlarının tespitinde Memişoğlu Hüseyin tarlası olarak kayda geçen taşınmaz Mahkemeye sunulan benzer Memişoğlu Hasan varisleri tapusu ile aşılıyor )
 
Dava neredemi ? Dava şu anda Karar Düzeltme talebiyle,Yargıtay 20. Hukuk Dairesinde karar aşamasında .
 
Bu dava tüm yönleri ile Yerel Mahkemenin, bu konuda çok titiz olan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin gerçeğe aykırı bilirkişi raporları ile yalancı tanıklarla yanıltılarak haksız olarak Hazine malının yağmalanmasına kusursuz bir örnek
Bu taşınmazlar nerede mi ? Çekmeköyde Şile yoluna cephe milyonlarca dolar değerinde çok özel bir lokasyonda
 
Biz bu durumu belgeleriyle birlikte öğrenince  ne yaptık ?
 
06.04.2010 tarihinde bu durumdan eki belgelerle birlikte İstanbul Muhakemat Müdürlüğünü ve ilgili Kurumları haberdar ettik.
İlgili Yerel Mahkemeye bu durumu belgeleri ile birlikte sunduk, ilgili Cumhuriyet Savcılığına sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunduk.
 
Hukukçu Cihangir Dönmez