Sektörel

Nurettin Özdebir: Sanayici inşaatçı olmak zorunda bırakıldı!

Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir, Türkiye’de üretim ve yatırım yapmanın cezalandırıldığını belirterek, “Sanayiyi, üretimi ve yatırımı cezalandıran bu politikanın sonuna gelinmiştir.” dedi..

Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir, Türkiye’de üretim ve yatırım yapmanın cezalandırıldığını belirterek, “Sanayiyi, üretimi ve yatırımı cezalandıran bu politikanın sonuna gelinmiştir.” dedi. Reel sektör üzerindeki kur riskinin arttığını belirten Özdebir, dış borçların 100 milyar TL olduğunu söyledi.


Ankara Sanayi Odası (ASO) mart ayı meclis toplantısında konuşan oda başkanı Nurettin Özdebir, sanayi politikalarına ilişkin sert eleştiriler yöneltti. Sanayicinin, önce ithalatçı sonra da inşaatçı olmak zorunda bırakıldığını belirten Özdebir, ekonomide, üretim ve yatırım yapmanın cezalandırıldığını vurguladı. İçeride uygulanan yüksek faiz politikasının, reel sektörü yurtdışından borçlanmaya yönelttiğine dikkat çeken Özdebir, reel sektör üzerindeki kur riskinin arttığını belirtti. Dış borçların 100 milyar TL arttığını söyleyen Özdebir, “Reel sektör, bu borçları büyümeyen ekonomi ve zayıflayan iç talep koşullarında çevirmeye çalışmak zorunda kalmıştır. Sanayiyi, üretimi ve yatırımı cezalandıran bu politikanın sonuna gelinmiştir. Dünyanın gireceği yeni dengede bu politika sürdürülemez.” dedi.


ASO Başkanı Özdebir, 2001 krizinin ardından uygulanan yüksek faiz düşük kur politikasını da eleştirdi. Bu politikanın ekonomide ve sanayide önemli hasarlara yol açtığına işaret eden Özdebir, düşük kur politikasıyla ithalat teşvik edilirken, daha önce yapılabilen işlerin de yapılamaz hale geldiğini kaydetti. Düşük kurun sanayinin rekabet gücünü kırdığını, ekonomiyi ise bir rant ekonomisi haline getirdiğinin altını çizen Özdebir, Türkiye’de bir zihniyet değişiminin artık kaçınılmaz bir hale geldiğini belirtti. Ekonomide karşılaşılan sorunların nedenlerini de ele alan Özdebir, “İşletme sermayesi sıkıntısı çeken şirketler banka kapılarında beklerken devlet sanayicinin sırtından bedava kredi kullanıyor. İş mahkemeleri, daha baştan işadamını suçlu kabul ederek cezasını kesiyor, bizlere de bunu sineye çekmek kalıyor. İş yasaları işi değil işçiyi korumaya odaklanıyor, bunun sonucunda işsizlik artıyor. Maliye üç liralık vergi toplayacağım derken üretim ve istihdamın önünü kesiyor, binlerce liralık vergi hasılatından oluyor. İçeride standart dışı ithal mallar pazarı doldururken; piyasa denetim ve gözetimi yeterince çalışmıyor. Tüm yasalar, vatandaşı potansiyel suçlu olarak gören bir anlayışla yazılıyor. Yasalar cezalandırma anlayışıyla yazıldığından devlet, şirketleri özendirme ve yönlendirme görevini yerine getiremiyor.” diye konuştu.   


 Özdebir, dünya ekonomisi yeni bir dengeye yönelirken, Türkiye ekonomisinde yeni bir dengenin kurulmasını istedi. Yapılması gerekenin, geçmişin politika hatalarını doğru tespit edip, bu hatalardan dersler çıkarmaktan geçtiğine işaret eden Özdebir,  “Sanayileşme politikalarının dizayn edilmesinde başta KOBİ temsilcileri olmak üzere reel sektör temsilcileri de yer almalı, reel sektörün görüşleri dikkate alınmalı.”  ifadelerini kullandı. Yasalar cezalandırma anlayışıyla yazıldığından devlet, şirketleri özendirme ve yönlendirme görevini yerine getiremediğini söyleyen Özdebir, “Oysa devlet, vatandaşına güvenmeli, onu özendirmeli ve yönlendirmeli, bu güveni istismar edeni de acımasızca cezalandırmalı. Son dönemde Millet Meclisi’nde uzlaşma ve diyalogdan çok çekişme ve çatışma görmekteyiz. Oysa, ekonomik sorunların ağırlaştığı bu dönemde her zamankinden daha fazla uzlaşma ve diyaloğa ihtiyacımız var. Eğer işbirliği yapmak ve sonuç almak istiyorsak başka çaremiz de yoktur.”diye konuştu.


İçerideki tartışmalar doları yükseltiyor


ASO Başkanı Özdebir, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’ya faizleri indirmesi yönündeki baskıların ardından doların tavan yapmasını da değerlendirdi. Dolardaki yükselişte, içerideki tartışmaların da etkisinin olduğunu vurgulayan Özdebir, bu etkiyi ölçmenin zor olduğunu söyledi. Tartışmalarda daha dikkatli olunması gerektiğini tavsiye eden Özdebir, yükselişi yavaşlamış görünse de doların eski seviyelerine gelemeyeceğine işaret etti. Dolardaki yükselişin, dolar borcu olan şirketleri olumsuz etkilediğini ifade eden Özdebir, “Bu şartlarda, yılın ilk çeyreğinde büyüme sıfıra çok yakın çıkacaktır. Eğer ekonomide güven artırıcı tedbirler bir an önce alınmazsa, ekonomideki gidiş, ilk çeyrekte ekonomik daralmayı da beraberinde getirebilir. Bu şartlarda, bu yılı yüzde 2 gibi bir büyümeyle kapatmamız bile zor görünmektedir.” dedi.


Zaman