İş Fırsatları

Rum okulu araştırma merkezi oluyor!

Heybeliada'da bulunan ve öğrenci yokluğu nedeniyle kullanılmayan Rum ilkokulu, araştırma merkezi oluyor

Tarihi dokusu, kültürel ve doğal yaşam ne­deniyle yılda yerli yabancı 3 milyondan fazla tu­riste ev sahipliği yapan Prens Adaları, birbiri ar­dına hazırlanan projelerle İstanbul'un kültür, sa­nat, spor ve sağlık merkezi olma yolunda hızla ilerliyor. Sit alanı ilan edildiği 1984 yılından bu yana ilk kez imar plan na kavuşan Adalar'da ka­çak nitelikteki yapılar adım adım yıkılıyor, sa­hillerdeki işgaller kaldırılıyor, İstanbul'un ilk kent müzesi olma özelliğini taş yan ve 31 Temmuz'da aç lacak olan Adalar Kent Müzesi ise Adalar, Avrupa'ya bağlayan köprü görevini gö­recek. Adalar'ın kalkınmas için merkezi hü­kümetten ve İstanbul Büyükşehir Belediye­si'nden (İBB) destek görmedikleri eleştirisinde bulunan Adalar Belediye Başkan Dr. Musta­fa Farsakoğlu, "Tüm engellemelere ve kısıt­lı imkânlara karşın Adalalarla birlikte çalı­şarak, 2011 'de Adalar'da hizmet patlamas yaratacağız" dedi.

Adalar'ın CHP'li Belediye Başkan Dr. Mus­tafa Farsakoğlu, Adalar'da yaşanan sorunlar ve yürütülen projelerle ilgili gazetemizin soruları­n yanıtladı. Adalar'ın 26 yıl önce kültürel, ta­rihi, kentsel ve doğal sit alan ilan edilmesine kar­şın yıllardır plansızlıkları nedeniyle yağmalan­dığının altını çizen Farsakoğlu, ÎBB Meclisi'nde nisan ayında kabul edilen 1/5 bin Ölçekli Koruma Amaçlı Nâzım imar Plan 'ını 3 ay için­de koruma kurulunca onaylanmasını bekledik­lerini kaydetti. Planların yürürlüğe girmesinin ardından her adan kendine özgü bir fonksiyona kavuşturulacağını ifade eden Farsakoğlu, "Plan­lara göre, Kınalıada spor, Heybeliada sağlık, Burgazada ise kültür-sanat ağırlıklı işlev kazanacak. Kınalı ve Burgazada'nin öngöriimündeki sahil kesimleri de yeniden dü­zenlenecek. Planlama sürecinde Adalar'da­ki tüm ormanlık alanlar, konaklama tesisleri, tescilli yapılar, plajlar ve benzeri tüm do­natı alanlar kayıt altına alındı. Bu planların Adalar'ın sit alanı olmasının ardından bir yıl içinde hazırlanmış olması gerekirdi. 1991'de İBB bir plan haz rlamış ancak ilçe belediye­si alt ölçekli planlan hazırlamadığı için Ada­lar yıllarca plansız kalmış ve yağmalanmıştır. Adalar'daki 627 kaçak bina hakkında yı­kım kararı verildi. 697 binaya da para ceza­sı uygulandı. Yıkım kararı verilen yapıların 95'i ise yıkıldı. Yıllarca Adalar'ın tüm kıyı­ları işgal edimiş, kıyılara kaçak yapılar in­şa edilmiş. Faaliyet gösteren 26 plajın yalnızca 4'ünün ruhsat var. Büyükada'daki resto­ranların deniz kıyısındaki eklentilerinin hep­si kaçak. Buraların yıkımı için defalarca yazı yazıldı. Yürüyen onlarca dava var. De­falarca mühürlenen işletmeler var. Bu iş­gallerin kaldırlmas içinde çal ş yoruz" dedi. Belediyelerin kamu kurumlan olmasına karşın partizan bir mantıkla çalışmalar yürüttüğü eleştirisinde de bulunan Farsakoğlu'nun hede­finde AKP iktidar ve IBB vardı. iBB'nin yıl­lardır Adalar'daki işgal ve kaçak yapılaşmaya karşı hiçbir girişimde bulunmadığını söyleyen Farsakoğlu, "Yıllardır Adalar' n işgaline se­yirci kalan İBB, biz yıkımlara başlayınca bi­zi engellemek için çalışıyor. Baz adamlar ar­kalarına aldıklar siyasilerle birlikte çivi çakmadann dahi yasak olduğu Adalar'a çelik konstrüksiyon bina yapabiliyor. İBB, yen çimlerden önce Adalar'a 10 milyon TL dini gönderirken, bu rakam şimdi sıfır sayesinde. Merkezi hükümetten ise hiç de görmüyoruz.

Yılda 3 milyon ziyaretçinin geldiği Adalar'da 15 tane zabıtayla hız vermeye çal ş yoruz. Farkl bir siyasi pa den olmamız nedeniyle bizi başarısızıkl ya çalışıyorlar. Bürokratlar daha partü Acı olan da budur. Gönderilen yazılanları okumuyorlar" diye konuştu.


