Sektörel

Tarihi hamamlar yok satıyor!

Osmanlı döneminden miras kalan tarihi hamamlar son yıllarda özellikle yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Bu nedenle restore edilen birçok metruk hamam turizm sektörüne katıldı...

KÜLTÜRÜMÜZDE her zaman önemli bir yere sahip olan hamamlar, özellikle Osmanlı döneminde altın çağım yaşamış. Saray hayatının vazgeçilmez ritüellerinden biri olan hamam sefası, günümüzde de varlığını sürdürüyor.

Para'dan Şebnem Can Kılıçarslan'ın haberine göre; Tarihi hamamlar, özellikle yabancı turistler tarafından talep görüyor. Bu nedenle İstanbul başta olmak üzere tüm Türkiye’de uzun yıllar hizmet dışı kalan ve yıkılmaya yüz tutmuş birçok hamam milyonlarca liraya satılıp restore ediliyor. Osmanlı’dan miras kalan tarihi hamamların restore edilip hizmete açılması, turizme önemli katkı sağlıyor.

Bu hamamlar arasında ‘lüks hizmet’ verenler de var, misafirlerini ‘geleneksel tarzda’ ağırlayanlar da. İstanbul’un yanı sıra Ankara, Edirne ve Bursa gibi şehirler de tarihi hamamlarıyla dikkat çekiyor. Sektörün önde gelen isimleri, yerli turistin ilgisinin eskiye oranla azalmasından şikayetçi olsa da tarihi hamamlar yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. İstanbul Hamamcılar Odası'ndan da konuyla ilgili görüş almak istedik ancak ulaşamadık.

"CİRONUN YÜZDE 801 TURİZMDEN"

Ayasofya Hürrem Sultan Hamamı, Kanuni Sultan Süleyman’ın eşi Haseki Hürrem Sultan tarafından, Mimar Sinan’a 16. yüzyılda, 532 yılında yıkılan tarihi Zeuksippos Roma Banyoları’nın bulunduğu yere inşa ettirilmiş. 1911-1912 yıllarına kadar aktif olarak kullanılan hamam, bu tarihten sonra kapatılmış ve işlevi dışında kullanılmış. Hamam, 1987’de elden geçirilmiş ve 2007’ye kadar kamuya ait hah müzesi ve satış mağazası olarak hizmet vermiş. 2007’de Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün aldığı kararla restore edilerek yeniden hamam vasfım kazanması planlanmış.

“Türkiye’nin turizm sektörüne bir yatırım yapma hayalimiz hep vardı” diyen işletme sahibi Mehmet Katipzadeler, bu nedenle hamamın restorasyonuna talip olduklarını söylüyor. Hamamın 2008’de başlayan restorasyon çalışmaları üç yıl sürmüş. Restorasyonda aslına uygun bir yenileme yapılmış. Günün koşullarındaki tarihi hamamları incelediklerini söyleyen Katipzadeler, “Güçlendirme çalışmaları ve oluşturulan konsept için yapılan harcamalarla birlikte restorasyonun tamamlanması yaklaşık sekiz milyon doları buldu” diyor. Hamamda toplam beş hamam paketi ve dört masaj hizmeti bulunuyor. Bunların yanı sıra gelin ve damat hamamı gibi ritüeller de var.

Ayasofya Hürrem Sultan Hamamı’na yerli ve yabancı turistin yoğun bir ilgi gösterdiğini anlatan Katipzadeler, “Tarihi eserlerin yoğunlukta olduğu bir yerde olmamızdan dolayı, pek çok insan yıkanmaya hazır olmasa bile yapıya ve restorasyona hayranlık duyarak içeri girmek istiyor. Özellikle yerli turistin ve İstanbullu misafirlerimizin verilen hizmetle alakalı geri dönüşleri, bize öncüsü olduğumuz tarihi hamamlardaki anlayış değişiminin hata olmadığını gösteriyor” diyor. Hamam, ayda ortalama 2 bin 500-3 bin kişiyi ağırlıyor.

Katipzadeler, “Turizm gelirleri ciromuzun yüzde 80’ini, turizm sezonunun açılmasından sonra daha da fazlasını oluşturabiliyor” diyor. Hamam, natır ve tellak yetiştiren bir okul olmasıyla da dikkat çekiyor.

