Genel

Türkiye’de 685 bin birim riskli!

Yapı Denetim ve Deprem Mühendisliği Derneği Başkanı Nazmi Şahin, “Türkiye’de 685 bin riskli birim var ama bina sahipleri yeni denetim yaptırmıyor” diye konuştu.

Yapı Denetim ve Deprem Mühendisliği Derneği Başkanı Nazmi Şahin, “Türkiye’de 685 bin riskli birim var ama bina sahipleri yeni denetim yaptırmıyor” diye konuştu. Arabaların iki yılda bir muayeneye girdiğini belirten Şahin, “Ama vatandaş 10 yılda bir binasının denetimden geçmesini istemiyor” dedi.

Dünya'dan Hüseyin Gökçe'nin haberine göre; İzmir depremi, 2012'de çıkarılan 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un tekrar akıllara gelmesine sebep oldu. Yasadan sonra çıkarılan yönetmeliklerle, Türkiye genelinde il bazında risk haritaları çıkarılırken, 685 bin bağımsız bölüm riskli olarak belirlendi. 

Fakat yıllara yayılan bu çalışma sonrasında, binaların inşaat mühendisleri tarafından yeniden muayene edilmesi çok mümkün olmadı. Bu sebeple dükkanlara yer açmak amacıyla kolonları kesilen binalar da belirlenemedi. Yapı Denetim ve Deprem Mühendisliği Derneği Başkanı Nazmi Şahin, arabasını 2 yılda bir muayene ettiren insanların, oturdukları binaların muayenesine karşı olduklarını dile getirdi. 

Kanun çıktığından bu yana geçen 8 yılda birçok binanın risk analizi yapılırken, bunlardan 685 bin bağımsız birimde risk olduğu belirlendi. Bunların çok küçük bir kısmı kentsel dönüşüm kapsamında yenilenirken, büyük çoğunluğu halen risk taşıyor. Fakat, bu binalarda altına dükkan yapmak için kolonların kesilmesi dahil yapılan işlemler, denetimler oturanlar tarafından izin verilmemesi nedeniyle belirlenemiyor. 

Şahin, vatandaşların maliyetin yüksek olduğunu öne sürerek oturdukları binaları denetlettirmediklerini vurguladı. 

"Aykırı tadilat ortaya çıkar"

Yapım aşamasında iyi mühendis kontrolünden geçen binalarda sıkıntı olmayacağına dikkat çeken Nazmi Şahin, aynı şekilde 50 yıla kadar geçmişi olan binaların da mutlaka yeniden incelenmesi gerektiğine dikkat çekti. 

Başta ekonomik sebepler olmak üzere, kimsenin binasını riskli duruma sokmak istemediğini belirten Şahin, “Bırakın incelenmesini, kimse yapı denetçilerini binasına bile almak istemiyor. Bu noktada artık vatandaşların da elini taşın altına koyması lazım” diye konuştu. Yapı denetçilerinin devlet adına kontrol yaptığını ifade eden Nazmi Şahin, “Asansörler de yıllık bakımdan geçiyor ama binalar incelenmiyor. Öncelikle 10 yılda bir eski binaların kontrol edilmesi lazım. Çünkü bu kontrollerde, binaların kolonları kesilmiş mi? Kirişler deforme olmuş mu? Ortaya çıkıyor. Fonksiyonlarını göz önünde bulundurduğumuzda, çok çok cüzi ücretlerle yapılan bu kontrollere karşı çıkmamak gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.

Başkan Nazmi Şahin, denetimlerin aynı zamanda binalarda ruhsata aykırı tadilatları da ortaya çıkaracağını dile getirdi.

“Plazalarda camların kırılması normal”

İzmir depremiyle birlikte henüz birkaç yıllık olan bir plazanın yüzeyindeki dökülmeler ve camlardaki kırılmalar, yeni binanın da depremden olumsuz etkilendiği yönündeki iddialara sebep olmuştu. Konuya ilişkin konuşan Şahin, plazaların genellikle cam kaplama olduğu için, sismik hareket olan depremlerde camların oynamasının normal olduğunu belirtti. Yapı denetçilerinin binaların yıkılmasını engelleyecek sistemi denetlediğine vurgu yapan Şahin, “Biz demir dökülme aşamasından, demirlerin statik projeye uygun yapılmasına kadar çeşitli aşamalarda denetim yapıyoruz. Beton dökülmeden önce demir döküm tutanağı imzalanıyor. Yani denetçi mühendisin izni olmadan beton dökülemiyor” şeklinde konuştu.

