Kentsel Dönüşüm

Büyük dönüşümde yeni dönem başlıyor!

Kentlerin dönüşümü seferberliği başlıyor. Beş yılda 1.5 milyon konut dönüştürülecek. 100 bini İstanbul’da olmak üzere her yıl 300 bin konut yenilenecek. Yalıtımdan mobilyaya inşaatla ilgili tüm sektörler umutlu...

Kentsel dönüşüm seferberliğinin yeni yol haritası belli oldu. Yeni dönemin startım geçtiğimiz günlerde Çevre ve Şehircilik Şakanı Murat Kurum verdi. “ Yerinde, gönüllü ve hızlı dönüşüm” olmak üzere “üç ilke” çerçevesinde gerçekleştirilecek Kentsel Dönüşüm Eylem Planı ile acilen beş yılda 1.5 milyon konut dönüştürülecek. 100 bini İstanbul’da olmak üzere her yıl 300 bin konutun dönüşümü yapılacak. 2023’e kadar Toplu Konut idaresi Başkanlığı (TOKİ) eliyle yılda en az 30 bin olmak üzere beş yılda toplam 150 bin konutun dönüşümü sağlanacak. Para Dergisi'nden Hülya Genç Sertkaya'nın haberine göre; Taşkın, heyelan ve sel riski taşıyan alanlardaki yapılar, yeni yerleşim alanlarına taşınacak. Yeni hibe, teşvik ve kredi imkânlarıyla kentsel dönüşümde finansman desteği sağlanacak. Türkiye genelinde dönüştürülmesi gereken 6.7 milyon konutun yenilenmesi 20 yılda tamamlanacak.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, 12 Eylül itibarıyla yıl içerisinde temeli atılan konutlarla birlikte 25 bini İstanbul’da olmak üzere tüm Türkiye’de 65 bin konutluk kentsel dönüşüm projesini başlattıklarını açıkladı. Bugüne kadar kentsel dönüşüm kapsamında tüm Türkiye’de, toplam 152 bin konutun ihalesinin yapıldığını, 115 bin konutun tamamlandığını vurgulayan Kurum, “Hâlihazırda, Üsküdar’da bin 849 Esenler’de 8 bin, Gaziosmanpaşa'da 4 bin 748, Kâğıthane’de 850, Zeytinbumu’nda 713, Bağcılar’da bin 15 olmak üzere, İstanbul’un 'birçok ilçesinde kentsel dönüşüm konutları üretiyoruz” dedi.

“22 milyon kişi artık güvenli konutlarda oturuyor''

2012'den bu yana 53 ilde ilan edilen 281 alanda kentsel dönüşüm çalışmaları sürerken, riskli alanlarda ve yapılarda toplamda 1 milyon 166 bin bağımsız birim dönüşüm kapsamına alındı. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'un açıklamalarına göre, kentsel dönüşüm projeleri kapsamında toplam 11 milyar TL kaynak kullanıldı. Yeni yapı denetim sistemiyle bugüne kadar yaklaşık 5 milyon 500 bin bağımsız bölümün bulunduğu 730 bin bina denetlendi. Hala inşaatı süren, 3 milyon bağımsız bölümün bulunduğu 393 bin binanın denetimi ise devam ediyor. Bakan Kurum, bugüne kadar yapılan denetimlerle, yaklaşık 22 milyon vatandaşın depreme dayanıklı konutlarda güven içinde oturmasını sağladıklarını açıkladı. Devam eden inşaatların da tamamlanmasıyla bu rakamın, nüfusun yüzde 45‘ine, yeni 35 milyona ulaşacağını kaydetti.

MİLYARLARCA LİRA TASARRUF

İş dünyasına göre Kentsel Dönüşüm Eylem Planı depreme dayanıklı, kaliteli, kontrollü ve planlı yapılaşma noktasında yeni bir dönem başlatacak. Eski ve risk altındaki konutların yerini yeni, güvenli, sağlıklı ve enerji verimli yapılar alacak. Kentsel dönüşümde yeni dönem başta inşaat olmak üzere gayrimenkulden çimentoya, demir-çelikten alüminyuma, beyaz ve elektronik eşyadan yalıtıma ve mobilyaya birçok sektöre canlılık getirecek. Konut kredi faizlerinin aşağı yönlü hareket ettiği bir dönemde, kentsel dönüşüm çerçevesinde yapılması planlanan yeni konutlar ve yeni projeler, inşaat ve alt sektörlerin hızla toparlanmasını sağlayacak. Isı, su, ses ve yangın yalıtımı uygulamalarıyla milyarlarca TL’lik tasarruf sağlanacak.

İstanbul’da geçen hafta art arda yaşanan 4.6 ve 5.8 şiddetindeki depremler, “Büyük İstanbul depremini tetikler mi?” endişesi yarattı. Başta İstanbul olmak üzere yüzde 66’sı deprem riskli alanlarda yer alan Türkiye’nin depreme ne kadar hazırlıklı olduğu sorusu gündemdeki yerini aldı. Son bir asırda büyüklüğü 6 ve üzeri olan 56 deprem yaşayan ve 80 binin üzerinde vatandaşını kaybeden Türkiye’de, kentsel dönüşüme duyulan ihtiyaç bir kez daha gündeme geldi. Para Dergisi olarak biz de kentsel dönüşümde yeni dönemin detaylarını ve sektörlerin kentsel dönüşümden beklentilerini ele aldık.

YERİNDE, GÖNÜLLÜ VE HIZLI

Kentsel dönüşümün temel ilkelerinden biri yerinde dönüşüm olacak. Herkes kendi mahallesinde, çevreden kopmadan dönüşüme katılacak. Kentsel dönüşümde gönüllülük esas olacak. Vatandaşın rızası olmayan hiçbir kentsel dönüşüm projesi hayata geçirilmeyecek. Üçüncü ilke ise hız olacak. Yapılan mevzuat düzenlemelerinin de katkısıyla kentsel dönüşüm uygulamaları hızla tamamlanacak. Sekiz eylemden oluşan Kentsel Dönüşüm Eylem Planı, deprem riski altındaki yapıların ve alanların, sel ve heyelan riski altındaki alanların, tarihi kent merkezleri ve meydanların, sanayi alanlarının taşınması ve dönüşümü olmak üzere dört ana başlıkta gerçekleştirilecek.

Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkam Fatma Şahin kentsel dönüşümde gönüllülüğün önemine dikkat çekti. Kentsel dönüşüm çalışmaları çerçevesinde geçen dönem sanayi sitesi içinde kalan bir köyü kaldırdıklarını söyleyen Şahin, “Köy sanayiden rahatsızdı, sanayi de büyümek istiyordu. Gönüllülük esasıyla hareket ettik. Kentsel dönüşümde etki analizlerine bakıldığı zaman tek tip çalışıldığında insanların mutsuz olduğu görülüyor. Bu nedenle vatandaşa ne istediklerini sorduk. Paramı istiyorum diyorsa parasını, arsa isterse arsasını veriyoruz. Ev istiyorsa konut yapıyoruz. İnsanlara seçenek sunduğunuzda hiç kimse mahkemeye gitmeden gönüllü bir şekilde dönüşümün içine giriyor. Hiç kimse mahkemeye gitmeden 100 milyon TL bütçeli kentsel dönüşüm yapıldı. O bölge şu anda küçük sanayiye dönüştü” dedi.

TOKİ'den büyük indirim kampanyası

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Toplu Konut İdaresi (TOKİ] Başkanlığı tarafından borcunu erken ödeyip tapusunu hemen almak isteyen konut ve işyeri alıcılarına yönelik her yıl yapılan indirim kampanyasının İkincisi başladı. Bu yıl İkincisinin düzenlendiği kampanyada peşin ödemelerde yüzde 22 oranında indirim yapılacak. İndirim kampanyasından bütün borç bakiyesini kapatamayacak vatandaşlar da yararlanabilecek.

Borcun tamamını kapatamayacak vatandaşlar borç bakiyesinin yüzde 25'inden az olmamak şartıyla yaptıkları peşin ödemelerde yüzde 22 indirim kampanyasından faydalanabilecek. Kampanyadan yararlanmak isteyen konut ve iş yeri alıcıları 23 Eylül-18 Ekim tarihlerinde ilgili bankaya başvuruda bulunabilecek. Bu tarihten sonra yapılacak borç kapatmalarında söz konusu indirim oranından yararlanılması mümkün olmayacak. İndirim uygulaması kapsamına alınan projelerdeki konut ve iş yeri alıcılarının başvuru tarihi itibarıyla TOKİ'ye ödemekle yükümlü oldukları aidat, emlak vergisi gibi herhangi bir borcunun bulunmaması gerekiyor. Kampanyadan, satışları 2018 yılı Haziran ayı sonuna kadar gerçekleştirilmiş ve geri ödeme taksiti 2018 yılı Haziran ayı sonuna kadar başlamış olan konut ve işyerleri sahipleri yararlanacak. Taksit sayısı 12 ay ve daha az kalan projeler indirim kampanyasına dâhil edilmedi. Kampanyadan faydalanmak isteyen konut ve işyeri alıcıları, gayrimenkul satış sözleşmesini imzalamış oldukları aracı bankalardan konut kredisi kullanabilecek.

Fatma ŞAHİN / Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı

  

“Belediyeler doğru proje üretsin''

Kentsel dönüşüm, göç alan büyük şehirler başta olmak tüm şehirler için çok önemli. Bunlar, çok yüksek bütçeli projeler. Yerel idarelerin tek başına altından kalkabileceği işler değil. Burada verilen destekler büyük önem taşıyor. İller Bankası aracılığıyla belediyelere verilecek 4 milyar TL'lik dönüşüm kredisi ve yüzde 50'ye kadar kredi finansmanında hibe desteğinin sağlanması gibi hayata geçirilecek doğru modeller, dış kaynaklar, uzun vadeli krediler çok önemli. Her belediye doğru proje üretmeli, kaynağı doğru kullanmalı. Kentsel dönüşümde çok başarılı modeller olduğu gibi çok başarısız modeller de var. Ülkemizde nereden baksanız 20 yıllık kentsel dönüşüm arşivi ve geçmişi oluştu. Doğru model hangisi? Kendinden dönüşümü, gönüllü dönüşüm nasıl sağlamalıyız? Bütçelemeyi nasıl planlamalıyız? Bu süreçler iyi yönetilmezse altından kalkılmaz hale dönüşen yeni sorun alanları oluşuyor. Onun için etki analizleri iyi yapılmalı. Doğru model uygulanmalı, çeşitlendirilmeli. Kentsel dönüşümde gönüllülük esas alınmalı. İnsanı merkezine alan, yatay mimari ve modern şehircilik ilkelerine uygun, kültür, sağlık, eğitim, sosyal donatı alanı, yeşil alan gibi insanların ihtiyaçlarını karşılayan, insanca yaşamı sağlayacak bütün faktörler düşünülerek kentsel dönüşüm planlaması yapılmalı.

KENTSEL DÖNÜŞÜM EYLEM PLANI

''Yerinde dönüşüm'' ilkelerinde, gönüllü ve hızlı dönüşüm" ilkeleri çerçevesinde dört ana başlıkta hazırlanan Kentsel Dönüşüm Eylem Planı, sekiz eylemden oluşacak.
1. Kentsel dönüşüm strateji belgesi ile kentlerin dönüşüm anayasası oluşturulacak. Dönüşüm alanları kentin bütününe yönelik yapılan analizlerle belirlenecek ve şehrin kültürel ve geleneksel dokusuna uygun şekilde imar edilecek. O kente ait risk durumu, halkın beklentisi, fınansal analizler, konut ve işyeri ihtiyacı ve çevresel etkiler göz önünde bulundurulacak.
2. 100 bini İstanbul'da olmak üzere her yıl 300 bin konut dönüştürülecek.
3. Taşkın, heyelan ve sel riski taşıyan alanlardaki yapılar taşınacak.
4. Tarihi kent merkezleri ve meydanlar, ihya ve sağlıklaştırma çalışmalarıyla yenilenecek, tarihi hüviyetlerine kavuşturulacak. Doğal alanlarda, yaylalarda, koy ve kıyılarda yapılaşmaya müsaade edilmeyecek, koruma amaçlı plan ve projeler tamamlanacak.
5. Şehir merkezlerindeki köhneleşmiş, çöküntü alanı haline gelen sanayi bölgeleri dönüştürülecek.
6. Yeni hibe, teşvik ve kredi imkânlarıyla kentsel dönüşümde fınansThan desteği sağlanacak.
7. Dönüşüme tabi tutulacak alanlarda imar planları yapılarak mülkiyet problemleri çözülecek.
8. İmar barışından faydalanan vatandaşların yapılarını güçlendirebilmeleri için mevzuat çalışması yapılacak.