"TURİZMİ DESTEKLEYEN SEKTÖRÜZ"

İstanbul’un Fatih ilçesinde yer alan Cağaloğlu Hamamı, 1741’de Sultan 1. Mahmut tarafından Ayasofya Camii ve Kütüphanesi’ne katkı sağlaması amacıyla inşa edilmiş. Neredeyse üç asırlık bir tarihe sahip olan eser, Osmanlı dönemine ait barok mimari tarzda yapılan ilk hamam olarak dikkat çekiyor. 1768’de Sultan 3. Mustafa döneminde yaşanan su ve kömür kıtlığı nedeniyle çarşı içinde yeni hamam yapımı faaliyetine son verilmiş, bu da yapının döneme ait son hamamlardan biri olmasına neden olmuş. Eserin, barok üslubu taşıyan mimarisinde Osmanlı mimarisinden farklı özellikler de görülüyor. İşletmeci Osman Yitgin, Cağaloğlu Hamamı’m restore etme ve hizmete açma hikayelerini şu sözlerle anlatıyor:

“Bizden önce işletenlerin hamamı kapatma kararı aldıklarını duyduk. Aklımızda tarihi bir yeri restore ederek hayata geçirme planı vardı. Yaklaşık üç ay tadilat ve temizleme operasyonumuz sürdü.” Yitgin, restorasyon çalışmaları için yaklaşık beş milyon TL'lik bütçe ayırdıklarım da sözlerine ekliyor. Tarihi hamamların, ülke turizmine çok büyük katkı sağladığını ifade eden Yitgin, mayıs ayında hamamda 80 kişilik ‘fine dining restaurant’m servis vermeye başlayacağı bilgisini paylaşıyor. Misafirlerin yüzde 70’ini yabancı, yüzde 30’unu ise yerli turistler oluşturuyor. Ayda ortalama 2-3 bin kişiyi ağırlayan hamamı daha çok kadınlar ziyaret ediyor. Turizmi destekleyen bir sektör olduklarına dikkat çeken Yitgin, “Türkiye’de ve yurtdışında bulunan tüm beş yıldızlı otellerle çalışıyoruz" diyor. Cağaloğlu Hamamı, lansman, konser ve defile gibi etkinliklere de ev sahipliği yapıyor. Tüm natır ve tellaklarına OsmanlI kültürüne uygun eğitim verdiklerini söyleyen Yitgin, “Tüm hizmet, Osmanlı gelenek ve göreneklerine göre servis ediliyor” diyor.

"YERLİ TURİSTİN İLGİSİ AZ"

Tarihi Sultanahmet Şifa Hamamı, İstanbul’un önemli tarihi hamamlarından biri. Hekimbaşı Ömer Efendi’nin kurduğu medreseye gelir sağlaması amacıyla yapılan hamam, bugün de hizmet vermeye devam ediyor. 1715’ten önce inşa edildiği bilinen hamamın işletmecisi Selahattin Yılmaz ve oğlu Nuri Yılmaz. Nuri Yılmaz, hamam işletmeciliğinin aile işi olduğunu söyleyerek başlıyor sözlerine. “Hamamı, dedem 1976’da almış. Tadilatı iki yıl sürmüş” diyen Yılmaz, o tarihten beri hizmet verdiklerini anlatıyor. Tarihi hamamların restore edilip hizmete açılmasının turizme önemli katkılar sağladığım belirten Yılmaz, “Ancak turistler maalesef hamamın ne olduğunu bilmiyor. Öncelikle bunu anlatmamız lazım” diyor.

Yerli turistin hamamlara olan ilgisini de değerlendiren Yılmaz, "İlgi eskiye oranla çok düşük. Sektördeki birçok hamam kapanmaya yüz tutmuş durumda" diyor. Yılmaz, gelin hamamı geleneğinin de azaldığını ifade ediyor. Son zamanlarda Rus ziyaretçilerinin yoğunlukta olduğunu söyleyen Yılmaz, Endonezyalı ve Malezyalı turistlerin de hamam ziyareti yaptığım anlatıyor.