"Deprem Bakanlığı kurulsun"

Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Meclis Başkanı Salih Esen, İzmir depreminin Deprem Bakanlığı ihtiyacını bir kez daha gündeme getirdiğine dikkat çekti. Twitter'dan yaptığı açıklamalar sonrasında, DÜNYA'ya konuşan Esen, “2020 Ocak ayında Elazığ depremi sonrası EBSO kürsüsünden yaptığım konuşmada, ardından İstanbul Sanayi Odası ile EBSO’nun ortak meclis toplantısında bu önerimi dile getirdim. Gündem çok hızlı değişiyor. Bir dahaki depreme yapılması gerekenleri, alınması gereken tedbirleri unutuyoruz” diye konuştu. Esen,şunları kaydetti. 

"Fayların sürekli hareket halinde olduğu ülkemizde Deprem Bakanlığı olmayacak da nerede olacak. Depreme karşı kentsel dönüşümden medet umuyoruz. Oysa, bölük pörçük yetkilerin tek elde toplanması gerekiyor."

"Bakanlıkla ilgili karar almadığımız her gün gecikiyoruz.”

Tunç Soyer, yapı güvenliği ile ilgili yasal düzenleme talep etti İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer de bir açıklama yaparak, yapı güvenliğiyle ilgili yasal bir düzenleme yapılması konusunu gündeme getirmeye hazırlandıklarına vurgu yaptı. İzmir Ulaşım Merkezi’nde yaptığı basın toplantısında deprem sürecinde yaşananları açıklauan Soyer, hasar tespit çalışmalarına ilişkin de bilgi verdi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yürütülen hasar tespit çalışmaları için belediye olarak 131 personel yönlendirdiklerini belirten Soyer, “4 bin 424 binada hasar tespit tamamlandı. 3 bin 903’ünün hasarsız olduğu görüldü, az hasarlı bina 397, orta hasarlı bina 66, ağır hasarlı bina ise 42 olarak belirlendi. 7 bina acilen yıkılmalı” diye konuştu.

200-250 bin riskli bina var Yaşar Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Özgür Eğilmez de "İzmir'de yaklaşık 200 – 250 bin konut var. Yani mevcut yapı stokumuzun durumu iyi değil” dedi.

5 partiden ortak önerge

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) beş siyasi partinin ortak önergesiyle deprem araştırma komisyonu kuruluyor. TBMM Genel Kurulu’nda tüm siyasi partiler, İzmir’de yaşanan deprem başta olmak üzere Türkiye’deki deprem gerçeğinin Meclis eliyle araştırması için komisyon kurulmasını önerdi.. Yapılan görüşmeler sonrasında siyasi partilerin önergeleri birleştirildi ve tek bir önerge haline getirildi. Araştırma komisyonu kurulmasının Meclis Genel Kurulu tarafından kabul edilmesi bekleniyor.

Bankalar kolaylık sağlayacak

Türkiye Bankalar Birliği’nden (TBB) yapılan açıklamada, İzmir’de yaşanan depremle ilgili, “Bankalarımız, depremden doğrudan etkilenen ve gördükleri zarar nedeniyle edimlerini yerine getirmekte zorlanan müşterilere vadesi gelen borçlarının ödenmesinde, ertelenmesinde, yapılandırılmasında gerekli kolaylık ve desteği sağlayacaklardır” ifadesi kullanıldı. TBB’den yapılan açıklamada, “İzmir ilimizde meydana gelen depremde vefat eden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, milletimize ve yakınlarına başsağlığı, yaralananlara acil şifalar diliyoruz.” ifadelerine yer verildi. 

Depremin etkilerinin sınırlı bir alanda kalmasının teselli olduğuna dikkat çekilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:

“Bankalarımız, depremden doğrudan etkilenen ve gördükleri zarar nedeniyle edimlerini yerine getirmekte zorlanan müşterilere vadesi gelen borçlarının ödenmesinde, ertelenmesinde, yapılandırılmasında gerekli kolaylık ve desteği sağlayacaklar. Müşteriler belgelerle bankalarına başvursun."

Riskli binalar güçlendirilerek kurtulabilir!

Türkiye'deki riskli yapı sayısı 153 binden fazla!