Kent Haberleri

Levent Bendeş: İzmir'de konut ve arsa açığı var!

İzmir Ticaret Odası Meclis Üyesi Levent Bendeş, "Yapılacak kentsel dönüşüm projesi 50 yıl sonra da konuşulacaktır. 50 sene sonra konuşulacak bir şey bırakamıyor isek o bir kentsel dönüşüm değildir" diye konuştu.

İnşaat sektörü durursa, tüm sektörler durur İzmir Ticaret Odası Meclis Üyesi Levent Bendeş Yenigün TV'nin konuğu oldu. Kentsel dönüşümün bir bütün olarak ele alınması gerektiğini ifade eden Bendeş, "Halk ve politikacılar kentsel dönüşümü yanlış anlıyor ve yanlış anlatıyor. Kentsel dönüşüm sadece binaların yıkılıp yerine yenilerinin yapılması değil o binaların yenilenmesidir. Tam anlamıyla kentsel dönüşüm altyapı, üstyapı, ulaşım, iletişim, yaşam tarzı gibi konuların bir potada eritilip hayata geçirilmesidir. Kentsel dönüşüm şehrin dokusuna uyacak şekilde yapılmalıdır. Geleceğe neyin hitap etmesini istiyorsanız o şekilde kentsel dönüşüm yapmalısınız. Çünkü şimdi yapacağınız bir kentsel dönüşüm projesi 40-50 sene sonrasında da konuşulacaktır. 50 sene sonra konuşulacak bir şey bırakamıyor isek o bir kentsel dönüşüm değildir." 


• Eski bir siyasetçi olarak Türkiye'nin bugünkü durumu hakkında neler söylemek istersiniz? 

Umutsuz bir ortam varmış gibi gözükse de umutsuz olmamak gerekir. 'Gündüz bombalı saldırı gece tecavüz' diye bu ülkenin durumu hakkında söz var. Türkiye'nin mücadeleci ruha sahip insanları bu ortama karşı savaşacaktır. Şartlar ne olursa olsun umudumuzu kaybetmememiz gerekiyor. 


• İzmir'de kentsel dönüşüm ne durumda? 

2013-2014 yıllan arasında İzmir'de kentsel dönüşüm durur demiştim. Henüz başlayan bir şey yok. Halk ve politikacılar kentsel dönüşümü yanlış anlıyor ve yanlış anlatıyor. Kentsel dönüşüm sadece binaların yıkılıp yerine yenilerinin yapılması değil o binaların yenilenmesidir. Ancak tam anlamıyla kentsel dönüşüm altyapı, üstyapı, ulaşım, iletişim, yaşam tarzı gibi konuların bir potada eritilip hayata geçirilmesidir. Kentsel dönüşüm şehrin dokusuna uyacak şekilde yapılmalıdır. Geleceğe neyin hitap etmesini istiyorsanız o şekilde kentsel dönüşüm yapmalısınız. Çünkü şimdi yapacağınız bir kentsel dönüşüm projesi 40-50 sene sonrasında da konuşulacaktır. 50 sene sonra konuşulacak bir şey bırakamıyor isek o bir kentsel dönüşüm değildir. Kentsel dönüşümde bina yenilemenin ötesine gidemiyoruz ve yine sıkışmış caddelere sahip oluyoruz. Biz mühendislerin ve sosyologların anladığı anlamda bir kentsel dönüşümün Türkiye'de olmadığını düşünüyorum. Kentsel dönüşümün bir devlet kararı olması ve devamlılığı olması gerekir. Bir sonraki hükümetin de bu kentsel dönüşümün doğruları üzerinden ilerlemesi gerekir. Bu konuda İzmir'de 30 senedir değişen pek fazla şey olmadığını söyleyebilirim. Pek fazla değişime açık olmayan ancak güzel değişimlerin sahiplenildiği bir kenttir. 


Konak Tüneli yararlı bir proje oldu ancak proje hayata geçmeden önce mühendisler de, mimarlar da yeteri kad ar araştırma yapılmadan projeye başlanmasını sakıncalı buldular. Hala eksiklikleri olan bir projedir. Oradaki sinyalizasyonun bir an önce yapılması gerekiyor. İlerleyen zamanlarda ciddi kazalara sebebiyet verebilecek bir dunun var. Yeteri kadar AR-GE çalışmalarına önem verilmiyor. Söz sahibi bir ülke olmak istiyorsak, Ortadoğu statüsünden çıkıp Avrupalılaşabilmek istiyorsak bilim ve teknoloji ile hareket etmemiz gerekir. Bunun yanında demokrasimize ve adaletli bir hukuki ortamın sağlanmasına ve korunmasına ihtiyacımız var. 


• Projelere mühendislerin ve mimarların karşı oldukları durumlar oluyor. Bu konu hakkında düşünceleriniz neler? 

