Eğitim

Tarihi Galata'da emlak fiyatları nasıl yükseldi?

İstanbul'un zenginleri de gözünü Galata'ya dikti...

"Eskiye rağbet olsa, bit pazarına nur yağardı" demişler. İstanbul'un tarihi semtlerinden biri olan Galata bölgesinde, bu süreç tersine işliyor. 1993'te SİT alanı ilan edilen bölge, zaten yatırımcıların ilgisini çekmeye başlamıştı.

Kamuoyunda büyük tartışmalara neden olan ve daha sonra iptal edilen Galataport projesi, bu süreci hızlandırdı. İstanbul'un zenginleri de gözünü bu bölgeye dikti. Bölge, artık sanayici, sanatçı, tüccar ya da parası olan herkes için cazip bir yatırım alanı. Öyle ki, Galata'da restore edilen bir bina, yeniden konut olarak hizmete sokulduğunda metrekaresi 2-3 bin dolardan satışa sunuluyor. Bölgede 60 ile 100 metrekare oturumlu 5 katlı metruk binalar, 1 ila 2 milyon dolara el değiştiriyor. Binalar restore edildikten sonra değerini ikiye katlıyor.

Galata bölgesinin gayrimenkul açısından en değerli cadde ve sokaklarının başında; Serdar Ekrem Sokak, Büyük ve Küçük Hendek ile Lüleci Hendek Caddeleri geliyor. Bölgede 2000 yılından bu yana emlakçilik yapan Horasan Emlak'in sahibi Şahin Kargın, bölgede restore edilmiş tarihi binalarda yer alan 1+1 şeklindeki dairelerin 300 ile 350 bin dolar aralığında satıldığına işaret ediyor. Şahin, bu evlerin deniz görenlerinin fiyatının ise 800 bin dolardan başlayıp 1 milyon 400 bin dolara kadar çıkabildiği bilgisini veriyor.

Galata, İstanbul'un en eski semtlerinden biri. Ortaköy ve Cihangir'den sonra çekim merkezi haline gelen semte, yazar-çizer ve sanatçıların son yıllardaki özel ilgisi dikkatten kaçmıyor. Galata'da restore edilen bir bina, yeniden konut olarak hizmete sokulduğunda, metrekaresi 2-3 bin dolardan satışa sunuluyor.

Ünlüler akın etti

Faruk Eczacıbaşı'ndan Okan Bayülgen'e, Ferzan Ozpetek'ten Bahar Korcan'a kadar çok sayıda ünlünün bölgede evi ya da ofisi bulunuyor. Bu isimlere her geçen gün bir yenisi ekleniyor.

Osmanlı  döneminde 'Bankerlerin' mekanı olan Galata, dışandan gelen paranın Osmanlı topraklarına ilk girdiği yer. O zaman Bab-ı Ali'ye borç olarak verilecek para, Galata bankerleri aracılığıyla gemilerle torba torba taşımrmış. Galata bankerlerinin en namlısı ise şöhreti Avrupa sınırlarından taşan, Osmanlı'nın Roths-child'leri de denen Kamondo Ailesi.

Bugün de Galata ve Pera dolaylarında yer alan eski ve görkemli binaların çoğunun adının Kamondo olması bir tesadüf değil tabii ki. Kamondo Ailesi'nin vakti zamanında Paris'e yerleşmek için Osmanlı topraklarını terk ederken, arkasında çoğu Galata'da olmak üzere 252 bina bıraküğı tahmin ediliyor. Bu binaların bir kısmı bugün değişik isimlerle anılıyor; Saatçi Han, Yakut Han, Kuyumcular Han, Gül Han, Lüleci Han gibi...

Lüks rezidans dönüşümü

Bugünlerde yalnız Kamondolar'ın binaları değil, Galata'da ne kadar apartman, han vs. varsa yeni sahibini bekliyor. Sahiplerini bulan tarihi binalar ise restore edilerek, genelde stüdyo veya rezidans dairelerine dönüşüyor.

Restore edilmeden önce aylık 300-400 liradan kiraya verilen bu dairelerin restore edilmiş 1+1 şeklinde olanlarının kiraları bin 500 liradan başlıyor. Deniz gören 1+1'lerin kiraları ise 4 bin 500 liraya kadar çıkabiliyor.