"TARİHİ YAPI RESTORASYONU ZOR"

Nurbânu Sultan tarafından Üsküdar Toptaşı’ndaki Vâlide-i Atik Külliyesi’ne gelir getirmesi için 1584'te Mimar Sinan tarafından inşa edilen Tarihi Çemberlitaş Hamamı, inşa edildiği tarihten günümüze kadar aralıksız hizmet vermesiyle dikkat çekiyor, işletme sahibi Mustafa Bayrak, “Hamam, restorasyon aşamasında kapatılmadı, bölüm bölüm restore edilerek kesintisiz çalıştı” diyor, iki yıl süren restorasyon çalışmalarına yaklaşık iki milyon euro harcanmış. Bayrak, restorasyon çalışmalarında yaşadıkları zorlukları şöyle anlatıyor: “Önemli bir tarihi yapıyı restore etmek oldukça zor ve dikkat isteyen bir iş. Bu yüzden işin uzmanlarıyla çalıştık. Onur Yalçın ve Ali Dereli önderliğindeki mimar restoratör ekibi titizlikle çalışarak hamamın orijinalliğini bozmadan modern olanaklara kavuşmasını sağladı.” Hamamların Türk kültürü açısından önemli olduğunu söyleyen Bayrak, “insanlar, hamamları sadece yıkanmak için değil, kültürel ve sosyal faaliyetler için de kullanıyorlardı. Bu kültürü yakından görmek isteyen turistler için tarihi hamamlar önemli bir uğrak yeri” diyor. Bayrak, hamamların orijinalliğini koruyarak hizmete açılmasının Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından desteklenmesi gerektiğini ifade ediyor. Bayrak, misafirlerinin yüzde 70’inin yabancı turist olduğunu belir tiyor. Hamam, aynı zamanda film ve dizi çekimlerine de ev sahipliği yapıyor. Bayrak, “Hamamımızda Hollywood yapımlarına ev sahipliği de yaptık” diyor.

"KÜLTÜRE KATKI SAĞLIYOR"

Tarihiyle dikkat çeken bir diğer hamam ise Tarihi Vezneciler Hamamı. 1481’de 2. Beyazıt tarafından inşa ettirilen hamam, tarihi boyunca birçok önemli ismi ağırlamış, işletme sahibi Harun Turunç, hamamın 1960’da restore edildiğinden söz ediyor. “Hamam, uzun yıllar amcamız tarafından işletildi. Kendisi yaşlanınca bize devretti. Biz de küçük bir tadilat yapıp devam ettik” diyen Turunç, bu çalışma için 200 bin TL harcadıklarını söylüyor. Tarihi Vezneciler Hamamı, restore edilirken en dikkat edilen nokta tarihi dokuya zarar verilmemesi olmuş. Turunç, titiz bir çalışma yürüttüklerini aktarıyor.

Bu çalışmalardan sonra 2010’da tekrar hizmete açılan hamam, diğer pek çok tarihi hamam gibi daha çok yabancı turistler tarafından ziyaret ediliyor. Tarihi Vezneciler Hamamı, bugüne dek dizi ve televizyon programı çekimlerine ev sahipliği yapmış. Turunç, natır ve tellakları seçerken de titiz davrandıklarını anlatıyor. “Natır ve tellaklarımızı sertifika ve eğitimlerine göre seçiyoruz” diyen Turunç, tarihi hamamların restore edilerek hizmete açılmasının turizmin yanı sıra hamam kültürünün yaşatılmasına da büyük katkı sağladığını ifade ediyor.

İstanbul'daki bazı tarihi hamamlar

1.    Ayasofya Hürrem Sultan Hamamı
2.    Cağaloğlu Hamamı
3.    Tarihi Sultanahmet Şifa Hamamı
4.    Tarihi Galatasaray Hamamı
5.    Tarihi Çemberlitaş Hamamı
6.    Tarihi Vezneciler Hamamı
7.    Tarihi Süleymaniye Hamamı
8.    Çukurcuma Hamamı
9.    Tarihi Çeşme Hamamı
10.    Kılıç Ali Paşa Hamamı
11.    Tarihi Ağa Hamamı
12.    Tarihi Üsküdar Çinili Hamamı
13.    Zeyrek Çinili Hamam
14.    Tarihi Mihrimah Sultan Hamamı
15.    Tarihi Kadırga Hamamı
16.    Tarihi Gedik Paşa Hamamı
17.    Tarihi Hızırbey Hacıkadın Hamamı
18.    Tarihi Valide Atik Hamamı

