Vergi

Vergi incelemelerinde düzenleme!

Dünya Gazetesi köşe yazarı olan Bumin Doğrusöz vergi incelemelerinde yeni düzenden bahsetti. İşte o haber..

Vergi İncelemelerinde özellikle zamanaşımı süresinin son yılında yapılan incelemelerde hem şekil hataları hem de tebligat sorunları dolayısıyla pek çok sıkıntı yaşandığı, zaten bilinen ve zaman zaman benim de yazdığım bir konudur. Bu sıkıntıların, daha önce değindiğim bir toplantıda Maliye Bakanı Sayın Naci Ağbal’a aktarılmasının da etkisi ile bu konuda yine Sayın Bakan imzası ile yayımlanan bir İç Genelge bazı düzenlemeler yapılmıştır.


Vergi Denetim Kurulu 2017/1 sayılı İç Genelgesi olarak isimlendirilen 27.4.2017 tarihli bu genelge metni kurulun web sayfasına henüz konulmamıştır. Aslında ben de bu İç genelgeyi Sözcü Gazetesi'nin mali konulardaki yazarı Dr. Nedim Türkmen’in bir yazısı ile öğrendim. Rica ettim, sağ olsun gönderdi. Ben de mükellef haklarını yakından ilgilendiren bu iç genelgeyi, vergi mahremiyeti kapsamına girmediğinden her halde mükelleflerden gizli olamaz diye, sizlere duyurayım istedim.


İç genelgede önem taşıyan konular şöylece sıralanabilir. Her bir konu itibarile görüşlerimi de aralara yazdım.


- “Vergi incelemelerinin ve inceleme sonrasındaki idari işlemlerin süresinde tamamlanabilmesi amacıyla, iade talepleri ile adli makamlardan gelen inceleme talepleri ve tarh zamanaşımının son yılının haziran ayından sonra kayıtlara intikal eden ihbar ikramiyesi talepli ihbarlar hariç olmak üzere, tarh zamanaşımının son yılında yürütülen vergi incelemelerine ilişkin görevlendirmeler en geç içinde bulunulan yılın Haziran ayı sonuna kadar yapılacaktır.


(Bu düzenleme idarenin iç işleyişi ile ilgili olup, idarenin takdir yetkisi içerisindedir. Özellikle zamanaşımı sürelerinin sonuna doğru iş yükü altında boğulan vergi müfettişlerini bir hayli rahatlatacaktır.)


- “Vergi Usul Kanunu'na göre defter tutmak mecburiyetinde olanlar, tuttukları defterler ile vesikaları, ilgili bulundukları yılı takip eden takvim yılından başlayarak beş yıl süre ile muhafaza etmeye mecburdurlar. Dolayısıyla takdire sevk işlemi yapılan mükellefler hakkında bu süre dolduktan sonra incelemeye başlama tutanağı düzenlenmeyecektir”.


(Ancak bu düzenleme, özellikle vergi suçlarında zamanaşımı süresinin sekiz yıl olduğu dikkate alındığında, idare nezdinde sıkıntı yaratabilir.İç Genelgede bu husus bir istisnai durum olarak yer alabilirdi. )


- “Tarh zamanaşımının son yılında yürütülen vergi incelemeleri, raporun en geç, içinde bulunulan yılın ekim ayının son gününe kadar vergi dairesi kayıtlarına girmesi sağlanacak şekilde, incelemeye başlanılan birim bünyesinde tamamlanacaktır. Diğer taraftan ilgili birimlerde başlanılan ve o yılın sonu itibarıyla tarh zamanaşımına uğrayacak dönemlere ilişkin vergi incelemeleriyle ilgili olarak takdire sevk işlemi de yapılmayacaktır.”


(Bu düzenleme de VUK düzenlemeleri karşısında tartışılabilir. Ancak zamanaşımının son günlerinde inceleme elemanlarının talebiyle yapılan takdire sevk işlemleri yoluyla zamanaşımı hükümlerinin idare tarafından dolanılmaya çalışılmasını ve idarenin yargıda kaybettiği pek çok ihtilafı ortadan kaldıracak olması açısından, bu düzenleme önemlidir.)


- “Haksız iadenin geri alınması veya indirimin reddi gibi tarhiyat gerektiren ancak matrah veya matrah farkı takdiri niteliğinde olmayan işlemleri içeren konular hiçbir surette takdir komisyonlarına sevk edilmeyecektir.”


(Bu düzenleme yerleşik yargı kararları karşısında son derece önemlidir ve idarenin aleyhine sonuçlanan pek çok gereksiz ihtilafı da ortadan kaldıracaktır)


- Devam eden vergi incelemelerinde, nezdinde inceleme yürütülen gerçek kişilerde kendisi, tüzel kişilerde kanuni temsilcisi, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde ise bu teşekkülleri idare edenler tarafından hazırlanan imzalı bir muvafakatnamenin verilmiş olması şartıyla, 3568 sayılı Kanun kapsamında yetkisi bulunan meslek mensupları ile avukatlar veya mükellefler tarafından belirlenen diğer kişilerin, mükellefle birlikte veya mükellef olmaksızın vergi incelemesini yürütenlerle inceleme ile ilgili olarak görüşmesi, bilgi ve belge sunması mümkün olup, muvafakat verilen bu kişilerden ayrıca resmi vekâletname istenmeyecektir. Söz konusu muvafakatname için özel bir şekil şartı aranmayacaktır. Bu muvafakatnamenin vergi incelemesini yürütenlerin huzurunda düzenlenebilmesi veya öncesinde düzenlenerek inceleme elemanına ibraz edilmesi mümkündür. Söz konusu muvafakatname, yalnızca yürütülen inceleme sürecine ilişkin hüküm ifade edecek, herhangi bir temsil veya vekâlet yetkisi verildiği anlamına gelmeyecektir. Dolayısıyla inceleme tutanakları ancak mükellefle ve/veya kanuni temsilcisiyle birlikte imza altına alınacaktır.


(Bu düzenleme de son derece yerindedir)


Bu iç genelgenin uygulamaya etkilerini ise izleyip göreceğiz.