4 MİLYAR TL DÖNÜŞÜM KREDİSİ

Bakan Kurum’un açıklamalarına göre, kentsel dönüşüm sürecinin başarıya ulaşması için tüm çalışmalar belediyeler, özel sektör ve kamu kuramlarıyla birlikte hayata geçirilecek. Beş yılda 1.5 milyon konutun dönüştürülmesinin planlandığı yeni dönemde, iller Bankası, altyapı hizmetlerinin sağlanması amacıyla gerek teknik gerekse kaynak desteğini daha da artıracak. İller Bankası kanalıyla belediyelere 4 milyar TL’lik dönüşüm kredisi verilecek. Kredilerde yüzde 50’ye kadar kredi finansmanında hibe desteği sağlanacak. Ulusal ve uluslararası düzeyde finans kaynaklarının tespitinde önemli bir noktaya gelen Emlak Katılım Bankası, konut alım sürecinde taraflara finans sağlayacak, konut alimim kolaylaştıracak. Plan çerçevesinde 100 bini İstanbul’da olmak üzere her yıl 300 bin konutun dönüşümü yapılacak. Eylem Planı’na göre, TOKİ eliyle yılda en az 30 bin olmak üzere beş yılda toplam 150 bin konutun dönüşümü sağlanacak. Bakan Kurum, her yıl 300 bin konutun en az yüzde 10-15’inin TOKİ eliyle yapılacağını vurgulayarak, her yıl 30-50 bin konutun dönüşümünün Bakanlık olarak belediyelerle birlikte gerçekleştirileceğini kaydetti.

ENERJİ VERİMLİ BİNALARA DESTEK

Dönüşüm alanlarında üretilecek yapılarda enerji verimliliğine yönelik yapılan uygulamalara belirli oranda hibe verilecek veya kredi sağlanacak. Böylece enerji verimliliğini esas alan projelerin sayısı artacak, ekonomiye büyük katkı sağlayacak. Dönüşüme giren yapıların sıfır atık projesine uygun şekilde inşa edilmesini sağlayacak düzenlemeler de hayata geçirilecek. Çevre karnesi yüksek projeler desteklenecek. Verilecek desteklerle sıfır atık projesi, tüm ülkede yaygınlaştırılacak. Yeterli alana sahip kentsel dönüşüm projelerinde, sosyal ve kültürel donatı alanları, açık ve yeşil alanları dönüşüm alanlarının en az yüzde 50’si olacak şekilde belirlenecek. Tüm bunlara dair mevzuat çalışmaları yakında kamuoyuyla paylaşılacak.

Taşkın, heyelan ve sel riski taşıyan alanlardaki yapılar taşınacak. Bakan Kurum’un açıklamalarına göre, 12 Temmuz 2019’da açıklanan Karadeniz Bölgesi İklim Değişikliği Eylem Planı çerçevesinde öncelikle dere güzergâhı içerisinde kalan taşkın ve sel riski altındaki yapılar belirlendi. Tespit edilen yeni yerleşim alanlara sağlıksız ve riskli bölgelerdeki vatandaşlar taşınacak. Yapılacak 15 bin yeni konutla, heyelan, sel ve taşkınlardan kaynaklanan can ve mal kaybına karşı etkin bir önlem alınacak. Önümüzdeki süreçte yedi bölgenin tamamını kapsayan İklim Değişikliği Eylem Planları hazırlanacak.

YILDA 50 BİN KONUTA GÜÇLENDİRME

Kentsel Dönüşüm Eylem Planı’nın önemli hedeflerinden biri ise vatandaşların oturdukları yapıların deprem riskine karşı güçlendirilmesi. İmar barışından faydalanan vatandaşların yapılarını güçlendirebilmeleri için mevzuat çalışması yapılacak. Vatandaşların oturdukları yapılarını deprem riskine karşı güçlendire-bilmeleri sağlanacak. Güçlendirilebile-ceği teknik bilgiler ışığında tespit edilen yapılar, yapı kayıt belgesi almak koşulu ile imar kanunundaki kısıtlamalara tabi olmaksızın mevcut yapı alanlarında herhangi ilave artış ve kullanım kararı değişikliği meydana getirmeden güçlendirme ruhsatı alabilecekler. Bakan Kurum, bu çerçevede her yıl 50 bin konutun güçlendirilerek kullanılabileceğini hesap ettiklerini açıkladı.
Kuram, şehirlerde çarpık yapılaşmanın ve mülkiyet probleminin yaşandığı alanlarda, yatay mimari ve modern şehircilik ilkelerine uygun imar planları yapılacağını, öncelik hak sahiplerine verilerek dönüşüm gerçekleştirileceğini kaydetti.

SANAYİ ALANLARI DÖNÜŞTÜRÜLECEK

Esnafın ihtiyaçlarını karşılayamayacak duruma gelen sanayi alanları kentlerin dışına çıkarılacak. Bu kapsamda, öncelikle başta İstanbul, Kayseri, Kocaeli ve Konya olmak üzere; 10 bin bağımsız birim üretmek için çalışmalara başladıklarım açıklayan Bakan Kurum, “Halihazırda İstanbul Arnavutköy’de, Konya Karatay’da, Kocaeli Dilovası’nda ve Aksaray küçük sanayi sitesinde planlama, ihale ve inşa süreçlerimiz devam ediyor. Beş yıl içinde sanayi alanlarına yönelik bu çalışmamızı tüm şehirlerimize yayacağız” dedi.