Odaların önce mesleki sorunlarla ve üyeleriyle ilgilenmesi gerektiğini düşünüyorum. Oda başkanları da dâhil olmak üzere görevlerinin başında siyaset yapmak değil mesleki anlamda siyasi duruş göstermek ve meslektaşlarının hakların korumak adına herkesle konuşabilmektir. Hayır diyebileceğiniz noktalara mesleki ve meslektaş anlamında hayır demelisiniz. 30 sene öncesinde biz bunu nasıl yaptık diyebileceğimiz inşaatlarımız var. Bunun yanında bugün Bayraklı'da 50 katlı binalar yapılıyor. Ben buna tamamen karşıyım. Çünkü manzara hepimizin manzarasıdır. Planlama konusunda gerideyiz. Büyükşehir Belediyesi bana göre siyasi düşünerek bazı işleri yapıyor. Şehir planlaması yapılarak yeni arsalar üretilmesi gerekiyor. Şehir plancılığı mesleği önemli bir meslek  olmasının yaııı sıra layığıyla değerlendirilmeyen ve layığını görmeyen bir meslektir. Siyasetçinin iki dudağı arasında kalmış bir meslek grubuna dönüşmüştür. Şehir Plancıları Odası'nm da kendisini etkin kılması gerekir. Yoksa siyasetçilerin inşa ettikleri şehirlerin örneklerini görüyoruz ve pek de iç açıcı değiller. 


• İzmir, İstanbul gibi yeni binaların inşa edildiği bir yer değil. İzmir'i inşaat konusunda nasıl görüyorsunuz? 

İzmir'i ve sakinliğini seviyorum. Ekonomide girişken durup yeni kazanç kapıları aramanın yanında kriz gibi durumlarda da sakin, süreci atlatmaya yönelik bir duruş sergileyebilirsiniz. İzmir genel olarak hayatından memnun, rahat ve rahatını seven, çok fazla telaşın ve hengâmenin içerisine girmek istemeyen bir yapıya sahiptir. İş adamı da, mühendisi de, mimarı da, avukatı da, sıradan esnafı da bu durumda. Bu bakımdan İstanbul'dan gelip İzmir'in katma değerini almaya başlayan kişiler var. Tembel değiliz ancak huzurlu olmayı seviyoruz. Mesleğinde doruk yapmış sanatçılar dahi buralara gelip yerleşiyorlar. İzmir bu durağanlıktan memnun olmasının yanı sıra gerileme de yaşıyor. İzmirlinin seçimine saygı duyuyorum ancak biraz daha aktif olmak gerekiyor. Arazi fiyatlarının pahalı olmasından dolayı bir müteahhit son fiyat olarak halka makul fiyatlı bir ev sunamıyor. Büyükşehir Belediyesi ile birlikte çalışılıp şehir planlaması yapmak ve yer üretmek gerekiyor. Bu olmazsa inşaat sektörü durağan hale gelecektir. Bu sektörden kazanç sağlayan önemli bir kitle de zor durumda kalabilir. Bir belediye başkanının unutulmaması için eserlerinin olması gerekir. Şu anda ben eser değerinde pek fazla şey göremiyorum. 50 sene sonra yaptıklarımızın konuşulması gerekir. 


• İzmir'de artan nüfus ile birlikte meydana gelen konut açığı konusunda neler söyleyeceksiniz? 

Konut açığı var. İstanbullu o yüzden İzmir'e saldırıyor. Ekonomi el vermediği için konut açığı şuanda giderilemiyor. Doğru yatırımlar yapılmadığı takdirde konut açığı kapanmayacaktır. Binanın ne kadar güzel yapılırsa yapılsın yaşanan bir ver olabilmesi için gerekli planlamanın yapılması gerekir. Yenişehir'de yapılmış otoparka bakıyorum da kullanılmıyor. Çünkü plansız bir şekilde yapılmış. Konut açığımız var ancak bu konut açığını nasıl kapatabiliriz üzerine bir planlama yok. Arsa açığı var arsa açığını kapatmak için planlama yapılması ve yeni arsalar üretilmesi gerekiyor. Özellikle son iki senedir Çevre ve Şehircilik Bakanlığının sürekli düzenlemelerde değişiklikler yapması ve inşaat sektörüne sürekli müdahale etmesi mimarların, mühendislerin ve belediyecilerin kafalarını inanılmaz derecede karıştırmış durumda. Ruhsat konusunda ve hangi düzenlemelere yönelik hareket edeceğiz konusunda sıkıntılar yaşıyoruz. Hala 2015 yılından kalan ruhsatlarımız var. Çünkü yönetmelik kargaşasından neye göre ruhsat verileceği de belli değil. Bu sorunlar sadece yatırımcının sorunları değildir. Mal sahipleri gibi bunlardan etkilenen birçok insan var. Bu konuda belediye başkanlarımızın bizlere kulak vermelerini istiyoruz. Belediyede çalışan mimar kadar dışarıdaki mimar da, mühendis de bu işi biliyor ve daha iyi bilmek zorundalar. Biz işin doğrusunu anlatmaya çalışıyoruz ancak mühür ve karar verecekler onlar. Buca Belediyesi ile görüşmeler düzenliyoruz. Buradaki görüşmelerde başarılı olursa Mimar ve Mühendisler Odası olarak diğer ilçelerde de görüşmelere gideceğiz. Biz sivil toplum kuruluşlarının dinlenilmesi gerekir. Çünkü akıl ancak bir arada olursa başarılı olabilir. İktidar ve muhalefetin beraber bakış açısına sahip olması gibi kamu ve özel sektöründe beraber oluşturacakları bir bakış açısıyla başarısız olunması pek olanaklı değildir. 


Yenigün