Kent Haberleri

Depremde yıkılan binalar için kritik rapor: Kamu görevlileri 'asli kusurlu' sayıldı!

6 Şubat depremlerinin üzerinden bir yıl geçti ve ilk defa Konya Teknik Üniversitesi tarafından Kahramanmaraş'taki Palmiye ve Hamidiye siteleri için hazırlanan bilirkişi raporlarında kamu görevlileri "asli kusurlu" sayıldı.

6 Şubat depremlerinin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen, Resmi rakamlara göre en az 50 bin kişinin hayatını kaybettiği depremde henüz hiçbir kamu görevlisi sanık sıfatıyla yer almadı.

KAMU GÖREVLİLERİ TALİ KUSURLU SAYILDI!

BBC Türkçe'de yer alan habere göre; İsias Otel, Ezgi Apartmanı, Sait Bey Apartmanı ve Ebrar Sitesi gibi simge davalardaki bilirkişi raporlarında dahi kamu görevlileri "tali kusurlu" sayıldı.  Konya Teknik Üniversitesi'nin Kahramanmaraş'taki Palmiye ve Hamidiye sitesinde yıkılan bloklarla ilgili bilirkişi raporunda, sadece müteahhitler ve mühendisler değil, belediye görevlileri de asli kusurlu bulundu.

KAMU GÖREVLİLERİ KORUNUYOR

Binlerce bilirkişi raporunda idare görevlilerinin tali kusurlu bulunduğunu söyleyen Dr. İnşaat Mühendisi ve Avukat Levent Mazılıgüney, "Bu iki binadaki çok fahiş hatalar sebebiyle, idare personelini sorumluluktan azade tutamamışlar" dedi. 

Palmiye sitesinde hayatını kaybedenlerin avukatı Ömer Faruk Tütüncüoğlu ise kalitesiz malzeme, donatı yetersizliği ve zeminle ilgili problemler tespit edilen binayla ilgili kamu görevlilerin 'kasta varan ihmalleri' olduğunu söyledi. 

KAMU GÖREVLİLERİNİ ASLİ KUSURLU SAYDI!

Konya Teknik Üniversitesi tarafından hazırlanan Hamidiye sitesindeki apartmanın bilirkişi raporunda, Belediye Yapı Kontrol Birimi; müteahhit, statik proje müellifi ve statik fenni mesul ile birlikte "asli kusurlu" sayıldı.

Bilirkişi raporundaki tespitlere göre; Hamidiye sitesinin projesinde zemin etüdü yapılmamıştı, kiriş ve donatı alanları yetersizdi, oturma analizi yapılmamıştı, statik proje içeriği yetersizdi ve yapım aşamasında kalitesiz malzeme kullanılmıştı.

Bilirkişi tespitine göre, binada hem perde duvar bulunmuyordu hem de kolonlarda, kirişlerde ve kirişler için gerekli donatılarda yetersizlikler vardı.

MÜTAHHİT BELEDİYENİN İMAR MÜDÜRÜYDÜ

Hamidiye sitesinde yakınlarını kaybeden ve davanın avukatlarından Avukat Kübra Kırmacı'ya göre, rapordaki bu ifadeyle kamu görevlilerinin sorumluluğuna işaret ederek; "Belediye görevlileri, bu boyutta hatalar içeren ve hiçbir yönetmeliğe uymayan bir projenin revize edilmesini istemek yerine onayladıkları için asli kusurlu bulundu. Projedeki hatalar gözden kaçmayacak kadar büyük, yani hiç incelenmeden doğrudan imzalanmış." dedi. 

Kımacı, "Tolere edilebilirliğin çok üzerinde olan bu hatalar sonucunda sanıkların taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma suçundan değil, olası kastla birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma suçundan yargılanması gerekiyor." ifadelerini kullandı. 

Avukat Kırmacı, tutuklu bulunan müteahhit A.K.'nin, inşaat yapıldığı sırada aynı zamanda belediyede imar müdürü olduğunu söyledi. 

PALMİYE SİTESİNDE 3 KİŞİ HALA BULUNAMADI

Kahramanmaraş’ta altı bloklu Palmiye Sitesi’nin üç bloku yıkıldı, 150'den fazla kişi hayatını kaybetti ve üç kişi ise hala bulunamadı.

Karslı, "Perde betonları aynı yönde yapılmış, kolon ve kiriş boyutları farklı. Zeminden çatı katına kadar çoğu şey yanlış ama bu kadar kusurlu bir projeyi onaylayıp inşa etmişler ve insanlar 15-20 yıl burada oturdu'' dedi. 

Yine Konya Teknik Üniversitesi'nin hazırladığı rapora göre binadaki kiriş ve kolon donatıları yetersizdi, oturma analizi yapılmamıştı, zemin araştırması yetersizdi, statik proje içeriği yetersizdi ve yapım aşamasında kalitesiz malzeme kullanılmıştı.

Raporda ''Burada sadece projeyi kontrol eden değil, yapımı kontrol eden de asli sorumlu. Proje aşamasındaki problemlerin, yapım aşamasındaki mühendisler tarafından da incelenip giderilmesi gerekirdi.'' denildi. 

BİLİRKİŞİ RAPORLARI KUSUR KARARI VEREBİLİR Mİ?

Soruşturma aşamasında savcılıkların istediği bilirkişi raporları, deprem davalarında kritik öneme sahip. Bilirkişiler kamu idarecileri hakkında "tali kusur" değerlendirmesi yaparsa, kurum idarecileri personellerini dosyaya şüpheli olarak dahil etmemek, yani soruşturma izni vermemek için bu durumu bir bahane olarak kullanabiliyor.

Mazılıgüney, kusur belirlemenin bilirkişiler açısından bir disiplin suçu doğuracağını belirterek,  "Bilirkişinin görevi kusuru ortaya koymaktır, kusurlu olanı ve kusur oranını belirlemek hakimin işidir.

Bilirkişi, deprem yönetmeliğine göre hata yapıldığını ortaya koyar Ancak bu hatalarda kimlerin sorumlu olduğunu yargımız tespit eder.

Dolayısıyla asli/tali kusur kararlarını yargılama sonunda tüm tarafları dinledikten ve delilleri değerlendirdikten sonra mahkemeler verebilir." dedi. 

Prof. Dr. Osman Bektaş, 4.1'lik Bolu depreminin önemini açıkladı: Deprem İstanbul'dan uzaklaşıyor mu?

Türkiye Sigorta Birliği'nden depremde hayatını kaybedenlerin mirasçılarına duyuru...