Plan çerçevesinde tarihi kent merkezleri ve meydanlar, ihya ve sağlıklaştırma çalışmalarıyla yenilenecek, tarihi hüviyetlerine kavuşturulacak. Doğal alanlarda, yaylalarda, koy ve kıyılarda yapılaşmaya müsaade edilmeyecek, koruma amaçlı plan ve projeler tamamlanacak. Bugün Türkiye’de yüzlerce tarihi kent merkezi olduğunu vurgulayan Bakan Kurum, bu alanların tamamında; belediyelerle işbirliği içerisinde sokak sağlıklaştırma, cephe yenileme, çevre düzenlemesi gibi faaliyetleri hayata geçirdiklerini belirtti. Öncelikli olarak Ankara Hergele Meydanı, Konya Mevlana Meydanı, Niğde Kaleiçi, Erzurum Hacı Cuma, Kastamonu Nasrullah Cami ve çevresi, Afyon Mısri Çarşı, Kayseri Kaleiçi gibi son derece önemli projelerle çalışmalara başladıklarım açıklayan Kurum, “Diyarbakır, Tokat, Amasya ve Giresun illerimizde de çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu bölgelerdeki binlerce yapıyı yeniliyoruz. Ülkemizdeki tüm tarihi kent merkezlerimizde yer alan sağlıksız yapıların tamamını yenileyeceğiz, tarihi hüviyetlerine kavuşturacağız. Dönüşüm çalışmalarımızda tarihi merkezlerimizi canlandırmanın yanında, tabiat varlıklarımızı da koruyor, oralarda da kaçak yapılaşmayla mücadele ediyor, dönüşüm çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Yaylalarımızda, koylarımızda, kıyılarımızda koruma amaçlı plan ve projelerimizi tamamlayarak buralardaki süreci yöneteceğiz. Tıpkı Bodrum’da, Ayder’de, Uzungöl’de olduğu gibi kaçak yapılaşmaya hiçbir şart altında müsaade etmiyoruz, etmeyeceğiz” diye konuştu.

Bakan Kurum, 81 ilde mevzuata aykırı yapıların yıkımını etaplar halinde gerçekleştireceklerini belirterek, İstanbul Valiliği’nin İstanbul Boğazı’nda tespit ettiği yapılara ilişkin çalışmaları yürüttüğünü, belediyelerin de ilçe sınırları içerisindeki kaçak yapılara ilişkin çalışmaları sürdürdüğünü kaydetti.

Nihat ÖZDEMİR / Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği Yönetim Kurulu Üyesi

“Yeni yatırımlara ihtiyacımız var”

Beş yılda 1.5 milyon konutun dönüşümünü sağlayacak Kentsel Dönüşüm Eylem Planı gibi projelere, yeni yatırımlara çimento sektörü olarak çok ihtiyacımız var. İnşaat sektörünün canlanmasına Türkiye'nin ihtiyacı var. Türkiye'nin öncü sektörlerinden biri olan çimentoda, iç piyasada büyük bir düşüş yaşanıyor, iç pazarda yaşanan daralmanın durması, satışların artması noktasında bu projeler katkı sağlar. Türkiye çimento sektörü, üretim kapasitesi, ürün kalitesiyle bugün dünyayla rekabet ediyor. Türkiye'de üretilen hazır betonlar dünya standartlarının, kalitesinin üzerinde.

Celal KOLOĞLU / Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası (İNTES) Yönetim Kurulu Başkanı

Yarım asırdan fazla bir süreçte şehirlerimiz ne yazık ki imar ve yapı yasalarına aykırı, düşük standartlı, sağlık koşulları elverişsiz, dar ve kalabalık yapılardan oluşan gecekondularla çevrildi. Şehirlerin merkezinde ise 'dikine kimliksiz bir yapılaşma oluşturuldu. Kentsel dönüşüm projeleri bu sorunların çözülmesi için çok önemli bir adım.

Eylem Planı'nda kentsel dönüşüm sürecinin finansmanı yönünde de hedefler belirtildi. Sadece binaların yenilenmesi değil sosyal, kültürel, çevresel boyutlar ve fınansal olanakların da geliştirilmesi sürecin bütünleyici parçası olacak, iller Bankası'nın altyapı hizmetlerinin sağlanması amacıyla gerek teknik gerekse kaynak desteğini artıracağı, belediyelere 4 milyar TL’lik dönüşüm kredisi, yüzde 50’ye kadar da kredi finansman desteği sağlanacağı açıklandı. Emlak Katılım Bankası da kentsel dönüşüm sürecinde konut alıcıları ve yatırımcılara fınans desteği sağlayacak. Tüm bu adımları çok değerli buluyor ve artarak sürmesini diliyoruz.
Uluslararası kurumsal gayrimenkul yatırım fonlarının dahil edileceği modellerin kentsel dönüşüm sürecine pozitif yansımaları olacak. Gayrimenkulün güvenli bir alım satım ortamına taşınması ve borsalaşması süreçleri de kentsel dönüşüm sürecinin ihtiyaç duyduğu finansman anlamında önemli katkılar sunacak.

"YER BELİRLEMEK ÖNEMLİ"

Gaziantep’in İmar Master Planı ile Ulaştırma Master Planı’nı yaptıklarım, kentsel dönüşüm alanlarını belirlediklerini açıklayan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, çok fazla göç alındığı için şehrin neredeyse yarısından fazlasının kentsel dönüşüme ihtiyacı olduğunu kaydetti. Şahin şunları söyledi:

“Bunlar çok bütçeli işler. Böyle bir bütçe de yok. Öncelikleri belirledik. Öncelikle şehir merkezindeki üretim merkezlerini şehir dışına taşımak gerekiyor. Özellikle Gaziantep'te ayakkabıcılar şehrin ortasında üretim gerçekleşiyor. Kentsel dönüşüme ihtiyaç duyuluyor. Sağlıklı üretim yapılamadığı için işçi sağlığı açısından, kirlilik açısından sıkıntı yaratıyor. O bölgeyi kentsel dönüşüm alanı ilan edip, üretim yapılacak tesislerin taşınmasını sağlayıp, geriye kalan kısmı da yaşam alanına dönüştürecek planlama yaptık. Burada insanlara hem nereye gideceklerini göstermek hem de geri kalanlara bölgenin nasıl planlanacağını anlatmak gerekiyor. Onların görüşlerini alarak süreci yönetmek lazım. Aksi takdirde daha büyük sorunlar yaşanabilir. O nedenle nerede kentsel dönüşüm yapılacağım çok iyi belirlemek gerekiyor” diye konuştu.

