Sektörel

Araplar konut sektörüne güveniyor!

Araplar, İspanya, ABD’de konut sektörüne yatırım yaptılar… Yatırımları karşılığı beklediklerini alamayıp kaybettiler..

Araplar, İspanya ve ABD’de konut sektörüne yatırım yaptılar… Yatırımları karşılığı beklediklerini alamayıp kaybettiler.. Dubai’de ticaret yapmak, ABD’de iş ve gösteriş yapmak, İspanya’da keyif için bulunan Araplar İstanbul’a ise sadece yatırım amacıyla gelmiyorlar, kar elde etmeyi bekliyorlar ama asıl neden Araplar İstanbul’a adeta sığınmak istiyorlar sanki… 

Dünya derin bir değişim ve dönüşümün eşiğinde… ABD’de derin bir emlak krizi yaşandı.. Yüz binlerce kişi evsiz kaldı…Bugün yaklaşık 50 milyon kişinin açlık sınırında olduğu haberlerini okuyoruz… 20 eyalette ABD’den ayrılmak için 100 bin imza toplanıyor… CIA başkanının istifasında “kadın işi” sadece “sunulan” bir nedendir … ABD kendi içinde derin hesaplaşmalara gidiyor… Bundan sonra enerjisinin çoğunu kendi içine ayıracak… 

Avrupa’da da durum farklı değil… İspanya’da şehirlerin çevrelerine yapılan konutlarda “incin” top oynuyor. İçine oturulmadan konutlar eskimeye yüztutuyor... Bankaların elinde konut stoğu oluştu. Konutunu kaybedenlerden intiharlar başladı... Hergün polisle vatandaş arasında konutu kaptırmama meydan savaşları yaşanırken, hükümet 2 yıl konuta icra getirmeme kararı alıyor… Konuttaki fırsat ve uygun kredilerden dolayı, Güney Amerika, Avrupa ve dünyanın değişik yerlerinden insanlar İspanya’dan yaklaşık 2 milyon konut alıyor.. Sonuç ise tam bir hüsran.. İspanya’da da ABD’deki gibi yine, bankalar aynı rolü oynadı… Sonuçta İspanyollar ve onlara güvenip konut alanlar kaybetti…

Dubai’de ise durum biraz daha farklı. “Dubai World”ün sahibi Şeyh Maktum petrolsüz Dubai’yi, turizm, ticaret ve gayrimenkul merkezi yapmak istiyor... Ve  şahsi servetini ortaya koyuyor… Dubai, çölün ortasında bir balıkçı kasabası iken, bugün denizin ortasına taşıma toprakla inşa edilen palmiye adaları, yedi yıldızlı otel Burj el Arab, dünyanın en yüksek binası Burj Dubai, içinde kayak pistleri olan alışveriş merkezleri ve lüks gökdelenleriyle anılıyor… Dünyanın önde gelen mimarları birbirinden ayrı mimari projelerini Dubai’de denediler... 2009 dünya krizinde Dubai emlak piyasası ciddi zarar görüyor ama 2012 yılında yeniden toparlanıp yükselişe geçiyor.

13 Ocak 2012 Milliyet Gazetesindeki bir haberi birlikte okuyalım “Barclays Capital isimli İngiliz yatırım firması tarafından yapılan araştırmada dünyanın en yüksek binalarının büyük finans krizlerine yakın zamanlarda inşa edildiği tespit edildi. Örneğin, Empire State Gökdeleni 1930'larda Amerikan ekonomisine damgasını vuran Büyük Bunalım yaklaşırken inşa edildi. Şu an dünyanın en yüksek binası olan Burç Halife ise Dubai'deki mali durgunluğunun hemen önce inşa edildi. “... İngiliz yatırım şirketinin yaptığı araştırma ABD, Dubai ve İspanya örneğini doğruluyor…

İstanbul’da aynı durum var.Hızlı bir gökdelenleşme.. Dikine büyüme… Gayrimenkul sektöründe yoğun bir hareketlilik…Herg ün yeni bir proje lansmanı… Yabancı yatırımcıların ilgisi… Yine yabancı finans şirketlerinde bir hareketlilik… 

Ama İstanbul konut sektöründe Dubai ve İspanya’daki gibi ağır bir kriz olmaz.. Hem kullanılan inşaat malzemelerinin yerli olup, cari açık oluşturmayacağı hem de İstanbul’un dünya insanı üzerinde pozitif bir psikolojik algıyı oluşturması nedeniyle olmaz…

Batının sönen değerler yıldızı İstanbul’da yeniden parlıyor… Dünyada varolan, korku, kaygı ve endişenin kaynağı ekonomik kriz değildir aslında.. Ekonomik kriz bir sonuçtur.. Avrupa ve ABD’nin sunduğunu söylediği sosyal adalet, eşitlik ve demokrasi gibi kavramları kullanıp, her şekilde kredi batağına çekilen halk kendi değerlerine güvenmez oldu… 

İstanbul tarihi misyonuna uygun olarak dünyanın her tarafından insanları çekiyor. Özellikle de Arapların gözü İstanbul’da… Avrupa ve ABD’de “kredi kartı” ve zayıflayan “emeklilik sistemi” dışında elinde bir güvencesi olmayan insanların giderek derinleşen çaresizliği karşısında, İstanbul, “zekat”, “sadaka”, “vakıf”,”yardım”, “hak/hukuk”, “hoşgörü” gibi kavramları ile tüm dünyaya umut vererek yükseliyor… 

Saygılarımla,

Abdullah Çiftçi

www.abdullahciftci.com