Köşe yazıları

Kat mülkiyeti olmayan konut sitelerinde yönetici kararları geçerli mi?

Posta Gazetesi köşe yazarı Tamer Heper bugünkü köşesinde kat mülkiyeti olmayan konut sitelerinde yönetici seçimini ve nasıl karar alınacağını kaleme aldı.

Posta Gazetesi köşe yazarı Tamer Heper, bugünkü köşesinde kat mülkiyeti olmayan konut sitelerinde yönetici seçimini ve nasıl karar alınacağını yazdı. Tamer Heper'e bir okuyucusu, "Sitemizi bir kooperatif inşa etti. Müstakil arsalar üzerine kurulu müstakil binalardan oluşuyor. Ancak elbette sitemizin birtakım ihtiyaçları vardır ve bunları sağlamak için kendi aramızda bir yönetim kurduk. Siteyi kat mülkiyetine göre yönetmek istiyoruz ve bunun için de bir aidat belirledik bir de yönetici seçtik. Ancak bazı bina sahipleri buna katılmıyor. Bu kişilerin de katılımını sağlamak için ne yapabiliriz?" sorusunu yöneltti. 

İşte Tamer Heper'in yanıtı...

***

Okuyucumun moralini daha baştan bozmak istemem ama bilsin ki işi pek zor. İşte bu nedenle mevzuatımıza Kat Mülkiyeti Kanunu girmiştir. Toplu yaşamak zordur, bunun bir sisteme bağlanması şarttır. Kat Mülkiyeti Kanunu bu sistemi getirmiştir. Ancak okuyucumun bahsettiği her parselde bir bina bulunması halinde 2007 yılından önce kat mülkiyeti mevzuatının uygulanma imkanı da yoktu.

Dolayısı ile bugüne kadar sıkıntı çektiler ama bugün de o sıkıntı devam ediyor. Zira bu şartlarda kendi aralarında toplantı yapıp yönetici seçmelerinin hukuken bir önemi yok. Çünkü yönetici, kat malikleri kurulu, aidat vs. kavramları kat mülkiyeti mevzuatı için söz konusu. Dolayısı ile seçtiklerin yöneticinin herhangi bir yetkisi yok.

***

Peki siteye gerekli işler için masraf yapıldığında ne olacak? Yapılan masrafın, diğer bina sahiplerine bir yarar sağlıyor olması durumunda, onların payı hesaplanacak ve bu masrafı yapan kimse tarafından kendisine rücu edilecek. Öderse ne ala, ödemezse ya icra takibi yapılacak ya da dava açılacak. İyi de mesela siteyi ağaçlandırmak istediniz, bir binanın bahçesine diktiğiniz ağacın parasını bir başka bina sahibi öder mi?

'Başkasının bahçesindeki ağaca ben niye para ödeyeyim’ diyecek. Ama bir de düşünün ki her masraf için dava açılması nasıl bir ilave masraf ve nasıl bir zaman kaybı demek. Burada beklenen şey en iyimser tabirle anlayışlı olmak ama bu da herkesten beklenemez ki. İşte bunun için okuyucumun işi zor. Daha kolay bir çözüm de aklıma gelmiyor.

Milyonlarca kişi ödüyor! Kimler o vergiden muaf?

Konut sitelerinde toplantı yapılmadan aidata zam yapılabilir mi?