İstanbul'un ilk kent müzesi
31Temmuz'da açılacak olan "Adalarda iz bırakanlar ve Adalar'da gündelik yaşam" adlı sergiyle faaliyete girecek olan Adalar Kent Müzesi hakkında da bilgi veren Farsakoğlu, Adalar Kent Müzesi'nin Adalar Vakfı, 2010 Ajansı, Adalar Kaymakamlığı ve belediyenin ortak projesi olduğunu söyledi. 2.6 milyon TL'ye mal olan müzenin hayata geçmesi için 50'den fazla uzman ve gönüllünün çalıştığını kaydeden Farsakoğlu, müzenin faaliyet göstereceği Taş Mektep binasının tahsisinin ÎBB tarafından iptal edilmesi nedeniyle mekân sorunları yaşadıklarını söyledi.

Farsakoğlu, şunları dile getirdi:
Taş Mektep olarak bilinen ve 2005'te İBB tarafından Adalar Belediyesi'ne tahsis edilen eski ilkokul binasını kent müzesi olarak yeniden Adalar'a kazandırmak istedik. Ne acıdır ki 30 yıldır atıl durumda bırakılan bu bina tahsisi müze olmasına karar verilmesinin hemen ardından İBB tarafından sonlandırıldı. Biz de Adalar'ın her yerinin açık hava müzesi olduğunu düşünerek, bize ait olan meydanları sergi alanı olarak kullanmaya karar verdi. İlk sergimizi 31 Temmuz'da açacağız, büyük açılışı ise 10 Eylül'de gerçekleştireceğiz."


Geçen hafta gerçekleştirilen Türkiye-Ermenistan Gençlik ve Senfoni Orkestrası konseriyle büyük ilgi gören Adalar, "İstanbul'un Avrupah Kardeşleri" etkinliğiyle de uluslararası bir ilk festivaline kavuşacak. Adalar Belediyesi'nce ilki 2010 istanbul Avrupa Kültür Başkenti etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilecek olan "İstanbul'un Avrupah Kardeşleri 1. Adalar Kültür ve Sanat Festivali" 30 Temmuz Cuma gü-nü saat 13.00'te başlayacak. 1 Ağustos'a kadar devam edecek olan etkinlikler Bü-yükada'da gerçekleştirilecek. Prens Adaları'nın ilk festivali olma özelliğine sahip olan etkinliklerin ana mekânı ise Büyükada Vapur iskelesi ve Deniz Otobüsü Iskelesi'nin bulunduğu sahil olanı olacak. Avrupa Birliği'nce de desteklenen etkinliklerde müzik, edebiyat, resim, fotoğraf, sahne ve gösteri sanatları ücretsiz olarak sanatseverlere sunulacak.

Rum okulu araştırma merkezi oluyor
Adalar Belediye Başkanı Dr. Mustafa Farsakoğlu
Heybeliada'da bulunan ve öğrenci yokluğu nedeniyle kullanılmayan Rum ilkokulu da restore edilerek "Uluslararası Müzik Araştırma Merkezi" haline getiriliyor. 2005'te kurulan Yuna-nistan merkezli Bosphorus Cultural Alliance, Heybeliada Musiki Cemiyeti ve Adalar Belediyesi'nin işbirliğiyle yapılan restorasyon çalışmaları eylül ayı sonunda tamamlanacak. Merkezin hizmete girmesinin ardından başta Türkiye ve Yuna-nistan'dan olmak üzere dünyanın çeşitli ülkelerinden sanatçıları da araştırma ve konserler   için ağırlaması bekleniyor.  Heybelia-da'yla özdeşleşen bir diğer yapı olan Yel   Değirmeni'nin de yenilen-mesi için çalışma başlatıldı. Heybeliada Değirmenburnu'nda bulunan tarihi yel değirmeninin restorasyonu ve değirmenin bulunduğu alanda arkeolojik kazıların yapılması için hazırlanan proje İl Özel îdaresi'ne sunuldu. Projenin kabul edilmesi durumunda yel değirmeni ve çevresindeki alanda yapılacak olan çalışmaları Gazi, Yıldız Teknik ve İstanbul Teknik üniversitelerinin işbirliğiyle oluşturulan bir heyet yürütecek.

Sanatoryum kaderine terk edildi

1924'te faliyete giren ve 2005'te boşaltılmasının ardından 2009'da bir kısmı yanan ve Türkiye'nin ilk verem hastanesi tarihi senatoryum kaderine terk edildi. Mülkiyeti Sağlık Bakanlığı'nda olan senatoryum alanının hangi amaçla kullanılacağı konusunda da son söz bakanlığa ait. İsmet İnönü, Rıfat Ilgaz gibi çok sayıda ünlünün tedavi olduğu senatoryum, aralarında Siyami Ersek'inde bulunduğu yerli ve yabancı doktorların yetişmesini de sağlamıştı.
Cumhuriyet