Sektörel

İnşaat sektöründe sürdürülebilirlik ön plana çıktı!

Türkiye'nin Paris İklim Anlaşması'nı imzalamasıyla sürdürülebilir şehirler ön plana çıktı. İnşaat sektörü bu değişimi konut üretimine taşımaya hazırlanıyor. 

Önceki Pazartesi günü, 8 Kasım Dünya Şehircilik Günüydü. Milliyet'ten Duygu Erdoğan'ın haberine göre; bu kapsamda her sene kutlanan bu özel günün anlamı bu sene daha farklı bir boyuta taşındı. Pandemiyle ortaya çıkan kentlerin ihtiyaçları, Türkiye'nin Paris İklim Anlaşması'nı imzalaması, Birleşmiş Milletler tarafından düzenlenen 26'ncı İklim Değişikliği Konferansı gibi arka arkaya gelen süreç ve olaylar, aslında şehircilikte acil olarak atılması gereken adımları da bir kez daha hatırlattı. Bu kapsamda sektörle ilgili kuruluşların da bugüne özel yaptıkları açıklamalarda 'sürdürülebilir şehirler hedefi ön plana çıktı.

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Erdal Eren, bu sene küresel çapta, daha önce hiç olmadığı kadar yoğun bir iklim kriziyle mücadele gündemi içinde kutlanan güne vurgu yaparak dünyada hızla süren kentleşmenin küresel iklim kriziyle beraber 'sürdürülebilir şehirler' için alınması gereken önlemlere aciliyet kazandırdığını dile getirdi. Böyle bir zamanda 'sürdürülebilir inşaat kavramının da öneminin arttığına dikkat çeken Eren, gelecek kuşakların gereksinimlerini dikkate almayı, kaynakların verimli kullanılmasını, enerjinin korunmasını ve çevreye duyarlı yapı malzemesi seçimini içeren politikalara ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Öncelikle mimar, mühendis ve teknik müşavirlerin kullanımıyla bilimin yol göstericiliğinin ön plana alınması gerektiğini kaydeden Eren, artık 100 yıllık ekonomik ömürleri olan yapılar inşa edilmesi, kent mimarisi de bu yaklaşımla şekillenmesi gerektiğini belirtti. 

Verimli kullanım

Türkiye İMSAD (Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Küçükoğlu da enerji maliyetinin tüm dünyada arttığına dikkati çekerek, tüm şehirlerde depreme dayanıklı, enerji verimli yapıların sayısını artırmak için sürdürülebilir binalara odaklanılması gerekliliğine vurgu yaptı. Küçükoğlu, küresel iklim krizinin enerji kaynaklarının sürdürülebilir olması için şehirlerde verimliliği zorunlu kıldığını vurgulayarak, şunları söyledi:

"Tüm dünyada ciddi bir şekilde artan maliyetler hem üreticiyi hem de tüketiciyi bu konuda daha duyarlı hale getiriyor. Yaşadığımız binalarda enerji tüketimini azaltmak ve gelecek nesillere daha sağlıklı, yaşam kalitesi daha yüksek şehirler bırakmak adına enerjiyi verimli kullanmak zorundayız. Bu bilinç sayesinde hem hane bütçesine hem de ekonomimize ciddi oranda tasarruf sağlayabiliriz."

Enerji verimliliği konusunda geliştirilebilecek çok fazla alan olduğunu vurgulayan Küçükoğlu, ithal edilen enerjinin en büyük kısmının konut ve hizmetler bölümünde kullandığını anlattı.

Küçükoğlu, toplam enerjinin yüzde 35'inin konut ve hizmetlerde, yüzde 34'ünün sanayide, kalanın ise ulaştırma, tarım ve hayvancılık ile enerji dışı alanlarda tüketildiğini belirterek, şunları söyledi: 

"Konut ve hizmetler tarafındaki 20 milyar Dolar seviyesinde tüketilen enerjinin yüzde 30 ila 40'ını tasarruf edebiliriz. Bunun için gerekli yeteneklere, altyapıya, her türlü enerji verimli enstrümanları hayatımıza geçirerek enerji tasarrufu elde etme imkanına sahibiz. Bu tasarruf miktarı hem iklimin korunması, hem de ülkemiz ekonomisinin cari açığının doğru yönetilmesine hem de daha iyi şehirlerde yaşamaya katkı sağlayacak bir seviyede."

Yüzde 90 tasarruf

Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği (İZODER) Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Eruslu ise Türkiye'nin tüm şehirlerinin enerji tasarruflu, güvenli ve sağlıklı binalara sahip olması için kentsel dönüşüm fırsatının iyi değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek, "Eğer kentsel dönüşüm sürecinde yeniden inşa edilecek tüm binalarda yalıtım kalınlıklarına önem verirsek, hiç yalıtım yapılmamış bir binaya göre yaklaşık yüzde 90 enerji tasarrufu sağlayabiliriz" şeklinde konuştu.

Eruslu, Türkiye'deki binaların yüzde 80'inde isi yalıtımı olmadığını ve şehirlerde uygulanan yalıtım kalınlıklarının Avrupa'da aynı iklim kuşağında yer alan şehirlere göre geride olduğunu kaydetti. Binalarda kullanılan enerjinin yüzde 80'lik bölümünün isitma ve soğutma amacıyla tüketildiğine işaret eden Eruslu, "Kendi kaynaklarımızla ürettiğimiz enerjiyi de dahil ettiğimizde Türkiye'nin toplam enerji maliyeti yaklaşık 60 milyar dolar civarındadır. Ülkemizde sadece binaların enerji verimli hale getirilmesi ile her yıl 9 milyar dolar tasarruf etme potansiyelimiz var" dedi.

İnşaat malzemeleri sektörünün gündeminde sürdürülebilirlik ve dijital dönüşüm var!