Arsa ve Arazi

Hazine’den çiftçiye kiralık arazi!

Hazine arazilerinin çiftçilere rayiç bedelinin yüzde 1.5’una topraksız ve az topraklı köylülere kiraya verileceği açıklandı. Kiralamanın 10 yıla kadar uzayabileceği bilgisi de açıklamada yer aldı.

Dünya Gazetesi köşe yazarı olan Osman Arolat, bugünkü köşesinde ''Hazine’nin çiftçiye arazi kiralaması'' konusunu kaleme aldı. İşte o yazı...

Çiftçiye üretim yapması için kamu arazisi kiralanması iyi niyetli bir çıkış ancak olumlu sonuç vermesi çok zor… Çünkü, çiftçi sayısı düşüyor, girdi maliyetleri artıyor, üretici ürününün değerini alamıyor. O nedenle uzun vadeli bir tarımsal reforma ihtiyaç var.

Hazine arazilerinin çiftçilere rayiç bedelinin yüzde 1.5’una topraksız ve az topraklı köylülere kiraya verileceği açıklandı. Kiralamanın 10 yıla kadar uzayabileceği bilgisi de açıklamada yer aldı. Kiralama yapacakların 3 yıl köy ya da mahallede ikamet ediyor olması koşul.

DÜNYA Ankara Bürosu’nun bu haberini okuyunca şunları düşündüm:

• 1990’lardaki 39 milyonluk nüfusumuzun yüzde 63’ü kentli, yüzde 37’si köylü iken, 2020 yılında kentli nüfusu yüzde 92.3, kırsal kesim nüfusu yüzde 7.7’ye inmiş durumda. Bu nüfusun önemli kısmı yaşlı ve çiftçilik yapamayacak durumda.

• 1990’da 25.8 milyon hektar olan ekim alanı 2019’da 23 milyon hektara inmiş durumda. Buğday ekim alanları son 18 yılda 9.4 milyon hektardan 7.5 milyon hektara gerilerken, hububat, bakliyat, sebze ekim alanlarında da daralmalar yaşanmış.

• Mehdi Eker, Tarım Bakanı olduğu dönemde Hazine’nin elinde 2.7 milyon hektar arazi bulunduğunu vurguluyordu. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 1.1 milyon hektar Hazine arazisini ağaçlandırma için kiralayacağını açıklamıştı. Ancak bu süre içinde bu alanda ne yazık ki olumlu bir yol alınamadı.

• Son yıllarda girdi maliyetlerinin yüksekliği ve üretim alanından tüketim alanına yüksek fiyat artışı, birçok üreticinin üretimden vazgeçmesine neden oldu.

Bütün bu gerçekler ışığında, çiftçiye üretim yapması için kamu arazisi kiralanması iyi niyetli bir çıkıştır. Ancak olumlu bir sonuç vermesi beklenmemelidir. Sıraladığım gerçekler, gerileyen tarımın yeniden ayağa kalkması için yeterli değildir. Çünkü, çiftçi sayısı düşmektedir, girdi maliyetleri artmaktadır, üretici ürününün değerini alamadığından şikayet etmektedir.

Tarım ve gıda sektörü bütün dünyada yeni dönemin “gözde sektörü’’ özelliğini taşımaktadır. O nedenle yüzeysel önlemlerden çok, uzun vadeli bir tarımsal reforma ihtiyaç vardır. Bu reform, tarihlendirilmiş olarak, ekim alanlarını, çiftçi sayısını, ürün yelpazesini, girdi maliyetlerini içermelidir. Ancak bu koşullar altında tarımın önemine uygun girişimlerde bulunulabilir...

GÜNÜN NOTU:
Yunanistan’la diyalog içinde arayışa girmek, çatışmanın eşiğinde olmaktan hep daha iyidir...

Hazine arazisinde çiftçilik dönemi!