Genel

Ceren Kumbasar: Oturacağı evin kararını kadınlar veriyor!

Oturacağımız evin kararını biz veriyoruz. Hem de erkekler gibi bir proje duyup, satış ofisine gidip önce ödeme planına bakmıyoruz. Biz zaten yıllardır o planı yapmış, o evi biliyor oluyoruz....

Yarın büyük gün. Aylardır bekleme butonunda asılı kalan ülkemin seçim günü. Sanki gerçekten seçmek istediğimiz şeyi/kişiyi/kurumu seçebilecekmişiz gibi sandıklara gideceğiz. Gönlümüzdekinden çok aklımızdakine oy vereceğiz. Bir seçim yapacağız. Hak ettiğimizi düşündüğümüz hayata, yönetime bir oy vereceğiz. Hayatın en kritik dönemlerindeki küçüklü büyüklü tüm seçimler erkeklerin hakimiyetindeymiş gibi görünür. Örneğin gayrimenkul sektöründe inşaatları erkekler yapar, satış ofisine ilk onlar gelir, ödemeleri erkekler yapar. Kadının varlığı sanki sadece ev dekore etmekte var gibidir. Hani her seçimde “Amerika getirdi, Amerika götürdü” ya da “Birkaç İngiliz- Amerikalı ailenin elinde her şey” gibi tezlerden bahsedilir. Aslına bir yarımızın hep inandığı tezlerdir onlar. İşte karar mekanizmalarında da kadın, o tezlerdeki “Amerika” ya da “İngiliz ve Amerikalı birkaç aile” gibidir. Bir yanınız hep bilir, inanır da. Bir büyük gizli güç var. Evet, var. O gizli güç mutfağınızda. Yanınızda. Hatta arkanızda. Biziz o.


Seçimi kadınlar yapıyor


Doğamız gereği bir şeyleri inşa ediyoruz biz. Bedenimiz dünyanın sürekliliğini sağlıyor, bedenimiz sağlayamazsa ruhumuz o dengeyi buluyor. Sanki bir adım geride kalır gibi yapıp, bir adım ileri itiyoruz kendimizi. Evet, o gizli güç biziz. Oturacağımız evin kararını biz veriyoruz. Hem de erkekler gibi bir proje duyup, satış ofisine gidip önce ödeme planına bakmıyoruz. Biz zaten yıllardır o planı yapmış, o evi biliyor oluyoruz. Bir inşaat şirketinin reklamlarını biz yapıyoruz. Hayır reklam ajanslarında değil, sokakta bakkala ekmek almaya giderken yapıyoruz. Bazen komşuya hava atarken, bazen fazla kiloları atarken. O ilanları biz yaptırıyoruz. Evet, hep en güzelini en doğrusunu yaptıramıyoruz. Ama her zaman yaranılmaya çalışılan biziz. Satış ofislerine ilk biz gitmiyoruz ama en son kararı yine biz veriyoruz. Otoparkımızda duran hatta kullanmadığımız (evet bazen de kullanamadığımız) arabaları yine biz seçiyoruz. Onlar da bizim gözümüzü boyamak için var. 


Biz, bir ailenin seçimlerini yapıyoruz. Bir mahallenin, bir ilçenin, bir ülkenin realitede ama işte onların hepsi bir kadın için aile zaten. Sesimiz erkekler kadar gür değil, bileğimiz o kadar güçlü değil. Ama zaten biz onlara hiç ihtiyaç duymuyoruz. Bağırarak, yasaklayarak, yumruğu masaya vurarak değil büyük çerçeveden bakarak, çok sesliliği savunarak ileriyi görerek çocuklarımıza önce yaşama hakkını sonra da kaliteli yaşama hakkını vermek için varız. Seçimlerimiz, seçimleriniz. 


Kadınlar için, kadınlar sayesinde sektör olabilen inşaat, her durumda şehirlerimizi depreme dayanıklı yapılarla buluşturacak. Ama bu projelerin nasıl olacağı, nasıl bir şehirde soluk alacağınız şimdi en çok size bağlı. Hadi artık bekleme butonundan hızlı ileri sarma butonuna geçelim!



Ceren Kumbasar/ Vatan Gazetesi