Sektörel

TZOB Başkanı: Sektör 6,5 milyon kişiye istihdam sağlıyor!

TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar, sektörlerinin 6,5 milyon kişiye istihdam sağladığını, 62,5 milyar dolarlık hasıla ürettiğini ve 16 milyar doların üzerinde ihracat yaptığını söyledi...

Trabzon Novotel'de düzenlenen TZOB Karadeniz Bölge Toplantısına, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binalı Yıldırım, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Trabzon Valisi Abdil Celil Öz , diğer ilgililer ile ziraat odaları temsilcileri ve üyeleri katıldı. 


Bayraktar, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, TZOB'un 5,5 milyona yakın üyesiyle Türkiye'nin en büyük meslek kuruluşu olduğunu belirterek, "Kendi büyüklüğüne yaraşır şekilde ve hızlı biçimde hizmet ediyoruz. İl ve ilçelerin yüzde 90'ında teşkilat kurduk. 800'e yakın ziraat odamız var. Ziraat odalarımızın yüzde 70'i kendi hizmet binasına sahip. Ziraat odalarımızın yüzde 45'inde tarımsal araç ve makine parkı var. 75 toprak tahlil laboratuvarı kurduk. Ürün işleme, paketleme ve ambalajlama tesislerimiz var. Antalya'da zeytinyağı fabrikası kurduk. Bu fabrikayı zatıalinizin açması bizi ziyadesiyle sevindirir. Odalarımızın bir çoğunda girdi temin mağazaları var. Çiftçimize girdi temin ediyoruz. Soğuk hava depoları kuruyoruz. Bölgenin en büyük soğuk hava depolarından birini Rize'de inşa ediyoruz" dedi.


Kırsal kalkınmayla ilgili 200'e yakın proje yaptıklarını ifade eden Bayraktar, şöyle devam etti:


"Bu projeler karşılığında AB fonlarından aldığımız hibeleri çiftçimizin hizmetine sunduk. Otomasyonu bitiriyoruz. Mevcut altyapımız ve hizmete girecek otomasyon sistemimizle Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımızın çiftçi kayıt sistemine talibiz. Çiftçi eğitimine önem veriyoruz. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımız, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımız, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız, Orman ve Su İşleri Bakanlığımız, Emniyet Genel Müdürlüğümüz, Jandarma Genel Komutanlığımız, Karayolları Genel Müdürlüğümüzle yaptığımız protokoller çerçevesinde çiftçi eğitimi, kadın çiftçi eğitimi, genç çiftçi eğitimi, güvenli traktör kullanımı, tarım BAĞKUR'u eğitimlerini ortaklaşa sürdürüyoruz. Ağaçlandırma seferberliği yürütüyoruz. Ankara'da inşa ettiğimiz eğitim merkezini 3, 4 ay içinde bitireceğiz. Eğitim merkezimizi zatıalinizin açmasını temenni ediyoruz. Ziraat odalarımızda kadın kurulları ve gençlik kurulları kuruyoruz." 


"Hedeflerimiz büyük, sorunlarımızın çözülmesi lazım"


Bayraktar, gıda sektörünün, enerjiyle birlikte dünyanın öncelikli sektörlerinden biri olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:


"Gıda güvenliğini sağlayan ülkeler şanslı olacak. Sadece çiftçileri değil, ülkeleri zenginleşecek. Tarım ülkemizde de önemli bir sektör. Sektörümüz 6,5 milyon kişiye istihdam sağlıyor, 62,5 milyar dolarlık hasıla üretiyor, 16 milyar doların üzerinde ihracat yapıyor. 76 milyon ülke nüfusunu, 35 milyon turisti besliyor. Yapısal sorunlara rağmen, üretimden vazgeçmeyen çiftçimizin hizmetinde olmaktan gurur duyuyorum. Vefakar çiftçimize huzurunuzda şükranlarımı arz ediyorum. Allah onlardan razı olsun.


Hedeflerimiz büyük, sorunlarımızın çözülmesi lazım. Sorunların çözümünü sadece kamuya da bırakamayız. Meslek kuruluşları olarak da çalışmalı, sorunların çözümüne katkı sağlamalıyız. Arazilerimiz parçalanmış, parçalanmaya da devam ediyor. İşletme bazında ortalama arazi büyüklüğümüz 59 dekara inmiş durumda. Bu kadar küçük arazilerde verimli tarımsal faaliyet yürütülemez. TBMM gündeminde olan miras hukukuyla ilgili tasarı yasalaşmalıdır. Konuyla ilgili olarak 9 bölgede Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımız ile ziraat odalarımız birlikte çalışıyor. Miras hukuku değişikliğiyle ilgili bilgilendirme toplantıları yapıyorlar."


"Yağlı tohumların üretiminde patlama olur"


Halen sulanamayan 2,77 milyon hektar alanın sulamaya açılmasının önemli olduğuna dikkati çeken Bayraktar, "Bu alanlar sulamaya açılırsa net ithalatçı olduğumuz ve 3,6 milyar dolar ithalat yaptığımız yağlı tohumların üretimde patlama olur. İthalatçı olmaktan kurtuluruz. Su zengini değiliz. Suyun yüzde 70'ini tarımsal sulamada kullanıyoruz. Bundan dolayı basınçlı sulama sistemleri yaygınlaştırılmalı. Bunun desteklenmesi önemli. Sularımız hızlı bir şekilde kirleniyor. Suları kirletenlere yönelik müeyyideler ağır olmalı. Kim kirletiyorsa cezasını çekmeli" dedi.


