Kent Haberleri

Kandilli'den Marmara depremi açıklaması: Tahmin edebiliyoruz!

Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener Marmara depremiyle ilgili, "Marmara Denizi'nde bir deprem bekleniyor, şu anda olabilir, belki 5-20 yıl bekleyebilir. Ne zaman olacağını bilmiyoruz ama yerini ve büyüklüğünü tahmin edebiliyoruz" dedi.

Boğaziçi Üniversitesi’nin sosyal, beşeri ve fen bilimlerini kapsayan ve 4 senedir “Açık Dersler” adı altında gerçekleştirdiği seminer dizisi, Malatya’da Büyükşehir Belediyesi Nikah Sarayı’nda yapıldı.

Anadolu Ajansı'nda yer alan habere göre, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener seminerde Kandilli Rasathanesi’nin tarihi hakkında açıklamalar yaptı.

“AVRUPA BİRLİĞİNE GİRECEĞİZ AMA…”

Dünya yüzeyinin dinamik bir yapıya sahip olduğunu dile getiren Özener, “Anadolu plakası her yıl batıya doğru 2,5-3 santimetre hızla ilerliyor. Ege’de bu hız 3,5-4 santimlere çıkıyor. Bu arada Yunanistan ana karası duruyor ve hatta bize doğru yaklaşıyor. Biz, bir şekilde Avrupa Birliğine gireceğiz ama jeolojik olarak. Ne zaman gireceğimizi mühendislik olarak hesaplayabiliriz” şeklinde konuştu.

Dünyada 1900 ile 2018'in sonu itibarıyla 7’den büyük bin 135 depremin meydana geldiğini söyleyen Özener, 7 ve üzeri olan 328 depremde bir milyon 903 bin kişinin yaşamını yitirdiğini kaydetti.

“BİR DEPREMİN NEREDE OLABİLECEĞİNİ BİLEBİLİYORUZ”

Depremi önceden belirlemek için çalışmalar yürütüldüğünü söyleyen Özener, şu şekilde devam etti:

“Bir depremin nerede olabileceğini bilebiliyoruz. Enerji birikmesi, fay uzunluğu, eski tarihsel depremleri bilerek. En son depremde ne kadarlık bir alan kırıldı, ne kadarlık bir enerji açığa çıktı. Şu an ne kadarlık bir yer kabuğu hareketi var, bunları hesaplayabiliyoruz. Bir örnek vereyim, Marmara Denizi’nde bir deprem bekleniyor, şu anda olabilecek depremin büyüklüğü minimum 7,2. O deprem şu anda olabilir, belki 5-20 yıl bekleyebilir. Bunun ne zaman olacağını bilmiyoruz ama yerini ve büyüklüğünü tahmin edebiliyoruz.”

“TÜRKİYE’Yİ ÇOK YAKINDAN TAKİP EDEBİLİYORUZ”

Özener, Erzincan’da 1939'da meydana gelen depremden sonra depremlerin batıya doğru kaydığını söyledi.

Depremlerin artmadığına, algılama eşiklerinin düştüğüni söyleyen Özener, “1985’lerde 15 tane deprem algılama istasyonu varken bugün sadece Kandilli olarak 450 istasyonumuz var. AFAD’ın bin istasyonu var. Dolayısıyla Türkiye’yi çok yakından takip edebiliyoruz. Eskiden 3,5’lik depremleri tespit ederken, Kandilli’nin Marmara Denizi’nin içindeki deniz tabanı gözlem istasyonlarında 0,2 büyüklüğündeki depremleri dahi algılıyoruz. Dolayısıyla bu sayı artıyor” dedi.

“YAPAY DEPREMLER MÜMKÜN MÜ”

Bir katılımcının sorduğu “Yapay depremler mümkün mü?” sorusuna ise Özener, “Teorik olarak yapay deprem üretebilirsiniz ama kontrollü olarak bir şeyi kırmanız mümkün değil. Çünkü yerin altını bilmiyorsunuz. Onun dışında bir barajın su tutması minik depremlere yol açabiliyor. Doğal gaz aramanız mikro depremlere yol açabiliyor. 3’lük, 3,5’lik depremler üretebiliyor barajlar ve doğal gaz arama operasyonları. Ama ‘kontrollü olarak deprem üretelim, şurayı yıkalım’ falan bu pek mümkün değil” cevabını verdi.  

 

Arnavutluk depremi İstanbul depremini tetikler mi?