Galata bölgesinde eskiden zengin bankerlere ait binalar, bugün restore edilerek, günlük ve haftalık da kiralanabilen lüks rezidanslara çevrilmiş durumda. Örneğin Galata'nın en zengin ailelerinden Komando'ların sahip olduğu Felek Han, bugün Galata Konut Apart Hotel olarak işletiliyor. Rezidansa dönüştürülen binalardaki daireler, ağırlıklı olarak yabancılara kiraya veriliyor. Bu dairelerin 100 metrekare büyüklüğünde olanların günlüğü, 100 ila 150 Euro'dan, 30 metrekare olanlar ise 70 Euro'dan kiralanıyor.

Kimler yatırım yaptı?

  Galata'da en fazla gayrimenkul toplayan isimlerin başında Sarp Tiryakioğlu'nun ingiliz Fairmount Properties Limited ile ortaklaşa kurduğu Beyoğlu AŞ geliyor. Şirket, hedef bölge olarak kendine Galata ve Beyoğlu bölgesini seçti. Son beş altı yıldır bölgedeki birçok tarihi binanın satın alma operasyonuna imza atan Beyoğlu AŞ, bu binaları restore ederek, konuta dönüştürüyor. Kamondo Han, Rizzo Apartmanı, eski Sümerbank binası, Ali Hoca Apartmanı, Tatar Beyi Apartmanı ve Lüleci Hendek Apartmanı şirketin bölgede edindiği gayrimenkullerin bazılarını oluşturuyor.

Beyoğlu AŞ gibi kurumsal olmasa da bu bölgede şahıs olarak gayrimenkul toplayan isimler de öne çıkıyor. Bu isimlerin başında Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Faruk Eczacıbaşı geliyor.

Galata Kulesi'nin karşısındaki 960 metrekare alana sahip 6 katlı bir binayı 2006 yılında satın alan Eczacıbaşı, bu binayı bir rezidansa dönüştürdü. Bölgede şahıs olarak gayrimenkul toplayan bir diğer isim ise Bankalar Caddesi'nin en geniş binalarından biri olan Bahtiyar Han'ı satın alan Hacı Ali Akın.

Galata'da en önemli mülk sahipleri arasında kiliseler ve vakıfları da saymak gerekiyor. Katolik Saint Pierre Kilisesi ile Saint Paul Kilisesi'nin bir hayli gayrimenkulu ve kiracısı var.

Bölgenin en değerli gayrimenkulü: Doğan Apartmanı

Birçok ünlü isme ev sahipliği yapan Serdar Ekrem Sokak'taki Doğan Apartmanı, bölgedeki en değerli gayrimenkulferinin başında geliyor. Toplam 90 ile 300 metrekare arasında büyüklüğe sahip 51 dairenin yer aldığı binadaki dairelerin fiyatı, 600 bin dolardan başlayıp 1 milyon dolara kadar çıkabiliyor. Apartmandaki kiralar da 3 bin dolar civarında. Bu apartmanda evi olan ünlülerden birisi ise şovmen Okan Bayülgen. Bayüigen'in Doğan Apartmanı'nda üç dairesi bulunuyor.

Bugünkü Doğan Apartmanı'nın ismini taşıyan binayı 1890'larda Belçikalı Helbig ailesi inşa ettiriyor. 1919'a kadar bu aileye ait olması nedeniyle bina o yıllarda Helbig Apartmanı olarak kayıtlara geçmiş.

Mal sahibi ölünce, bina 1919'da açık artırmayla Osmanlı uyruklu Mair de Botton'a satılmış. Binanın adı o dönemde Botton Han olarak değiştirilmiş. Çok sayıda kiralık küçük dükkan ve işletmenin bulunduğu bina, 1929'da borçlanma nedeniyle ipotek edilerek bu kez Berlin merkezli Victoria sigorta şirketine satılmış.

Binanın bu seferki adı da Victoria Han olmuş. 1942 yılına gelindiğinde ise bina, Yapı Kredi Bankası'nın kurucusu Kazım Taşkent'in sahibi olduğu Doğan Sigorta'ya satılmış. Taşkent, binaya 1939'da Alpler'de geçirdiği bir kazada ölen oğlu Doğan'ın adını vermiş. 1950lerden 1970'lere kadar geçen sürede ise apartmandaki daireler tek tek satılarak kişisel mülk haline dönüşmüş.
Okhan Şentürk/Ekonomist