Bayraktar, endüstriyel ve kentsel atıkların arıtılmadan suya bırakılmaması gerektiğini dile getirerek,şöyle devam etti:


"Sanayi kuruluşları plansız bir şekilde belli yerlerde yoğunlaştırılmamalı. Plansız sanayileşme, kalitesiz yakıt, yanlış tarım uygulamaları, hava, toprak ve sularımızı kirletiyor. Bartın, Karabük, Kastamonu ve Zonguldak'ta hava kirliliği, Giresun, Ordu, Sinop ve Trabzon'da kentsel ve sanayi atıklardan kaynaklanan kirlilik, Rize ve Samsun'da ise su kirliliği önemli. Karadeniz de kirleniyor. Açık denizlerle bağlantısının kısıtlı olması ve Tuna, Dinyeper, Dinyester, Don gibi büyük nehir havzaları ve bu denize kıyısı olan ülkelerin atıklarının büyük bir kısmının akarsularla taşınması nedeniyle Karadeniz, yıllardır kirlenme sorunuyla karşı karşıya. Uluslararası işbirliği ve sözleşmelerle Karadeniz'deki kirlenmenin önüne geçilmesi gerekir çünkü, balıkçılığımız etkileniyor, ayrıca Marmara Denizi de kirleniyor." 


"Litresi 1 liraya alınan süt, ambalajlanarak 3 katına satılıyor"


Et ve Süt Kurumu'nun kurulduğunu anımsatan Bayraktar, "Kurumun ana statüsünün değiştirilerek faaliyete geçmesini bekliyoruz. Sütte sanayicimiz, bakanımızı da ve bizi de uğraştırıyor. Maliyetin altında çiğ süt almaları üreticimizi zorluyor. Litresi 1 liraya alınan süt, ambalajlanarak 3 katına satılıyor. Gözümüz yok ama 'kazan-kazan' olmalı. Onlar yatırım yaparken, üreticimiz de kazansın, yatırım yapabilsin. Sanayicilerimiz, aralık ayında çiğ süt fiyatlarını belirlerken üretimin geleceğini tehlikeye atmasınlar. Kendi ayaklarına kurşun sıkmasınlar. Türk çiftçisinin ürettiği sütü daha ucuza dünyada bulurum devri bitti" ifadelerini kullandı.


Bayraktar, planlı üretime geçmek zorunda olunduğunu belirterek, "Ekonomik örgütler güçlü değil. Onların bazı işlerini biz yapmaya başladık. Havza bazlı destekleme modelini daha fonksiyonel hala getirelim. Lisanslı depoculuk önemli ve bu nedenle gelişerek devam etmeli. Hizmeti geçenlere teşekkür ediyorum" dedi.


"Karadeniz'in iki önemli ürünü fındık ve çay"


Karadeniz Bölgesi'nin iki önemli ürününün fındık ve çay olduğunu ifade eden Bayraktar, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:


"Çaylıklarımız yaşlı. Yenilenme çalışmaları başladı. Bir an önce çalışmaların tamamlanması gerekiyor. 2012-2013 sezonunda 301 bin 193 ton iç fındık ihracatıyla 1,8 milyar dolar döviz elde edildi. Bu rakam, gıda ve tarım ihracatımızın yüzde 11'inin üzerinde bir oranı oluşturuyor. Doğu Karadeniz'de dekar başına ortalama fındık verimliliği 60-70 kilogram, ülke ortalaması 100 kilogram. Fındık bahçelerinin yaşı 70 ile 100 arasında. Ekonomik ömrünü tamamlamış, küçük parsellerden oluşuyor. Fındık bahçelerimizin de yenilenmesi gerekiyor. Alan bazlı gelir desteği ve alternatif ürüne geçen üreticilere telafi edici ödemeler 2015 yılından sonra da devam etmeli. Bu desteğin devam ettirilmesiyle ilgili alınan karardan dolayı teşekkür ediyorum. Tarımda bütün paydaşların gece gündüz demeden çalışması gerekiyor. Verimli tarım arazilerinin korunması, erozyonun önlenmesi, çölleşmeyle mücadele konuları önemli."


Bayraktar, tarıma yönelik sabit sermaye yatırımının 2014 yılında, bu yıla göre yüzde 9,1 artarak 16 milyar 975 milyon liraya ulaşacağını vurgulayarak, "Kamu sabit sermaye yatırımları içinde tarımın payı yüzde 10,4 iken özel sektörde bu rakam yüzde 3,4'e iniyor. Kamu yatırımlarında aslan payını alamadık. Tarım olarak daha fazla yatırımı hak ediyoruz. Yalnız, iç ve dış talebe uygun, planlı yatırım olmalıdır. Sayın Başbakanım, zatıalinizin katılımıyla gerçekleştirdiğimiz bu toplantı, sektörün sorunlarının çözümü için şans ve fırsattır. İradenize, gücünüze ihtiyacımız var. Oda başkanlarımızın, bu fırsatı en iyi şekilde değerlendireceğine inanıyorum" diye konuştu.


AA