Sektörel

Konut sektöründe pandemi sonrası yükselen trendler neler?

Gayrimenkul Danışmanı Mecit Osmanlı konut sektöründe pandemi sonrası yükselen trendler ile ilgili bir yazı kaleme aldı. İşte Mecit Osmanlı'nın o yazısı...

Gayrimenkul Danışmanı Mecit Osmanlı konut sektöründe pandemi sonrası yükselen trendler ile ilgili bir yazı kaleme aldı. İşte Mecit Osmanlı'nın o yazısı...

Gayrimenkul trendlerini değiştirmeye devam koronavirüs salgınının sektörde doğurduğu etkiler, aslında tamamen yeni değildi. Fakat şu kesin ki hâlihazırda devam eden değişimler, salgınla birlikte hız kazandı. 2020’de yatırımcısına reel olarak yüzde 30 civarında getiri sağlayan gayrimenkulde, zorunlu karantinalarla ve salgın sonrası da etkisini sürdürmesi muhtemel toplumsal reflekslerle birlikte hem işyeri hem de konut tercihlerinde kademeli olarak bir değişim yaşanacak.

Pandemiyle birlikte insanların evlerinden çıkmadan ya da fazla uzaklaşmadan hayatlarını idame ettirebilecekleri bir gündelik yaşam kurgusuna uyum sağlamak zorunda kaldık. Dolayısıyla işletmeciler ve yatırımcılar, ofis ve konut ihtiyacını belirleyen bu önemli trendi mutlaka not etmelidir: Uzaktan çalışma modelinin farklı uygulama biçimlerinin sıradanlaşması, normal(!) zamanlara dönüldüğünde, örneğin daha küçük metrekareli ofisler ama daha geniş konutlara yönelik bir talep doğuracak.

İnternet üzerinden iletişim, eğitim, iş ve alışveriş ile ayakta duran pandemili yaşam düzeninde, ticaret tarafında, lojistiğe ve dağıtım ağına odaklanan yatırımcılar için, merkezi konumda olmasa da erişim kolaylığı olan lokasyonlar öne çıkmaya başladı bile. Kent merkezlerindeki yüksek maliyetli, küçük metrekareli, her noktaya eşit mesafede bulunmayan, “şık ama konforsuz” gayrimenkuller eskisi kadar çekici gelmiyor geniş bir yatırımcı grubuna.

Artık daha geniş bir kitle, ulaşım ağlarının gelişmiş olması kaydıyla küçük ve orta ölçekli şehirleri, metropollere göre daha avantajlı buluyor. Altı çizilmesi gereken bir husus da şudur: Artık şehirleri değerlendirirken ulaşım altyapısı açık ara üst sıradaki bir faktör olarak sivriliyor.

2021’de ve ötesinde, “sağlıklı ve iyi olma hâli” gayrimenkulün tüm alanlarında daha önemli hâle gelecektir. Özellikle konut tercihinde yoğun şehir merkezlerinin doğurduğu sağlığı her yönden tehdit eden atmosferden uzaklaşma trendi ortaya çıkmış durumda. Yani kent çeperindeki daha geniş, mutlaka balkonlu ve özel yeşil alanı olan villa tipi müstakil konutlara yönelim yoğunlaşacak.

Çalışma koşullarından dolayı gündelik hayatlarının az bir kısmında kullandıkları için genişliğini kafaya takmadıkları “küçük” evlerinde salgınla birlikte iş ve ev yaşantısını birlikte götürmekte zorlananların, Mart 2020’den beri kiralık villa ve müstakil konutlara yönelimi arttı. Bahçeli ve her türden müstakil evlere ilgi yükselirken pek çok aile, evlerinin bir köşesini ofise veya evdeki öğrenciler için sınıfa çevirmek üzere fazladan oda talep etmeye devam edecek.

Merkezdeki mahallerde, apartman dairesinde ya da plazalarda ikamet edenler evlerini değiştirmek istiyor. Çünkü karantinalar ve salgın tedbirleri uzadıkça insanlar, sınırlı da olsa kendilerine ait alanlarda hareket etmek, yürümek, çocuklarını oynatmak, temiz hava alabilmek için çırpınıyor. Apartmanlarda oturanlar için bu çırpınış faydasız… İşte bu sebeple bahçe, konut tercih kriterleri listesinde üst sıraya yükselmiş durumda. Sürecin 2021 yazını da “kapatmasından” korkanların havuz talep etmesi de dikkat çekici. Kendilerine ait bir bahçede meyve-sebze yetiştirmek, hatta mangal yapmak isteyenler de yok değil.

Dikkatinizi çekti mi, çoğumuzun yaşadığı sitelerde “komşularımızla” ortak kullanım alanlarını, aynı asansörü ya da park yerini kullanmaya çekinir olduk. Öyleyse insanların yakın gelecekte satın almayı düşündükleri evin yeterince büyük bir balkonu ve/veya kış bahçesi olmasını beklemesi de şaşırtıcı değil.

Sözün özü: İçinden geçtiğimiz “belirsiz ve çelişkili” piyasa koşulları, sezgileriyle ya da kulaktan dolma bilgilerle hareket edenler için “hatalı kararlar” almaya sebep olacağından, gayrimenkulde danışmanlık hizmeti almak her zamankinden daha hayati bir gereklilik olarak 2021’de de öne çıkıyor.

 

Pandemi gayrimenkul sektörünü nasıl etkiledi?