Türkiye'deki bazı tarihi hamamlar

1.    Tarihi Karacabey H./ Ankara 
2.    Tarihi Şengül Hamamı / Ankara 
3.    Tarihi Eynebey Hamamı / Ankara 
4.    Hacı Hekim Hamamı / İzmir
5.    Küplü Hamam /İzmir 
6.    Tarihi Alibey Hamamı / İzmir 
7.    Tevfik Paşa Hamamı / İzmir 
8.    Hasanbey Hamamı / Bursa 
9.    TahirAğa Hamamı / Bursa 
10.    II. Murat Hamamı / Bursa 
11.    Tarihi Çakmağa Hamamı / Bursa 
12.    Edirne Merkez Saray H. / Edirne 
13.    Mezit Bey [Çukur] H. / Edirne
14.    Tarihi Sokullu Hamamı / Edirne 
15.    Tarihi Balık Pazarı H./Antalya Sefa Hamamı / Antalya 
16.    Tarihi Sekiz Direkli H. / Trabzon 
17.    Damat İbrahim Paşa H. / Nevşehir 
18.    Eski Hamam / Nevşehir 
19.    Ürgüp Şehir Hamamı / Nevşehir
20.    Yalova Kurşunlu Hamamı / Yalova

Ayşe Gül ÜNLÜ / Turist Rehberi ve O.T.C International Seyahat Acentası Müdürü
“Hamamların hayata kazandırılması  öneml”

Evlerimizde modern banyolar yokken temizlenmek için tek seçenek olan hamamların hayatımızdaki yerini iyi anlamamız gerekiyor. Hamamlar, Osmanlı'da sadece temizlik için kullanılmıyordu. Sosyalleşme amacıyla da kullanılıyordu. Dolayısıyla hamama olan bakış açımızı farklılaştırmalıyız. Modern banyolar yüzünden yok olmasına izin vermemeliyiz. Hamamların yeniden hayata kazandırılması çok önemli. Çimeğin, Bali'ye gittiğinizde nasıl ayurvedik masaj yaptırmak istiyorsanız, Türkiye'ye gelince de hamama gitmek ziyaretçiyi bu kültüre yaklaştırıyor.

Ziyaretçilerin ilgisi azımsanmayacak kadar çok. Hatta bu nedenle tarihi hamamların restore edilmesine öncülük eden epey turizm beldesi var. İstanbul'da başkent kimliği nedeniyle çok sayıda hamam yapılmış. Bazısı hala kullanımda, bazısı da ayakta kalmaya direniyor. Hamamlara Avrupa'dan, Amerika Birleşik Devletleri'nden [ABD] ve Uzakdoğu'dan gelenler epey rağbet gösteriyor.

Dr. Halil ONUR / Mimar
“Özgün mimari ve mekanın ruhu yok olmamalı”

Hamamlarda en büyük sorun, yaşam şartlarının değişmesiyle hamam-yıkanma kültüründeki değişim. Günümüzde banyosuz ve sıcak suyu olmayan bir ev düşünemeyiz. Tarihi hamamların yapıldığı dönemlerde ise evlerin çoğunda su dahi yoktu. Hamamlar günlük yaşamın doğal bir parçasıydı.

Sadece yıkanmak amaçlı değil, birçok sosyal amaç için de kullanılıyordu. Bu kullanımlar günümüzde kalmadığı veya şekil değiştirdiği için tarihi hamamların farklı işlevlerle kullanımı, özellikle sosyal ve kültürel amaçlı [sergi-konser-gösteri vb.) turizme kazandırılması uygun.

Uluslararası koruma tüzükleri de özgün işlevini yitiren tarihi yapıların çağdaş işlevlerle kullanımını teşvik ediyor. Ancak bu işlev değişiminde özgün mimari ve mekanın ruhu yok olmamalı. Turistik kullanımlar da tabii ki mümkün. Ama özgün mekanın-kubbelerin-dış ve iç mimarinin geleneksel görünümü kesinlikle bozulmamalı. İstanbul'da birçok hamamın restorasyon projesinde yer aldım. Bunlar arasında Çemberlitaş, Eyüp, Samatya Ağa, Acemioğlanlar, Bakırköy Çarşı, Nişanca Havuzlu, Şengül Hamamları bulunuyor. Bunlardan bazıları iyi uygulandı, bazılarındaki uygulamalar farklı nedenlerle çok başarılı olmadı. Bazıları da proje aşamasında
kaldı.