Can DİNÇER / Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği [TÜRKBESD] Yönetim Kurulu Başkanı

“Pozitif hareketlenme bekliyoruz''

Kentsel Dönüşüm Eylem Planı'nın ÖTV muafiyetinin sona ermesiyle beraber daralan iç piyasada satışları artıracağına inanıyoruz. 1.5 milyon konutun inşa edileceği düşünüldüğünde, tüketicilerin bu konutlardaki beyaz eşyalarının yarısının yerine yeni ürün alacağı öngörüsünden yola çıkarak, adet bazında 3 milyon civarında beyaz eşya yenileneceğini söyleyebiliriz.

Bu adetler, iç satış rakamlarında yılda yüzde 8-10'lara varan artış demek; hem perakende hem de kurumsal satışlarda pozitif bir hareketlenme bekliyoruz. Özellikle ankastre cihazlara olan talebin artacağını tahmin ediyoruz. Kentsel dönüşüm, yüksek enerji verimli ürünlere geçişe de ivme kazandıracaktır. A+++ enerji sınıfı bir buzdolabı, A enerji sınıfı bir buzdolabına göre yüzde 60 daha az enerji tüketir. Enerji tüketiminin yüzde 22'sinin konutlarda gerçekleştiği düşünüldüğünde, daha az enerji tüketen ürünlerin kullanımı ülke ekonomisine büyük katkı sağlayacaktır. Kentsel Dönüşüm Planı’nın şehirlerimizin ihtiyaç duyduğu güvenli, sürdürülebilir ve teknolojik konutların önünü açacağına inanıyoruz.

"YENİ BİR DÖNEM BAŞLATACAK"

Kentsel Dönüşüm Eylem Planı’nın depreme dayanıklı yapıların üretilmesi, kaliteli, kontrollü ve planlı yapılaşma noktasında yeni bir dönem başlatması bekleniyor. Türkiye İnşaat Sanayicileri işveren Sendikası (İNTES) Yönetim Kurulu Başkanı Celal Koloğlu, Kentsel Dönüşüm Eylem Planı’nın köklü yenilikler getiren, beş yıl içinde atılacak adımları içeren değerli bir yol haritası olduğunu belirterek, planın nüfusunun yüzde 71’i deprem riskli alanlarda yaşayan Türkiye’de depreme dayanıklı yapıların üretilmesi ve plansız, kontrolsüz ve kalitesiz yapılaşmayı önlemek açısından yeni bir dönemi başlatacağını kaydetti. Eylem Planı’nın, kentsel dönüşümü bütüncül bir yaklaşımla ele aldığını belirten Koloğlu, “Sendika olarak hep ifade ettiğimiz gibi kentsel dönüşümü binaları yıkıp yerine sağlam binaların yapılması ya da detayları önemsenmeyen renovasyon çalışmaları olarak görmemeli, yaşanabilir şehirler hedefi doğrultusunda altyapısı, tarihi ve kültürel dokusuyla bir bütün olarak algılamalıyız. Plandaki şehirlerimizin kültürel ve geleneksel dokusunu korumaya dair vurguyu bu anlamda çok önemli buluyoruz” dedi.

"İŞ EHLİNE TESLİM EDİLMELİ"

Kentsel dönüşüm projelerinin işin ehline teslim edilmesi gerektiğini söyleyen Koloğlu, Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek bu büyük ve maliyetli dönüşümde yer alacak müteahhitlerin yeterliliklerinin tespit edilmesi ve kriterlerinin açık bir şekilde belirlenmesinin son derece önemli olduğunun altını çizdi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Yapı Müteahhitlerinin Sınıflandırılması ve Kayıtlarının Tutulması Hakkında Yönetmeliği’nin sektör için bir dönüm noktası olduğunu ifade eden Koloğlu, “Bu yönetmelik ve açıklanan eylem planı ile inanıyoruz ki artık sadece belirli kriterlere sahip müteahhitler kentsel dönüşüm projelerinde yer alabilecek. Kentsel dönüşüm en düşük fiyat teklifini verenin hiçbir mesleki yetkinlik kontrolü ve yapı denetimine tabii tutulmadan yürütülebilecek bir süreç değil, asla olmamalı. Bir tarafta dünya ölçeğinde, yenilikçi, teknoloji odaklı, nitelikli insan kaynaklarına yatırım yapan firmalar varken, diğer tarafta düşük fiyat teklifleriyle iş alma odaklı firmalar bulunuyor. Esas olan yapılabilir fiyatlarla işin ihale edilmesi, gerçekçi fiyat uygulanması ve işin ehline teslim edilmesi” diye konuştu.
 
Tahir TELLİOĞLU / TOBB İnşaat Müteahhitleri Meclis Başkanı, İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu [İMKON] Genel Başkanı

 

"Sektör de kendisini yenilemeli”

Kentsel dönüşümde İller Bankası, Emlak Katılım Bankası ve TOKİ’nin belli bir oranda olmalarını destekliyorum. Özellikle ada bazlı yapılacak kentsel dönüşümde, önemli rol üstlenebilirler. Ancak özel sektör alanına çok fazla girmeleri, rekabet ortamını bozar. Burada esas mesela özel sektörün kendi dinamikleri içerisinde bu işi çözmeye çalışmak. Dönüştürülecek konutların yüzde 70'i mahalle aralarında, sokaklardaki parsel bazlı yapılar. Devletin bu manada kaynakları yetmez. Bu arada piyasada yaşanan daralma sadece Türkiye ekonomisinin küçülmesinden değil, gereğinden fazla konut üretiminden de kaynaklı. Meslektaşlarımız ellerindeki konut stokunu erittiklerinde, yerine hemen yeni konut stoklarıyla doldurmaya çalışmasın. Daha çok ihtiyaca ve bölgeye göre projeler üretsin. Yurtdışı ağırlıklı projelere yönelsin. Sahra altı Afrika, Orta Asya ülkeleri oldukça cazip. Sektörün de kendisini yenilemesi gerekiyor.

