Dekorasyon

Çemberlitaş'ın restorasyonu bitiyor!

İstanbul'daki önemli tarihi eserlerden Çemberlitaş sütununda yaklaşık 6 yıldır devam eden restorasyonçalışmalarının bir ay içinde bitmesi planlanıyor

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Yapı İşleri Müdürlüğü kontrol mühendisi mimar Leyla Ayyıldız, 36 metre
uzunluğundaki sütunun durumunun 1999 Marmara depreminden sonra önem kazandığını söyledi. Ayyıldız, depremin verdiği zararın ve sütunun statik durumunun tespiti için, zemin ve temel tahkiklerinin yapılması ile mevcut çatlakların derinliklerinin belirlenerek ayrıntılı statik raporun hazırlanmasının gerekli hale geldiğini belirtti.

Sütunun restorasyonu için 2002 yılında ilk ihalenin yapıldığını aktaran Ayyıldız, gerekli tespitler için 2003 yılında iskele kurularak yılların birikimi olan kirli yüzeyin arındırıldığını ve çimento bazlı dolguların bir kısmının mekanik olarak temizlendiğini anlattı.

SÜTUNUN ÜÇ BOYUTLU ÇATLAK HARİTALARI ÇIKARILDI
Leyla Ayyıldız, temizlik işleminin ardından taş üzerinde oluşmuş derin çatlakların tespit edildiğini ifade ederek, ultrasonik jeoradar sistemi kullanılarak sütunun üç boyutlu çatlak haritalarının çıkarıldığını ve bu verilerin projelere işlendiğini kaydetti.

Bu çalışmanın uzun sürdüğünü dile getiren Ayyıldız, üzerinde çatlaklar bulunan sütunda yeni taş kayıpları olmaması ve statik durumunun korunması için geçici tahkim çemberleri yapılarak sütunun bir kat daha çemberle sarıldığını anlattı.

Restorasyon için 2006 yılında yeni bir ihale yapıldığını anımsatan Ayyıldız, restorasyon çalışmaları kapsamında, sütunun mermer başlığının temizlendiğini aktardı. Ayyıldız, porfir kaidede kılcal enjeksiyon ve çatlakların dolgusunun tamamlandığını, orijinal çemberlerin mekanik olarak temizlendiğini ve paslanmaya karşı işlemleri yapılarak yerlerine monte edildiğini kaydetti.

Ayyıldız, restorasyon çalışmalarının uzamasıyla ilgili olarak da şunları söyledi: "Tarihi eser kapsamındaki tüm binalar ve anıtlarda yapılan her türlü restorasyon ve onarım çalışmaları için Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Kurulundan onay alınması, yerinde uygulama yapılırken önceden görülmeyen sorunların çıkması ve bunların giderilmesi için bilim kurulları tarafından bilimsel projelerle detay çalışmalarının yenilenmesi nedeniyle restorasyon zaman aldı. Ayrıca hava sıcaklıkları, harçlı onarımlara uygun olmadığından kış dönemlerinde çalışılamaması süreyi uzattı."

PORFİR TAŞI MUĞLA'DAN, KÜFEKİ TAŞI KIRKLARELİ'NDEN
Mimar Leyla Ayyıldız, sütunun alt kısımdaki küfeki taşlarının restorasyonun devam ettiğini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Geçen ay son çalışmaları yaptık ve iskeleyi küfeki taşına kadar söktük. Çemberlitaş'ın orijinal kısmı porfir taşı. Bu taşın orjinali Mısır'da. Gerekli görüşmeler, takipler yapıldı ve ocak tespit edildi ancak görüldü ki kapalı.

Muğla'da benzer bir taş bulundu. Porfir taşıyla ilgili artık işimiz kalmadı. Alt tarafta Osmanlı döneminde yapılan eklenti olan küfeki taşındaki tamamlamalarımız olacak. Bunun için Kırklareli Pınarhisar'dan taşı temin ettik. Anlaşmaları yaptık, taşımız geliyor. Böylece sütundaki restorasyon çalışmaları bir ay içerisinde bitecek."

"HZ. İSA'NIN EŞYALARI" İDDİASI
Leyla Ayyıldız, restorasyon çalışmaları için yaklaşık 800 bin TL harcandığını bildirdi. Çemberlitaş ile ilgili dönem dönem gündeme gelen iddialara da değinen Ayyıldız, şunları söyledi: "Sütunun kaymasıyla ilgili olarak takiplerimiz oldu. Kayma yok, bir sorun yok. Böyle bir şeyi basından duydum, resmi evrakta öyle bir şey yok. Çemberlitaş'ın altındaki bir odada Hz. İsa'ya ait eşyaların gömülü olduğu iddiaları var. Bununla ilgili de hiçbir bilgimiz yok. Öyle bir arkeolojik kazımız yok, rivayet olabilir."

ÇEMBERLİTAŞ SÜTUNU
İmparator I. Konstantin onuruna MS 330 yıllarında İstanbul'un yedi tepesinden biri olan ve şu anki adıyla Çemberlitaş olarak bilinen semtteki tepeye dikilen sütun, her biri 3 ton ağırlığında ve 3 metre çapında olan bileziklerle birbirine bağlanmış toplam 8 adet sütun ve bir kaidenin üst üste konulmasından oluşuyor.

Bizans İmparatoru Kostantin, uzunluğu o dönemde 57 metre olan bu sütunu Roma'daki Apollon tapınağından söktürterek günümüzdeki yerine diktirdi. İlk yapıldığında sütunun üzerinde, doğan güneşi selamlayan bir Apollon
heykeli varken İstanbul'a dikildiğinde İmparator Konstantin bunun yerine kendi heykelini sütunun üstüne koydu.

Daha sonra da yine Bizans imparatoru olan Jülyanos ve Teodoz'un heykelleri yerleştirildi. Yıldırım isabet etmesi nedeniyle 1081 yılında yanan ve üzerindeki heykel devrilen sütunu, 1. Aleksios Komnenos onarttı ve üzerine kaidesi olan bir başlık ile büyük bir haç koydurdu. İstanbul'un fethinden sonra üzerindeki haç indirilen Çemberlitaş, ilk kez 1470'li yıllardan sonra Yavuz Sultan Selim döneminde yenilendi.

Daha sonra 2. Mustafa döneminde sütun, geçirdiği bir yangından sonra mermerleri çok hasar gördüğü için altından duvar yapılarak desteklendi ve demir çemberler ile çevrilerek sağlamlaştırıldı. Osmanlı döneminde, yine büyük bir yangın sonucu mermerleri zedelenen sütunu Sultan II. Mustafa, duvarla takviye ettirdi ve demir çemberlerle sardırarak sağlamlaştırdı. Bu nedenle sütunun o günden sonra adı "Çemberlitaş" olarak anıldı.

Kesinliği ispat edilmemekle birlikte, sütunun alt kısmında Hz. İsa'nın Kudüs'te olduğu varsayılan mezarından alınarak buraya getirtilip gömülen bazı eşyaların olduğu söyleniyor.
AA