Genel

Yao Lu, inşaat atıklarının fotoraflarını çekip sergi açtı

çinli fotoğrafçı Yao Lu'nun, geleneksel çin resimlerinden aşina olduğumuz büyüleyici manzaraları görüntülediği fotoğrafları İstanbul Modern'de sergileniyor. Yalnız bir farkla; Lu'nun manzaraları aslında inşaat atıklarından ve çöplerden ibaret

çin'de bir sanatçının, başka bir usta sanatçıyı taklit etmesi, eserlerini onunkine benzetmeye çalışması hiç de ayıplanacak bir şey değilmiş. Bizde bu tür durumlarda 'esinlenme' bile yadırganırken, bizim 'çalma' olarak gördüğümüz fiil orada saygıyla karşılanırmış. çünkü söz konusu olay, ustanın yolunda gitmek, tekniği geliştirmek için bir bilenden faydalanmak biçiminde yorumlanırmış. Hatta zaman zaman kopya orijinalinden daha iyi bulunurmuş. İstanbul Modern'de geçtiğimiz hafta sergisi açılan çinli fotoğrafçı Yao Lu'nun, klasik çin resminin önemli sanatçılarının eserlerine kopya kadar benzeyen fotoğrafları da beğeniyle karşılanmış.

Fakat çin'in geleneksel resimlerden aşina olduğumuz doğası, bulutların arasından yükselen gizemli dağları, gökyüzünden dökülürcesine akan görkemli şelaleleri, anıtsal ağaçları Lu'nun fotoğraflarında bir tür protestoya dönüşmüş. Biraz dikkatli bakınca, ilk anda gözünüze çarpan doğal güzelliklerin aslında inşaat atıklarını, çöpleri gösterdiğini fark etmeniz zor olmuyor.

Üniversitede resim eğitimi gören Lu, 2000'de diplomasını aldığında bir süre Pekin'deki bir günlük gazetede çalışmış, ardından Avustralya'ya gidip fotoğrafçılık alanında yüksek lisans eğitimi görmüş. 2008'de BMW - Paris Photo çağdaş Fotoğraf Ödülü'ne değer bulunduğundaysa ünü çin sınırlarını aşmış. Sanatçı, İstanbul Modern'de sergilenen fotoğraflarının fikrinin resim okuduğu yıllara kadar uzandığını söylüyor. Hayata geçmesi ise 2008'deki Pekin Olimpiyatları sırasında gerçekleşmiş; 'Uzun yıllardır çin'in her yerinde inşaatlar sürüyor, Olimpiyatlara hazırlanılırken Pekin'in her yerini inşaat atıkları kaplamıştı. Toz kalkmasın diye çoğu zaman yeşil, bazen de siyah renkli bir örtüyle kapatılıyordu. Yalnızca Pekin'de değil, bütün büyük şehirlerde bu artık alışılmış bir görüntü. Bu manzaralarla klasik resimlerdeki manzaralar arasında ilişki kurmanın iyi bir fikir olduğunu düşündüm.'

DOĞAYI BOşžVEREN AKLIN ELEşžTİRİSİ

Burada çin'de yaşayanlar için bu inşaat yığınlarının artık hayatın ayrılmaz bir parçasına dönüşmesinden öte bir anlama sahip olduğunu belirtelim. çin'in popüler sanat eleştirmenlerinden Gu Zheng durumu şöyle anlatıyor;   'çirkinliği gizleyen, tozu ve hırsızlığı engelleyen yeşil örtülerin oluşturduğu yığınlar çağdaş çin'in yeni simgesi. Böyle örtülerle kaplı tepelerin ve yığınların olmadığı bir kent göze sıra dışı, tuhaf, güvensiz ve güvenilmez görünür; bu durum kentin canlılıktan yoksun olduğunu, iktidar ve güç odakları tarafından görmezden gelindiğini gösterir. Kısacası gelişmemiş bir kent modernleşme sürecine girmemiştir, bir başka deyişle geleceği yoktur.'

Lu, geniş alanlara yayılmış inşaat atıklarını, molozları, çöpleri fotoğrafladıktan sonra dijital fotoğraf teknolojisi yardımıyla görüntüleri büyütmüş, bulutlarla, çağlayanlarla, tapınaklarla süsleyip kendi manzaralarını yaratmış. Az önce bahsettiğimiz gibi, Lu'nun eserlerinin eleştirel bir boyutu var; insanı ve doğayı dikkate almadan hızla büyümeyi hedefleyen bir aklın eleştirisi... Bu aklın 1978'e kadar uzandığını söylüyor. çin Komünist Partisi'nin tüzüğünde şöyle bir durum tespiti yer alıyormuş; 'Mevcut aşamada, çin toplumunun esas çelişkisi, halkın sürekli artan maddi ve kültürel ihtiyaçlarıyla üretim seviyesinin düşüklüğü arasındaki zıtlıktır.' Bu kaygı ekonomik istatistiklerden kaynaklandığı için resmi anlayış açısından, havası ve suyu temiz, tahrip edilmemiş bir doğa söz konusu 'halkın maddi ihtiyaçları' arasında hiç yer almamış. Lu, çinli yöneticilerin toplumun sağlığı için çevrenin sağlığının da önemli olduğunu, ancak son yıllardaki büyük doğal tahribatların ardından kabullendiklerini söylüyor.
Yao Lu'nun fotoğraflarını 22 Mayıs'a kadar görebilirsiniz.

çin'in ilk fotoğraflarını çeken İngiliz, İstanbul'dan yola çıkmıştı

çin çağdaş sanatının, hayata geçirilen yeni fikirlerle bir süredir dünya genelinde yakaladığı çıkışta fotoğrafın payı büyük. Lu, çağdaş sanatta gelenekle kurulan bağların kuvvetli olduğunu belirtirken,   çin fotoğrafçılık tarihinin İstanbul'la da ilişkisi bulunduğunu söylüyor. Hikaye şöyle; 1840'larda İstanbul sokaklarında fotoğraf çeken İngiliz James Robertson, 1853'te işlerini ilerletip Pera'da bir stüdyo açar. 1854'te Kırım Savaşı'nı görüntüler. 1860'ta ise İkinci Afyon Savaşı'nı çekmek için işini arkasında bırakıp çin'e gider. Robertson'un fotoğrafları çin'de   çekilmiş ilk fotoğraflardır.
Akşam/EYÜP TATLIPINAR