İmar

Konutlarda enerji tasarrufu

Konutlardaki enerji tüketimimizin en önemli kısmı (%82) ısıtma için kullanılmaktadır. Isı yalıtım önlemlerinin alınması ile bu kayıplar azaltılabilir. Standartlara uygun yalıtımlı binalar yapılması ile %25'ten %60'a varan yakıt tasarrufu sağlanması mümkün

     Dünyada enerji tüketiminin bu şekilde devam etmesi durumunda 2020 yılında fosil yakıt kaynaklarının yarısının tüketilmiş olacağı tahmin edilmektedir. Fosil kaynaklar, sadece yakıt olarak değil aynı zamanda başta ilaç olmak üzere kimya sektöründe pek çok alanda kullanılmaktadır. Bu yönü ile de korunması en azından tüketiminin azaltılması önemlidir.

     Kömür veya petrol gibi fosil yakıtların yanması sonucu, daima karbondioksit (CO2) oluşur. Yapılan ölçümler milyonlarca yıldır süregelen karbondioksit (CO2) seviyesinin günümüzde %28-%50 arasında arttığını göstermektedir. Karbondioksit diğer sera gazlarına göre %55'lik bir oranla, doğal sıcaklık dengelerinin bozulmasında en büyük etkiyi yaparak Küresel Isınmaya neden olmaktadır.

     Küresel Isınmanın oluşumunda Sera Etkisi'nin rolü büyüktür. Atmosfere atılan diğer sera gazlarının başında karbonmonoksit (CO) gibi bazı zehirli gazlar ve radyoaktif maddeler gelmektedir. Termik santrallerde, sanayide ve binalarda yakıt olarak kömür kullanıldığında, bu kirlilik etmenlerinin yanı sıra kül de açığa çıkar. Kül; cıva, kurşun, arsenik ve kadmiyum içermesi nedeniyle yüksek oranda kirletici etkiye sahiptir.

     Fosil yakıtların bu şekilde kullanılmaya devam edilmesi durumunda, aşırı kuraklık, deniz seviyesinde yükselme sonucu su baskınları, fırtınalar ve ultraviyolenin artması gibi küresel değişmeler sonucu, doğanın ekolojik dengesinin bozulması kaçınılmazdır.

     Ülkemizde tüketilen enerjinin % 45,81'i sanayide, % 22,93'ü konutlarda, % 12,63'ü ticarethanelerde, % 3,2'si genel aydınlatmada, % 4,46'sı resmi dairelerde ve kalan 10,97'si ise diğer tüketici gruplarında gerçekleşmiştir. (Kaynak: DİE-2004 yılı raporundan)

 
 Enerji kaynaklarının aşırı ve bilinçsiz kullanımı çevre sorunlarını da beraberinde getireceğinden, hava kirliliği, ozon tabakasının delinmesi gibi insan yaşamını olumsuz etkileyecek temel sorunlara da neden olacaktır. 

     Ülkemizin de imzaladığı ve halen yürürlükte olan İklim Değişikliği Sözleşmesi (KYOTO Protokolü) ile sera gazlarının emisyon miktarlarının önümüzdeki dönemde azaltılması hedef alınmıştır. Bu hedefi gerçekleştirmenin bir yolu da enerjinin verimli kullanılmasından geçmektedir. Bunun için enerji üretim teknolojilerindeki gelişmeleri yakından takip etmekle birlikte, tüketicileri bilinçlendirme ve enerji tüketen ekipman-teçhizat seçiminde enerji tüketim kriterleri de önem kazanmaktadır. Aksi halde, taraf olduğumuz anlaşmaların ülkemize yaptırım olarak geri döneceği bilinmelidir. 

     Konutlardaki enerji tüketimimizin en önemli kısmı (%82) ısıtma için kullanılmaktadır. Isı yalıtım önlemlerinin alınması ile bu kayıplar azaltılabilir. Standartlara uygun yalıtımlı binalar yapılması ile %25'ten %60'a varan yakıt tasarrufu sağlanması mümkün olup, daha üstün yapı teknolojileri ile bu oran katlanarak yükselebilmektedir. Oda sıcaklığını 1°C arttırmak için yaklaşık % 6 oranında daha fazla yakıt gerekmekte olduğundan hareketle, enerji tasarrufunu teşvik edici yasal düzenlemelerle yola çıkılmalıdır. En önemli enerji tüketim alanının ısıtma için kullanılanlar olmasından hareketle,  insanlarımızın her birinin minimum enerji kaybına sahip konutlarda oturmaya teşvik edilmesi, özendirilmesi gerekmektedir. Bu, hem kitlesel bilinçlendirme mecralarıyla desteklenerek hem de yasal-ekonomik teşvik politikalarını oluşturup yürürlüğe koyarak başarılabilecektir.  

     Tüm bu düşüncelerin ışığında, enerji verimliliğini/tasarrufunu tatmin edici seviyelere getirebilmeyi başarmak yolunda, gelişmiş ülkelerde de örnekleri görülen ve Enerji Verimliliği Yasa Tasarısı'nda da ana hatlarıyla da olsa değinilmiş olan bazı somut düzenlemelerin bu hususta direkt amaca yönelik işlev görebilir. Bu somut düzenlemeler arasında, TS 825'e göre inşa edilmiş binalara oranla asgari % 55 daha üstün enerji verimliliği/tasarrufu sağladığı Elektrik İşleri Etüd İdaresi veya Enerji Verimliliği Danışman Şirketleri (EVD) tarafından sertifikalandırılan binalar için; 

  1. Kullanılan yakıt türüne (elektrik, doğal gaz) göre yıl içerisinde satın alınan yakıta ilişkin fatura tutarlarının toplamı üzerinden yıl sonunda yapacağı vergi iade bildirimi ile bina kullanıcısına Bakanlar Kurulu tarafından her yıl belirlenecek oranda vergi iadesi ödemesi yapılması,
  2. Kullanılacak konut kredilerinden alınan vergi tutarlarında Bakanlar Kurulu tarafından her yıl belirlenecek oranda indirim yapılması,
  3. Alım ve satım vergilerinde Bakanlar Kurulu tarafından her yıl belirlenecek oranda indirim yapılması,
  4. Belediyeler tarafından toplanılan emlak ve çevre temizlik vergilerinde Belediye Meclisleri tarafından belirlenen oranda indirim yapılması
 

           Uygulamalarının Enerji Verimliliği Yasa Tasarısı'nda yer alması söz konusu olabilir. Böylesi bir ivmenin ulusal ekonomimize önemli oranda katkıda bulunacağına ve dolayısıyla gelişmiş ülkelerin bir araya geldiği platformlarda söz sahibi olmamız yolunda önemli bir adım olacağına inanmaktayız. 
 E-mail: ismete@akturk.com.tr