"FIRSAT İYİ DEĞERLENDİRİLMELİ"

 

Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) Başkanı Doç. Dr. Feyzullah Yetgin ise, topraklarının büyük çoğunluğu deprem kuşağında bulunan Türkiye'de güvenli, kaliteli yapılaşma anlayışıyla hareket edilmesinin önemine dikkat çekerek, kentsel dönüşüm fırsatının iyi değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Yeni eylem planıyla, hiç zaman kaybetmeden kentsel dönüşüm sürecinin el birliğiyle yürütülmesi gerektiğini belirten Yetgin, şunları kaydetti: “Kentsel dönüşümün layık olduğu şekilde yapılması çok önemli. Bizim sürekli dile getirdiğimiz konu ‘akıllı, sürdürülebilir kentsel dönüşümdür. Yeni yasal düzenlemelerle kentsel dönüşümde yeni bir dönem başladı. Son değişikliklerle, yükleniciye teminat zorunluluğu getirilirken, kentsel dönüşüm kapsamındaki inşaatları, yeterliliği olan firmaların üstlenebileceği bir süreç başladı. Hem yüklenicilerin hem vatandaşların mağduriyetinin önüne geçilmesinin amaçlandığı yeni düzenlemeler ve eylem planı, dönüşümü hızlandıracak. Yeni düzenlemeler ve Kentsel Dönüşüm Eylem Plam’mn hayata geçirilmesiyle toplumumuz güvenli, sağlıklı ve enerji verimli yapılara kavuşacak. Tüm bu olumlu çalışmalarla gayrimenkul sektörü, içinde bulunduğu süreçten güçlenerek çıkacak.”

"MÜTEAHHİTLERİN ÖNÜ AÇILMALI"

TOBB Türkiye inşaat Müteahhitleri Meclis Başkam ve inşaat Müteahhitleri Konfederasyonu (İMKON) Genel Başkanı Tahir Tellioğlu, Kentsel T0Kj / Kocaeli Dönüşüm Eylem Planı'nı, güvenli, sağlıklı ve enerji verimli yapılar üretimi konusunda olumlu etkisi olacağı görüşünde. Kentsel dönüşümün önemli sacayaklarının “müteahhitler, arsa sahipleri ve Kentsel Dönüşüm Kanunu” olduğuna dikkat çeken Tellioğlu, her yıl 300 bin konutluk kentsel dönüşüm hedefine ulaşılabilmesi için bu unsurların göz ardı edilmemesi gerektiğim vurguladı. Kentsel dönüşüm uygulamalarında mülkiyet sorununun hızla çözülmesi gerektiğini dile getiren Tellioğlu, “Hala bir kısım ortak mülkiyetli yerlerde çoğunluk imza atmasına karşın, bir iki kişi, özel durumdan, menfaatçilikten imza atmadığında iş uzuyor” dedi.

Müteahhitlerin yeterliliklerinin tespit edilmesi ve kriterlerinin belirlendiği Yapı Müteahhitlerinin Sınıflandırılması ve Kayıtlarının Tutulması Hakkmdaki Yönetmeliğin birçok maddesinin müteahhitlerin önünü kestiğini ileri süren Tellioğlu, İMKON olarak yıllardır talep ettikleri bu düzenlemede itiraz ettikleri, düzeltilmesini istedikleri bazı maddeler olduğunu söyledi. Müteahhitlik sektörüne yönelik ağır yaptırımlar getiren, sektörü düzenleyen önemli hükümler içeren bu düzenlemenin normal yapı sektöründe iş yapmaya hak kazanan bir müteahhide, kentsel dönüşüm yapacaksa ek yaptırımlar getirdiğinin altını çizen Tellioğlu, şunları söyledi:
“Belli yasal düzenlemelerle müteahhidin önünün kesildiği, piyasanın sıkıntılı olduğu bir dönemde yılda 300 bin konutun kentsel dönüşümünü nasıl yapacaksınız? Mümkün olabilir mi? Kentsel Dönüşüm Kanunu’nu bu işi hızlı ve pratik yapabilecek noktada iyileştirirseniz, bir kısım destek ve teşvikler getirirseniz, müteahhitlerin önünü açarsanız olur. Onun dışında olur ama zor.”

Mimar Ahmet ERKURTOĞLU / Anadolu Yakası İnşaat Müteahhitleri Derneği (AYİDER) Başkan Yardımcısı

 “Kentsel dönüşüm daha hızlı ilerleyecek''

Kentsel dönüşüm, hükümetin en önemli eylem planlarından biri. İstanbul'da hangi ilçede ne kadar binanın acilen yenileneceğine dair sayı çıkarıldı. Binaları bir yandan depreme dayanıklı hale getiriyoruz ama bir yandan da çevreye ve sosyal şartlara uyumsuz binalar ortaya çıkarıyoruz. Altyapı ve yollar hesaplanmadan yapılan binalar nedeniyle daha fazla sel tehdidiyle, trafik sorunuyla, insanların birbirinden uzaklaşmasıyla karşı karşıyayız. Her şehrin anayasası 100 yıllık imar planlarıdır. Bizim ise tek bir imar planımız yok. Hükümetler değiştikçe imar planları da değişiyor. Tek bir imar planı oluşturulmalı ve parsel bazlı dönüşümden ziyade ada ya da mahalle bazlı dönüşüm gerçekleştirilmeli. Önümüzde uzun bir yol bulunuyor. Yeni eylem planıyla umuyoruz ki kentsel dönüşüm daha hızlı ilerleyecektir.

Adnan ASLAN / Çelik İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı

Kentsel Dönüşüm Eylem Planı’nın inşaat sektörüne bir canlılık getirmesi bekleniyor. Çelik sektörü açısından bakıldığında hem yıkılacak konutlar nedeniyle yurtiçi hurda arzında bir artış gözlemlenebilecek hem de yıllık en az 2 milyon ton inşaat çeliği tüketimine imkan sağlanacak. Bu yıl çelik sektörü için olumlu bir gelişme. Hayata geçmesi düşünülen planlı, kontrollü ve kaliteli yapılaşma inşaat sektöründe de olumlu etki yaparak sektörün gelişimine katkı sağlaması muhtemel. Ayrıca, deprem riski altında olan ülkemizde depreme dayanıklı yapıların üretilmesi ve bu konuda toplumsal bilincin artırılması büyük bir öneme sahip.

