Perakende

Kasap Döner'den iki yeni konsept! 

Yeni ortaklık yapısından sonra Kasap Döner'den yeni konsept hamlesi geldi. Kasap Döner'e iki marka daha eklendi. 

Son yıllarda hızlı büyümesi ile dikkatleri üzerine çeken Kasap Döner'in el değiştirmişti. Et sektörünün önemli isimlerinden Sarıtaş Ailesi ile Abdullah Süngü tarafından 2010'da kurulan Kasap Döner kısa sürede 100'ün üzerinde restoran sayısına ulaşmıştı. Ancak yaşanan mali sıkıntılar sonrasında bu yılın başında Kasap Döner sessiz sedasız Almanya merkezli risk sermaye girişimi Buchholz Management Holding GmbH tarafından satın alınmıştı, şirket bu yatırıma döner işinde uzman Ali Efendi Döner'in sahiplerinden Serdar Karahan ile girmiş, öğrendiğimize göre, şirketin kurucusu Abdullah Süngü de Kasap Döner'e ortak olarak geri dönmüş. 

Ekonomist Dergisi'nde yer alan habere göre, yeni ortaklık yapısından sonra Kasap Döner'de neler değiştiğini merak ediyorduk. İstanbul Koşuyolu'ndaki Kasap Döner'de farklı bir konsept ile karşılaştık. Kasap Döner'in yanına iki marka daha eklenmiş. Tadıtam Çiğköfte ve Fitte Coffee... Öğrendik ki bu yeni konsepti Süngü açmış, Şirinevler ve Kadıköy'de de aynı konseptte yerler açılmış.

Konsepti merak edip Koşuyolu'ndaki restorana giren arkadaşımız Çiğdem Subaşı, Tadıtam Çiğköfte'nin Operasyon Yöneticisi Tayyip Albayrak'la karşılaşmış. Markaların konseptini ve hedeflerini de birinci ağızdan, öğrenmiş. Çiğköfteler diğer markalardan farklı bir teknik ve sunumla müşteriyle buluşturuluyormuş. Her restoranda elle yoğrularak satış yapılıyormuş. Yani fabrikasyon üretim yok. Bulgurundan baharatına kadar tüm malzemeler ölçülmüş, yoğrulmaya hazır şekilde paketlenerek restoranlara gönderiliyormuş. Yoğuracak kişi özel seçiliyor ve merkezde eğitime alınıyormuş. Her restoran kendi çiğköftesini yoğurarak taze servis ediyor, bittikçe yenisini yapıyormuş. Marka kendini sunumda da farklılaştırmış. Lavaşa sarılmış çiğköfteyi dilimleyerek suşi tarzında bir sunum haline getirmiş. Şık tabaklarda yapılan bu sunumla çiğköfte ayaküstü atıştırma yiyeceğinden restoranda servis edilerek yenilecek bir kategoriye taşınmış, işi Abdullah süngü'ye getiren ve onu bu işe girmeye ikna edense Tadıtam Çiğköfte'nin ortağı Cengiz Usta imiş. Adıyamanlı Usta bu işe girmeden önce bir hastanede hemşirelik yapıyormuş. Çiğköftelerinin çok beğenilmesinden cesaret almış ve bunu güçlü bir yatırımcıyla yapmaya karar vermiş. Süngü'ye ulaşıp onu ikna edince de birlikte yola çıkmışlar. Ortaklar bu sektörde zincirlerin arasında hızla yer almaya kararlı. Üç yıl içinde İstanbul'da 22, Türkiye genelinde ise 400 şubeye ulaşmayı hedefliyorlarmış. Şimdiden bayilik konusunda beklemedikleri kadar yoğun bir taleple karşılaşmışlar. Süngü, çiğköfte sektöründe hedeflediği büyümenin benzerini kahve için de düşünüyormuş. ABD'de görüp beğendiği bir konsepti buraya taşıyan Süngü, fit olmak ve kalmak isteyenleri hedef almış ve Fitte Coffee adıyla markalaşmış. ilk şubenin açıldığı Acıbadem'in ardından yayılmaya İstanbul'da devam edecekmiş. Zincirin halkaları daha çok üniversitelerin kampüsleri ve spor salonlarında olacakmış. Kampüslerde tırların içine kurulacak shop'larla hizmet verilecekmiş. Markanın yüzü olarak da sporu yaşam tarzı haline getirmiş olan Ebru Şallı düşünülüyormuş...