Sektörel

Müteahhitler: Hazine garantisi iyi kullanılmalı!

Hazine’nin büyük ölçekli kamu özel ortaklığı modelleriyle inşa edilecek projelere Hazine’nin finansman garantisi vermesi ve olası başarısızlıklar durumunda projeyi maliyetiyle birlikte üstlenmesine yönelik karara ilişkin “olumlu ancak uyarıcı” mesajlar ve

Türkiye Müteahhitler Birliği’nin Genel Kurulu’nda konuşan eski Başkanı Emin Sazak iyi planlanmamış ve projesi tam yapılmadan çıkılan yatırımlara, daha sonra finansman arayışları sırasında mali tavizler verilmek zorunda kaldığını belirterek bunun “kredibilite kaybına yol açtığı” uyarısında bulundu. Türkiye İnşaat İşverenleri Sendikası’ndan (İNTES) yapılan değerlendirmede ise bir teşvik türü olarak garanti verilmesinin yararlı olacağı belirtilirken, garanti verilecek projelerin önem derecesi yüksek, kaynak girdisi yüksek olmasına dikkat edilmesi gerektiği vurgulandı. 


Büyük projelerin devamlılığını sağlar 


İNTES’ten yapılan değerlendirmede, finansman garantisi ve gerektiğinde üstlenim yapılmasına yönelik uygulamaların, bir teşvik türü olduğu vurgulanarak, büyük projelerin mali katkılarından çok stratejik ve teknolojik katkısının ön plana çıktığı hatırlatıldı. Buna karşılık, verilecek garantilere yönelik proje seçiminin önemli olduğu belirtilen değerlendirmede, “Bu uygulamaların doğru ve ihtiyaca hizmet eden, kaynak girdisi ve önem derecesi yüksek projeler için yapılması önem arz etmekte olup, yasanın amacına da uygun olacaktır. Büyük ölçekli projelerde kredi bulma zorluğu yatırımcıların önündeki en büyük engel olup, bu ihtiyacın karşılanması ile ülke ekonomisine katkı sağlayacak büyük projelerin devamlılığı sağlanacaktır” denildi. 


Taviz niteliği taşır 


Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) ise garanti uygulamalarının bir yönüyle taviz niteliği taşıdığı hatırlatılarak, projelerin uygulama safh asına geçmeden önce iyi planlanmasının finansmanına da etki ettiğine işaret edildi. TMB Genel Kurulu’nda konuşan eski Başkan Emin Sazak, altyapı ihalelerinde yoğun olarak “aşırı düşük teklif” sorunu yaşandığını hatırlatarak, ihalenin ardından ciddi mali içerik değişiklikleri yapılmak zorunda kalındığı hatırlattı. 

Haksız rekabet doğurur 


Sazak, “Yapım veya yatırım ihalesi öncesi teknik, mali, ekolojik ve sosyal etütler yeterince yapılmadan, mühendislik ve tasarım eksiklikleri ile çıkılan ve birçoğu büyük sermaye ve kredi finansmanı gerektiren yap-işlet-devret, yap-kirala-devret türü projelerde yaşanan uzun finansman arayışları ve nihayetinde verilen bazı imtiyazlar, en başta haksız rekabete sebep olurken, Türkiye’nin uluslararası kredibilitesini de olumsuz etkileme potansiyeline sahiptir” dedi. 


Kredibilite kaybı imajı zedeler 


Türkiye Müteahhitler Birliği’nin bu tür uygulamaları doğru bulmadığını vurgulayan Emin Sazak, bu kredibilite kaybının sektörün gelişimine ve imajına zarar verdiği uyarısında bulundu.


Dünya