Mimarlık

Erdoğan, Mitterrand'a karşı!

Profesör Doktor Ahmet Vefik Alp Başbakan Recep Tayyip Edoğan ile Fransa eski Cumhurbaşkanı François Mitterannd'ı karşılaştırdı. Alp, "Başbakan’a destek çıkmak istiyorum." dedi...

Başbakanımız İstanbul ana planında bulunmayan, kimi kesimlere göre bazıları şehircilik ilkeleriyle bağdaşmayan, bazıları da bilim ve sanatla uyuşmayan birçok büyük projeyi İstanbul için öngörmektedir. Boğaziçi’ nin kuzeyine 3. Köprü ve Kuzey Marmara Otoyolu, Trakya tarafında ihalersi rekor bedelle sonuçlanan 150 milyon yolcu kapasiteli 3. Uluslararası Havalimanı, Boğaziçi’ni yedekleyecek Kanal İstanbul, Çamlıca Tepesine 30.000 kişilik Cami Külliyesi, Harem-Haydarpaşa sahiline Olimpiyat Stadyum, Taksim Gezi Parkı’nda Topçu Kışlası’nın AVM ve ‘rezidans’ olarak yeniden inşa edilmesi bunlardan bazılarıdır.

 

Başbakan’ımızın sermimarlığı üstlenerek özellikle İstanbul için getirdiği bu projeler bazılarının tepkisini çekmiş, ‘bu diktatörlüktür, Sn Başbakan kendi işleri ile uğraşsın, terörü bitirsin, bu işleri uzmanlara bıraksın, bu gibi projelerde halkın görüşü de alınsın, geniş konsensüs sağlansın’ şeklinde çığlıklar etrafı sarmışsa da Başbakan bunlara prim vermemiş, yoluna devam etmiştir.

 

Gerçekten, monarşik rejimlerde tiranlar, krallar, sultanlar, padişahlar, imparatorlar, firavunlar ve benzerleri egemenlik dönemlerinin ihtişamını muhteşem camiler, kiliseler, Tac Mahaller, saraylar, piramitler, anıtlar inşa ettirerek sonsuzluğa taşımışlardır. Ancak Türkiye hukukun üstünlüğünü benimsemiş, demokratik rejimi kabul etmiştir. Böyle bir ülkenin Başbakan’ı yukarıda saydığım monarklar gibi davranabilir mi ?


Bu noktada ben Sn. Başbakan’a destek çıkmak istiyorum. Düşünülenin aksine sadece dikta dönemlerinde değil, tam demokratik rejimlerde de güçlü bir siyasi otorite liderinin bal gibi başmimarlığı üstlenebildiği ve olumlu veya olumsuz izler bırakabilecek projeler yaptırdıkları bir vakıadır. Bunun en çarpıcı örneği Avrupa’nın en demokrat ve katılımcı ülkelerinden Fransa’da 1981-1995 yılları arasında iki dönem cumhurbaşkanlığı yapan François Mitterrand dır. Makamda 14 yıl kalan Mitterrand bizzat başlatıp götürdüğü Paris projeleri arasında Seine Nehri’nin üstüne doğru fırlayan Mimar Paul Chemetov’ un tasarladığı Maliye Bakanlığı (1988), zemin altında ilave alan elde etmek üzere Louvre Müzesi’nin avlusunda Çin asıllı Amerikalı mimar I. M. Pei ye hazırladığı giriş Cam Piramit (1989), yine Seine Nehri kıyısında ünlü Fransız mimar Dominique Perrault’ un çizdiği Milli Kütüphane (1995) binaları gelir. Resimlerini eklediğim ve bizzat gidip gördüğüm bu binalardan Louvre Piramidi’ni ‘çok çok başarılı’, Milli Kütüphaneyi ‘çok başarılı’, Maliye Bakanlığı’nıda ezici ve uzun kitlesi nedeniyle çekinceli olmak kaydı ile ‘başarılı’ olarak değerlendirebilirim. Sn. Mitterand ile Sn. Erdoğan arasındaki tek fark Cumhurbaşkanının sol ve Başbakan’ımızın sağ ideolojiden olmalarıdır.


Şimdi sakın ‘AVA Hoca Çevre ve Şehircilik Şurası Danışma Komisyonu Başkanlığı’ na atandı, Başbakan’a yağlama yıkama yapıyor’ şeklinde düşünmeyiniz. Birincisi, mesleki inançlarımı çiğneyip kafama yatmayan bir projeye destek vermediğim ve önerilen birçok projeye çekince koyduğum takip edenlerim tarafından bilinir, basında da kayıtlıdır. İkincisi, geçtiğimiz Aralık ayında bir yıllığına başkanlığına atandığım Danışma Komisyonu’nun beş aydır daha ilk toplantısını yapamadığına göre bu açıdan da bir sıkıntım olmadığı aşikardır.

 

Netice-i kelam: Güçlü siyasi otorite liderlerinin isimlerini sonsuzlaştıran anıtsal eserler yaptırmaları çağdaş ve katılımcı demokrasilerde de bal gibi oluyor: Yeter ki yer seçimi ve proje doğru olsun. Bir yılda iki uluslararası ödül* kazanan ‘Taksim Cumhuriyet Camii’ projem için henüz ‘başla’ talimatı vermemiş olsa bile bu konularda Sn. Başbakan’ın çok eleştirilen tavrını ben şahsen yadırgamıyorum. Ancak kendilerinden bir dileğim var: Proje fikirleri genelde güzel ve faydalı olabilir. Ancak her birinin şehre, çevreye, kültüre ve doğaya ne verip ne aldığının muhasebesi yapılmalı, bunun içinde yetkin ve deneyimli kadrolarla çalışmalı, yanına her dediğine ‘haklısınız’ demek durumunda olan, demez ise de koltuğundan olabilen bakan, başkan, danışman ve müdürlerine ilaveten her koşulda çekinmeden objektif fikir söyleyebilecek uzmanları da almalı...

 

*UIA Union Internationale des Architectes, 1.Ödül,  Sofya, Mayıs 2012

*IDA International Design Awards, 2. Ödül, Los Angeles, Mayıs 2013

Prof. Dr.  Ahmet  Vefik  Alp

Y. Müh. Mimar  Kentbilimci

 

(yazının bir bölümü 06 Mayıs Sabah Gazetesi, Dilek Güngör tarafından yorumlanmıştır)