"GÜÇLENDİRME HIZLANDIRILMALI"

Türkiye’de riski depremin değil güvensiz yapıların oluşturduğunun bilinciyle hareket edilmesi gerektiğini vurgulayan Türkiye İMSAD (inşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği) Başkanı Ferdi Erdoğan, Eylem Plam’nda da yer alan ‘güçlendirme’ çalışmalarının hızlandırılması gerektiği görüşünde. Plan’da mevcut yapılar için vatandaşlara güçlendirme ruhsatı verileceği, bu çerçevede her yıl 50 bin konutun güçlendirilerek kullanılabileceği belirtildiğine dikkat çeken Erdoğan şu değerlendirmelerde bulundu:

“Çok önemli bir adım. Türkiye İMSAD olarak, her platformda, kentsel dönüşümde binaları depreme karşı güçlendirme çözümünün iyi değerlendirilmesi gerektiğinin, binaları yıkmadan da depreme hazırlıklı olunacağının altını çiziyoruz. Uluslararası alanda ‘deep renovation’ denilen, ülkemizde de ‘derin yenileme’ olarak adlandırılan çalışmalar; bir yapının güçlendirilmesinden, dış cephesine, iç makyajlanmasından bacasına tesisatına kadar her unsurunun yenilenmesini kapsıyor. ‘Derin yenileme’ aslında, güçlendirme, iklimlendir-me, ısıtma-soğutma, aydınlatma ve yangın güvenliğinin yanı sıra enerji verimliliğini de kapsıyor. Ayrıca enerji verimliliği ve sera gazı saliminin daha da önem kazandığı günümüzde, atığı yöneteceksek binanın kendisini atık haline getirmeye gerek yok. Mevcut binaların hepsini yenilemek, hatta yeşil bina haline getirmek mümkün.''

Mimar Nihat ŞEN / Kentsel Dönüşüm Uzmanı

''Şehirlerde katma değer oluşturur''

Bugün kentsel dönüşüm adı altında yapılan çalışmalar, kentsel dönüşümden çok bir kabuk değişimi. Örneğin Fikirtepe'de yapılan çalışmalar kentsel dönüşümden ziyade, toplu inşaat hamlesidir. Yapılan ufak tefek kentsel dönüşüm projelerini yok sayamayız ancak tam anlamıyla bir kentsel dönüşüm sürecinde olduğumuzu söyleyemeyiz. Daha çok 6306 sayılı Kanun’a göre binaların yenilenmesi olarak adlandırabileceğimiz bir sürecin içerisindeyiz. Kentsel dönüşüm mantığa ve doğru planlara uygun yapılırsa, şehirlere değer katar. Alelade hazırlanmış, analizi yapılmamış kentsel dönüşüm projeleri yapılırsa nüfusu birkaç kat artmış bir ilçeye dönüşür. İstanbul temelli düşünelim. İstanbul bugün dünyanın fınans merkezi konumunda. Avrupa ve Asya kıtalarını birbirine bağlayan bir ülke olduğumuzun farkında olmalıyız. Bu değerleri gözeterek kentsel dönüşüm ve imar çalışmalarını gerçekleştirmeliyiz.

BİRÇOK SEKTÖRE DOPİNG ETKİSİ

Kentsel dönüşümde yeni dönem başta inşaat olmak üzere birçok sektörü canlandıracak. ÎMKON Başkanı Tahir Tellioğlu, inşaat sektörüne bağlı 250 alt sektör olduğuna dikkat çekerek, kentsel dönüşüm hamlesinin demir-çelikten alüminyuma, seramik ürünlerinden vitrifiyeye, ahşap ürünlerinden mefruşata, mobilyadan beyaz eşyaya kadar tüm alt sektörleri tetikleyeceğini vurguladı. Kentsel dönüşümün istihdama da olumlu yansıyacağına, yeni iş imkanları yaratacağına dikkat çeken Tellioğlu, “Kentsel dönüşüm hamlesi çok ciddi bir katma değer oluşturacak. Konut kredi faizleri şu anda iyi. Bu piyasa şartları ne getirir bilemiyoruz ama konut faizlerinin bu rakamların biraz daha altına düşmesi, en azından ihtiyacı olan kesimlerin konut satın alma eğilimini devam ettirir. Bu da az da olsa, durgunlaşan konut sektörünün, inşaat sektörünün önünü açar” dedi.

Yaşar AŞÇIOĞLU / Aşçıoğlu Grup Yönetim Kurulu Başkanı

"Dayanıklı konut artık ekmek gibi bir ihtiyaç"

16 milyon insanın yaşadığı İstanbul'da, mevcut yapıların ancak yüzde 20'si, depreme dayanıklılık, günümüz yaşam kültürü ve yaşam konforuna uygun. Kentsel dönüşüm adı altında İstanbul'da Fikirtepe dışında, sadece bina bazında 'yapısal değişim' yapıldı. Kentsel dönüşüm yapılmadı. Deprem tehdidi altındaki İstanbul'da, yeni, konforlu, depreme dayanıklı binalar, artık ekmek gibi ihtiyaç. Binaların depreme dayanıklı hale getirilmesi, bugünün şartlarında yaşam Kültürü ve konforuna uygun yapılara dönüştürülmesi gerekiyor. Şehrin 'mega kent, marka kent1 olma hedefine uygun binalar olmalı. Kentsel dönüşümün hammaddesi ise arazi. Arazi olması gereken değerin 2-3 hatta 4 misli üzerinde. Bu noktada bakanlık, belediye devreye girmeli. İşbirliği içinde kentsel dönüşüm mecburi hale getirilip, arazi ucuzlaştırılmalı. O zaman talep doğar, arz da canlanır.

