Genel

İstanbul Boğazı'ndaki 100 yalıya bir kitapta yer verildi!

İstanbul Boğazı'nın iki yakasında yer alan en ünlü 100 yalı bir kitapta toplandı. Araştırmacı Mahmut Sami Şimşek tarafından kaleme alınan kitapta, yalıların tarihi serüvenleri, mimari özellikleri ve yalı sakinlerine ait ilginç hikâyeler anlatılıyor...

İstanbul'un tarihi ve doğal güzelliğiyle özdeşleşen en seçkin 100 yalısı bir kitapta toplandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. tarafından hazırlanan yüzler serisi kapsamında yayınlanan eseri Mahmut Sami Şimşek kaleme aldı. Avrupa yakasında Eminönü'nden başlayıp Sarıyer'e uzanan, Anadolu yakasında ise Beykoz-Üsküdar arasında bir rota takip eden kitap, yapı ve tarih meraklılarının yanı sıra, Boğaz gezisi yapan yerli ve yabancı turistler için de rehber niteliği taşıyor. Kitapta yer alan yalılardan bazılarının hikâyeleri şöyle: 


TEK KADIN PAŞA YALISI 

Sultan II. Abdülhamid Han tarafından son Mısır Hıpi (Hıp Mısır valilerine verilen unvan) Abbas Hilmi Paşa'nın annesi Hıpa Emine Valide Paşa'ya hediye edildi. İstanbul'da Valide Paşa olarak bilinen Prenses Emine Hanım "paşa" unvanını alan tek kadındı. Şu anda Bebek'te yazlık sefaret binası olarak kullanılıyor. Yeniköy yalı sırasının en başında, kahverengi ahşap üç ayrı binadan oluşan Recaizade Mahmud Ekrem yalısı Servet-i Fünun ekolünün karargâhı olarak kullanıldığı için, yalı yirminci asrın başlarında "Yazarlar Yalısı" olarak bilinirdi. Yalı, İstinye Koyu'nun kuzey ucunda yer alıyor. 


HATİCE SULTAN YALISI 

Günümüze kadar sağlam olarak gelebilen tek hanım sultan yalısı olan Hatice Sultan Yalısı, ilk sahibi Ali Saib Paşa'nın vefatı üzerine, Sultan II. Abdülhamid tarafından satın alınarak Hatice Sultan'a düğün hediyesi olarak verildi. Hanedanın sürgüne gönderilmesinden sonra sırasıyla yetimhane, ilkokul ve spor kulübü olarak kullanıldı. Ortaköy'de Boğaz Köprüsü'nün ayakları çakılırken Hatice Sultan Yalısı'nın temelleri büyük zarar gördü ve yalı, denize doğru kaymaya başladı. 2009'dan beri yalıda restorasyon çalışmaları yapılan yalı, 2014'ten itibaren 25 yıllığına butik otel olarak hizmete girecek. 


YILANLI YALI 

Bebek'teki yalıyı satın almak isteyen Sultan II. Mahmud'u vazgeçirmek için yılanlı kayalık hikâyesini uyduran Musahip Said Efendi'nin benzetmesinden dolayı "Yılanlı Yalı" olarak bilinen yalı, "Tavukçu Reis" lakaplı Reisülküttab Mustafa Efendi tarafından inşa ettirildi. Daha sonra Kepçe Nazırı Mustafa Efendi'nin, Raşid Efendi'nin ve nihayet Yahya Efendi Dergâhı Postnişini Mehmed Nuri Şemseddin Efendi'nin mülkiyetine geçti. Ondan da bölümler halinde vârislerine kaldı. 


'PERİLİ KÖŞK' DEDİLER 

Gemileriyle İtalya'dan Osmanlı'ya ticaret yapan Ziya Paşa, Rumelihisarı'ndaki yalının yapımına 1910'lu yıllarda başladı. I. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla, inşaatı yapan ustalar askere alındı, çalışmalar yarım kaldı. Ekonomik nedenlerle tamamlanamadığı için boş kalan ikinci ve üçüncü katlar yüzünden bina çevrede "Perili Köşk" diye anıldı. Tamamlandıktan sonraki yıllarda da yalnızlığa terk edilen köşkü, Borusan Holding 1 Mayıs 2002'de 25 yıllığına kiraladı. Türkiye'de ilk ve tek olan ışık tüpü uygulamasının yeraldığı binanın 4 katından geçen ışık tüpü, güneş ışınlarını büyük aynaya yansıtarak içeriye doğal ışık veriyor. 


HUBER YALISI 

Külliye gibi birkaç binadan oluşan Huber Yalısı'nın etrafındaki yapılar İtalyan Mimar Raimondo D'Aronco tarafından inşa edildi. Yalının sahibi Huber, Serasker Rıza Paşa ve Şeyhülislam Cemaleddin Efendi gibi Boğaz'ı yoğun bir şekilde yeşillendirmeye çalışan üç kişiden biriydi. 1985'te de Cumhurbaşkanı Kenan Evren tarafından kamulaştırılarak Cumhurbaşkanlığı Yazlık Köşkü haline getirildi. Halen aynı amaçla hizmet veriyor. 


Zeynel Yaman/Sabah Gazetesi