Köşe yazıları

Depreme dayanıksız raporu alınmadan bina yıkılabilir mi?

Posta Gazetesi köşe yazarı Tamer Heper bugünkü köşesinde depreme dayanıksız olduğu belirlenmeyen binalarda yıkım yapılıp yapılmayacağını kaleme aldı.

Posta Gazetesi köşe yazarı Tamer Heper, bugünkü köşesinde depreme dayanıksız olduğu belirlenmeyen binalarda yıkım yapılıp yapılmayacağını yazdı. Tamer Heper'e bir okuyucusu "Binamız eski yapım ama bana göre depreme dayanıklı. Fakat binamızda üçte iki çoğunluk var ki binanın müteahhide verilmesinden yana. Ama binamızda emekli kişiler bulunuyor. Bunların binadan ayrılması demek, bence ömür boyu kirada kalmak demek. Zira çevremdeki inşaatların müteahhidi tarafından yarım bırakıldığını görmekteyim." değrlendirmesinde bulundu.

İşte Tamer Heper'in yanıtı...

*****

Değerli okuyucuma yanıt vermekten çok, derdini yazıma konu etmem daha yararlı olacak. Zira zaten anlattığı problemin içinde bana yöneltilmiş soru yok ve anlatımından da anlıyorum ki meseleyi kendisi tahlil etmiş, detayı biliyor. Ancak bir nokta var ki buna dikkat çekmek isterim henüz üçte iki ile karar alınmış değil, hatta ‘dayanıksız’ raporu da alınmış değil. Dolayısı ile böyle bir rapor alınmadan üçte iki ile bina yıkılmaz. Endişe ettiği kısım, binasının 1999 depreminden önce yapılmış olması. Bu tarihten önce yapılan binalara çok geniş kapsamlı olarak ‘dayanıksız’ raporu verildiği bir gerçek. İşte en büyük endişesi de bu.

*****

Doğrusu verilen böyle bir rapora karşı itiraz mümkün ama itiraz sonucu ne çıkar, elbette önceden bilme imkanı yok. Kendisi ‘dayanıksız’ raporundan sonra üçte iki çoğunluk ile karar alınmasına karşı. Evet buna katılmamak mümkün değil. Zira ortada mülkiyet hakkı var, yani üçte birin mülkiyet hakkı bertaraf edilmiş. Yanlış değil ama bugün ne yazık ki mevzuat böyle. Hatta bina yıkıldıktan sonra arsa olarak tapuya kaydediliyor ve bu safhada üçte birin hissesinin, üçte ikiye sahip ortaklara satışı da söz konusu. Bu halde endişe ettiği yaşlı emeklilerin durumu daha da ağırlaşıyor. Bütün anlattıklarına ve endişelerine katılıyorum, ancak üzülerek çözüm önerecek bir başka husus göremiyorum.

Miras kalan gayrimenkuldeki hisseler ayrı ayrı satılabilir mi?