ÇELİK SEKTÖRÜ DE CANLANACAK

Kentsel dönüşümün olumlu yönde etkileyeceği sektörlerden biri de demir çelik. Son dönemde inşaat sektöründe ciddi bir daralma yaşandığını, 2019’un ilk yarısında yapı ruhsatları alımında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 60 gerileme görüldüğünü söyleyen Çelik İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Aslan, “İnşaat sektöründe yaşanan daralma, inşaat çeliği tüketimine doğrudan etki etmekte olup çelik tüketiminde büyük oranda düşüşe neden oluyor. 2019’da uzun ürünler üretim ve tüketim verilerine göre üretimde yüzde 25, tüketimde ise yüzde 42 düşüş gözleniyor. İnşaat çeliği tüketiminde ise daralma yüzde 50 civarında. Tüketimdeki bu büyük düşüş üretime devam etmek isteyen firmaları ihracata zorluyor. Ancak son dönemde ticaret politikaları önlemlerinde yaşanan artış nedeniyle ihracatta da büyük engellerle (ABD Section 232, AB Korunma Önlemi) karşılaşmaktayız. Açılan soruşturmalar neticesinde koyulan kota ve vergiler nedeniyle birçok önemli pazarda ihracatta düşüşler yaşanıyor. Diğer taraftan, halihazırda en büyük ihraç kalemimiz inşaat çeliğidir ve 2012’den bu yana inşaat çeliği ihracatımızdaki düşüş eğilimi devam ediyor. 2012’de 8.3 milyon ton olarak gerçekleşen inşaat çeliği ihracatımız, 2018’de 5.9 milyon ton oldu” diye konuştu.

Cemal ASLANDAĞ / Aslandağ Grubu Yönetim Kurulu Başkanı

“İnovasyonla metrekare kayıplarını önlüyoruz''

Kentsel dönüşümle birlikte evler 3+1'den 2+1’e düşerken, metrekareler de düştü. Biz hem kapı hem de mutfak üreten bir firmayız. 2+1 şeklindeki bir evde ortalama yedi kapı kullanılırken, bu sayı beşe düştü. Katlamalı, gömmeli, manyetik kapı gibi birçok inovatif ürün geliştirerek metrekare kayıplarının önüne geçmeye çalışıyoruz. Mutfak kısmında ise küçük alanlarda maksimum çözüm sağlayan, işlevsel mutfaklar ön plana çıktı. Bir mutfağımızı salonunuza kuruyor, mutfakla işiniz bittiğinde kapaklarını kapatıp odanızda gardırop havası verebiliyorsunuz. 2+1 ve 1+1 evlerde açık mutfaklar daha çok kullanılıyor. Artık kapı ve mutfağı ayrı ayrı değil, koridor mobilyasıyla birlikte bir bütün olarak ele alıyoruz.

"6 MİLYAR TL TASARRUF"

Kentsel dönüşüm sürecini yakından takip eden sektörlerden biri de yalıtım. Isı Su Ses ve Yangın Yalıtmaları Derneği (ÎZODER) Başkanı Levent Pelesen yaptığı açıklamada, Kentsel Dönüşüm Eylem Planı’nda, binalarda enerji verimliliğini sağlayan en önemli unsurlardan biri olan ısı yalıtımının teşvik edilmesinin hem toplum hem yalıtım sektörü adına çok önemli bir gelişme olduğunu vurguladı. Türkiye’de binalarda kullanılan enerji miktarının toplam tüketilen enerjinin yaklaşık yüzde 32’sine ulaştığını belirten Pelesen, şunları kaydetti:
“Alacağımız ısı yalıtımı önlemleriyle savurganlığın önüne geçilebilir. Plan kapsamında, her yıl 300 bin konutun mevcut mevzuatlara uygun olarak yalıtılması durumunda sağlanacak yıllık enerji tasarrufu ısıtma için yaklaşık 97.5 milyon metreküp doğal gaz ve soğutma için yaklaşık 314 milyon kWh elektrik enerjisine karşılık geldi. Isıtma ve soğutma birlikte değerlendirildiğinde elde edilecek tasarruf miktarı yaklaşık 220 bin ton eşdeğeri petrol seviyesinde. 20 yıllık ortalama petrol fiyatları üzerinden değerlendirildiğinde elde edilebilecek verimliliğin sağladığı yıllık ekonomik değerle, beş yılda 6 milyar TL’nin üzerinde tasarruf söz konusu.

"YALITIM MALİYETİ YÜKSEK DEĞİL"

Pelesen, tüm yalıtım uygulamalarım etkileyen ‘Kentsel Dönüşüm Eylem Planı’nın ısı, su, ses ve yangın yalıtımı uygulamalarını artırarak, güvenli, sağlıklı ve konforlu yapılara kavuşulmasını sağlayacağını vurguladı. Türkiye’de yalıtım ile ilgili yasal düzenlemelerin henüz AB ülkeleri seviyesinde olmadığını belirten Pelesen, Kentsel Dönüşüm Eylem Planı çerçevesinde mevzuatların da iyileştirilmesi, ısı yalıtım kalınlıklarının artırılarak AB seviyesine yükseltilmesinin de enerji verimliliği için çok önemli bir adım olacağını ifade etti. Pelesen, “Mevcut mevzuatların etkin bir şekilde uygulanması ve denetlenmesi noktasında eksiklerimiz var ancak Eylem Planı’nın katkısıyla, ısı, su, ses ve yangın yalıtımını kaliteli malzeme ve uzman uygulamalar ile gerçekleştirirsek, dayanıklı, sağlıklı ve konforlu yapılara kavuşabiliriz” dedi.

Pelesen, ısı yalıtımının Türkiye ekonomisi ve son kullanıcı için büyük önem arz ettiğini ve maliyetinin de yüksek olmadığını sözlerine ekledi. Baymak CEO’su Ender Çolak da, Kentsel Dönüşüm Eylem Planı’nın Türkiye’nin yapı stokunu daha güvenli hale getirmesinin yanı sıra Türkiye ekonomisine de büyük katkı sağlayacağı görüşünde. Çolak, açıklamasında şunları kaydetti: “Bu yapıların neredeyse tamamında eski ısıtma sistemleri kullanılıyor. Yapılan son düzenlemeler ışığında; inşa edilecek yeni binalarda enerji verimliliği yüksek ürünler kullanılacak. Bu sayede de Türkiye yılda yaklaşık 500 milyon dolarlık tasarruf edebilir.”