Ticari

Silisyum Tsunamisi´ne 7 bin 600 kilometrelik Yeşil Set!

Büyük Sahra kumlarını durdurmak için Afrika´ya 7.600 km´lik Yeşil Set kuruluyor

Afrika. Yüzölçümü ve nüfus olarak dünyanın ikinci büyük kıtası. 30 milyon km2 alanda 877 milyon Afrikalı yaşıyor. Afrika´nın dünya nüfusu içindeki payı bugün yüzde 14. Birleşmiş Milletler bu oranın 2050´de yüzde 25 ila yüzde 30 arasında olacağını tahmin ediyor, çünkü dünyada nüfusu en hızlı artan kıta, Afrika.

Ancak Afrika, binbir tehditle, binbir belayla karşı karşıya. Savaşlar, açlık, susuzluk, AIDS bunların en bilinenleri. Ama bir düşman var ki, görünmeden, ses vermeden, haber bültenlerine konu olmadan, sinsi sinsi, ağır ağır kıtayı kaplıyor, boğuyor, öldürüyor. Afrikalı biliminsanları bu ölümcül düşmanın adına `SİLİSYUM TSUNAMİSİ´ diyorlar. Bu tehlike, rüzgarların ve erozyonun etkisiyle tarım ve yaşam alanlarını örten çöl kumları.

Her yıl 2 Kıbrıs´ı kumlar yutuyor

2005 yılında yapılan Sahra Ülkeleri Devlet Başkanları toplantısında konuşan zamanın Nijerya devlet başkanı "çölü durdurmak için dev bir akasya duvarı dikelim" dediğinde şaşıranlar, hatta gülümseyenler olmuştu. Oysa 1970´lerden beri bu ortak düşmanın önünü kesmek için ne projeler üretildi. Ama nafile.
Afrika´da, her yıl 2 milyon hektar (Türkiye yüzölçümü = 78 milyon ha; Kıbrıs Adası´nın yüzölçümü = 925.000 ha) orman ve tarım alanı kumların altında kalıyor. Dünya Gıda Örgütü´ne göre, Kara Kıta´nın üçte ikisi artık "çöl veya çölleşmekte olan alan" kategorisine giriyor.
Ama Afrikalı yöneticiler hâlâ mucizeye inanıyorlar. Senegal Cumhurbaşkanı Aboulaye Wade 2007´de yapılan Afrika Birliği toplantısında "bitkisel duvar" projesini yeniden gündeme getirdi. Wade kürsüden çok duygusal bir konuşma yaptı: "Bizi tehdit eden felaket öylesine büyük ki, güçlerimizi ve imkanlarımızı birleştirmek, hareket birliği sağlamak zorundayız. Elimiz kolumuz bağlı, varlıklarımızın yok olmasına seyirci kalamayız."
O zirvede, 11 ülkenin katıldığı devasa bir proje doğdu. Çöl kumlarının üstünde devasa piramitler inşa eden Mısır firavunlarına yaraşır bir proje. Afrikalı liderler adını (Çin Seddi´nden esinlenerek) `BÜYÜK YEŞİL SET´ koydular.

Çin Seddi´nden daha uzun bir bitki duvarı

Proje gerçekten de Çin Seddi´ni hatırlatıyor: Senegal´in başkenti Dakar ile Cibuti arasında, Kara Kıta´yı doğudan batıya, Hint Okyanusu´ndan Atlas Okyanusu´na kadar uzanan, 7.600 km uzunluğunda ve 15 km genişliğinde bir bitki barajı. (Not: Çin Seddi 6.000 km´dir.)
Biliminsanları Büyük Yeşil Set´in yerini, bitki örtüsü (jeobotanique) ve iklim verilerini dikkate alarak, bozkırla savananın sınırından geçecek şekilde ve yılda 100 mm´den az yağış alan yerleri tercih ederek belirlediler. Uzmanlar, bu seti oluşturacak bitkilerin çok önemli olduğunu ve doğru seçilmesi gerektiğini söylüyorlar. Ziguinchor (Senegal) Üniversitesi´nden bitkisel biyoloji profesörü Amadou Tidiane "Hepsi yerel 30 kadar tür belirlendi. Her ülke, bunların içinden hem en dayanıklı hem de kendi halkına en faydalı olan türleri seçecek" diyor.
Projeye destek veren devletler, Büyük Yeşil Set´in yerel kalkınmaya da hizmet edeceğini, ailelerin ihtiyaçlarının karşılanmasına, tarımsal faaliyetlerin gelişmesine, ekolojik göçlerin önlenmesine yarayacağını umuyorlar.

Sadece 600 milyon $ ama bu para bile yok

Bir uzman "Büyük Sahra´nın sınırında yaşayan 50 milyon insan için bu proje, yaşam koşullarının iyileştirilmesi anlamına geliyor" diyor. Seçilen bitki türlerinin, bölgede 9 ay süren kuraklığa dayanıklı olması, ayrıca halka gıda, su temini, hastalıklarla mücadele (tedavide kullanılan otlar) vs şeklinde katkısı olması gerekiyor.
Bu proje 10 yılda sadece 600 milyon dolarlık (900 milyon TL) bir bütçe gerektiriyor ama, söz konusu ülkeler bunu karşılamakta zorlanıyor. Bu sebeple, üçüncü yılında (çoğu Senegal´de) sadece 11.000 hektar alan dikildi, ki Büyük Yeşil Set´in sadece binde 1´ini oluşturuyor. Aralık ayında yapılan Kopenhag zirvesinde, Afrika ülkeleri, zengin ülkelerin ve uluslararası kamuoyunun desteğini istediler. "Çölleşme, kalıcı fakirlik ve açlık bölgeleri yaratıyor. Bunun sebep olduğu geri kalmışlık sorunları Afrika kıtasını ve dünyayı etkiliyor" dediler. Söz konusu projenin, "geri kalmış bölgelerin entegre kalkınma modeli" olarak kabul edilmesini ve - uluslararası finans kaynaklarından yararlanabilmek için - Büyük Yeşil Set´in şimdiden Dünya Mirası statüsüne alınmasını istediler.
Bakalım Afrika´nın bu çığlığına kulak veren çıkacak mı?
(Kaynak: www.grandemurailleverte.org sitesi ve 16 Ağustos tarihli Les Echos´da yayımlanan Paul Molga imzalı haber)