Genel

Hasar gören okullar, israf ve boş vermişlik!

İstanbul Valiliği, 114 okuldan gelen hasar tespit talepleri sonrasında, 20’si az, 9’u ağır hasarlı toplam 29 okulda eğitime ara verildiğini duyurdu...

Milliyet yazarlarından Abbas Güçlü, bugün köşesinde "Hasar gören okullar, israf ve boş vermişlik" başlıklı yazısına yer verdi. İşte yazının detayları;

İstanbul Valiliği, 114 okuldan gelen hasar tespit talepleri sonrasında, 20’si az, 9’u ağır hasarlı toplam 29 okulda eğitime ara verdi!

Peki ya 5.8 yerine, beklenen o büyük deprem olsaydı?

Bu okullardaki binlerce öğrencinin sorumluluğunu kim üstlenecekti?

Daha da önemlisi, hani tüm okullar elden geçirilmiş, güçlendirilmiş ve yeniler de deprem yönetmeliğine göre yapılmış ve hepsi sapasağlamdı?

Ve cevap bekleyen asıl can alıcı soru şu:

Olası büyük depremde, ciddi hasar görecek daha kaç okul var?..

Birileri bunun hesabını mutlaka ve hemen vermeli! Yoksa bu vebalin altından hiç kimse kalkamaz!..

Ne olur artık birbirimizi kandırmayalım ve her şey mükemmelmiş gibi göstermeyelim.

Tamam, şu saatten sonra kabahatli aramanın, bulmanın ve onu cezalandırmanın hiç kimseye bir yararı olmaz ama ne olur artık bu işi ciddiye alalım!..

İsraf!

Türkiye İsrafı Önleme Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Aziz Akgül, Türkiye’de bir yılda yetişen 49 milyon ton meyve ve sebzenin yüzde 25-40’ının kaybolduğunu veya israf edildiğini söyledi.

Türkiye’de yılda israf edilen gıda miktarının 26 milyon ton olduğunu bunun karşılığının ise 214 milyar lira ettiğini belirten Akgül, “TÜBİTAK tarafından yapılan araştırmalara göre, israf edilen sebze ve meyve miktarı 12 milyon ton ve 25 milyar lira değerinde.” açıklamasında bulundu.

Bu miktarın Türkiye’nin toplam meyve ve sebze ihracatının dört katından fazla olduğunun altını çizen Akgül, Türkiye’de günde 4.9 milyon ve yılda 1.7 milyar ekmek israf edildiğine vurgu yapmış.

Keşke bu kadarıyla sınırlı kalsa!

İsrafın boyutları öylesine abartılı ki elektrik tüketiminden ilaca, yakıt tüketiminden zamana, otomobillerden lüks tüketime kadar, aklınıza gelen, hemen her konuda inanılmaz noktalara gelmiş durumda...

Ne kadar üretirseniz üretin, ne kadar kazanırsanız kazanın, israfın önüne geçemiyorsanız, tehlike çanları çalıyor demektir!..

Mirasyedi gibi lüks hayat yaşıyoruz.

Bir kazanıp, üç harcıyoruz.

Çok daha vahimi, israfın yani boşuna tüketimin önüne geçemiyoruz.

Bunu kimimiz görgüsüzlükten, kimimiz de bilgisizlikten yapıyor.

Gerekçesi ne olursa olsun, israf kötü, hem de çok kötü bir alışkanlıktır.

İşte bu yüzden, okullarda çocuklarımızı üç gün sonra unutacakları bilgiler yerine, biraz da hayata dair bilgilerle donatalım!

Bu o kadar zor mu?

Kesinlikle hayır!

Yeter ki konunun önemine inanalım ve üzerine gidelim, gerisi kendiliğinden gelecektir.

Hele ki eğitimde.

Hangi öğrenci, öğretmen, okulda zamanını en verimli şekilde kullanıyor?

Kabahat onların mı yoksa eğitim sisteminin mi ya da Ankara’nın mı?..

Eminim ki yine, “Cevabını bildiğin soruları bize sorma” diyeceksiniz ama yine de sormuş olalım ve hatırlatalım:

Eğitim, öğretim, teste dayalı, ezberci bir sınav anlayışı değil, bir yaşam biçimidir. Kazandırması gereken olmazsa olmaz yetkinliklerden biri de israf konusundaki duyarsızlığın önüne geçmektir...

Sorumluluk

Müthiş derecede duyarsızlaştık. Hiçbir konuda kendimizi sorumlu hissetmiyor ve tüm kabahati başkalarına atıyoruz.

Dünya yansa umurumuzda değil!

Saygı duygumuzu ise çoktan kaybettik. Ne doğaya saygımız kaldı ne de insana.

Varsa yoksa polemik!

Birbirimizle konuşmuyor, adeta didişiyoruz.

Sen haklı olsan ne olacak, diğeri kandırmış olsa ne olacak!

Büyük deprem geliyor ve son 20 yılda olduğu gibi son birkaç günde de hiç ders almamış gibi yola devam ediyoruz!..

Özetin özeti: Ne oldu bize böyle?..
 

İstanbul Valiliği'nden hasar gören okullara ilişkin açıklama!