Kentsel Dönüşüm

Çağdaş Kaya: Riskli binalar gelişi güzel yıkılıyor!

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Adana Şube Başkanı H. Çağdaş Kaya, Adana için son derece önem taşıyan kentsel dönüşüm ve riskli bina yıkımı konusunu gündeme taşıdı.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Adana Şube Başkanı H. Çağdaş Kaya, Adana için son derece önem taşıyan kentsel dönüşüm ve riskli bina yıkımı konusunu gündeme taşıdı.


Mayıs 2012’den bu yana yürürlükte olan kentsel dönüşüm yasası kapsamında, çok sayıda mahallenin ‘riskli alan’ ilan edildiğini ancak bir taraftan da kentsel dönüşüm kapsamına alınmayan bölgelerde parsel bazında yapılan ‘riskli bina’ çalışmalarına da başlandığını vurgulayan Kaya, “Düzensizlik içeren tüm bu çalışmalar çok önemli sorunları da beraberinde getirmektedir” dedi.


İMO Adana Şubesi’ne, konuyla ilgili sorularını ve sıkıntılarını aktaran, doğru bilgi ve çözüm önerileri arayan çok sayıda vatandaşın geldiğini ifade eden Kaya, “Sıkıntıların birebir tanığıyız. İnşaat Mühendisleri Odası Adana Şubesi olarak, kentsel gelişimde zafiyetler yaratan bu durumu mesleki bilgilerimiz, Adana’nın ve Adanalıların ihtiyaçları, vatandaşın barınma hakkı, kent estetiği çerçevesinde kamuoyu nezdinde kapsamlı bir değerlendirmeyle ele alınmasının önemli bir ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.


Özellikle kentin görece değerli merkezlerinde iki-üç katlı binaların yıkılarak, halihazırda düşük yoğunluklu binalara dahi yetersiz gelen alt yapı sistemleri, yol, kaldırım ve otopark ihtiyaçları geliştirilmeden, yerine yoğunluğu yüksek çok katlı binaların ‘kentsel dönüşüm’ olarak kamuoyuna sunulmasının zaten çekilmez hale gelen sorunları giderek artırdığını vurgulayan H.Çağdaş Kaya, şu bilgilere yer verdi:

“Binalar fiziksel olarak büyürken, insan sayısı artarken, dolayısıyla ihtiyaçlar katlanırken, kanalizasyon - içme suyu, yol, kaldırım, yeşil alan ve sosyal donatı alanları giderek daha da yetersiz hale gelmektedir. Bir yönüyle binalar ‘depreme karşı dayanıklı’ hale getirilirken diğer yandan yeni sorunlar yumağı oluşturulmaktadır. Parsel bazında yapılan bu tür ‘dönüşümlerde’ yoğunluk artışları bu kapsamda sakıncalı ve sorunludur. Elbette bölgesel bazdaki kentsel dönüşüm projelerinde de, bölgenin artan ihtiyaçları, kentlinin yaşam kalitesinin yükseltilmesi göz önünde bulundurulmadan yoğunlukları kat be kat artıran cafcaflı projeler sunulması telafisi zor kentsel sorunlara kucak açmak demektir.

Öte yandan ‘riskli bina’ olarak tespit edilen bazı binaların bulunduğu bölgelerin aynı zamanda imara kapalı alanlar olması, çok ciddi vatandaş mağduriyetleri yaratmaktadır. Zaten sorunlu bir şekilde ilerleyen riskli bina süreci sonunda yıkılan binaların, ‘imara kapalı’ alanlar gerekçesiyle yeniden yapılamıyor olması, süreci içinden çıkılamaz bir hale getirmektedir. Belediyelerin, bakanlığın ve diğer ilgili tarafların bir araya gelerek bu alanlara ilişkin çözümler üretmeleri gerekmektedir. Bu sorunun önemli bir yaratıcısı da defalarca dile getirdiğimiz Adana’daki belediye meclislerinin gündeminin ağırlığını teşkil eden imar sorunlarıdır.


Tüm bu süreçlerde yaşanan bir diğer sorun da riskli binaların gelişigüzel yıkılıyor olmasıdır. Binaların ‘riskli bina’ olarak resmileştikten sonra, yıkımlarında hassasiyet gösterilmediği, teknik ve fen bakımından sorunlu, bu bakımdan can ve mal güvenliğini tehlikeye atacak şekilde binaların yıkıldığı ve çoğu yıkımın başında mühendis bulundurulmadan gerçekleştirildiği gözlemlenmiştir.


Öncelikle yıkım yapılacak binanın inşa edildiği alan, yapım yöntemi, çevresel ve fiziki faktörler, yapımda kullanılan materyaller ve binanın kullanım şekline göre yıkım tekniği belirlenmelidir. Ayrıca yıkım yapılmadan önce risk değerlendirmeleri yapılıp, gerekli önlemler alınarak acil eylem planları da mutlaka hazırlanmalıdır. Yıkım işlemlerinin denetimini ve yıkım yapacak şirketin yeterliliğini düzenleyen bir mevzuat bulunmaması sürece ilişkin önemli bir eksikliktir. Yapıların yıktırılmasına ilişkin, can ve mal güvenliği sağlayan, ciddi bir denetim mekanizması öngören, bilimsel verilere dayalı bir mevzuata ihtiyaç vardır. Kentsel dönüşüm sürecinin hız kazandığı ülkemizde, yıkım konusuyla ilgili sektörün ihtiyaçlarına uygun bir mevzuatının oluşturulabilmesi için, bir an önce akademisyenlerin, meslek odalarının, belediyelerin ve konuyla ilgili uzman kişilerin bir araya gelip gereğini yapmaları gerekmektedir.”


Kaya, İnşaat Mühendisleri Odası Adana Şubesi olarak toplumsal sorumlulukları gereği konuyla ilgili yetkilileri, tüm bu süreçleri planlı, kentin geleceğini düşünerek, gelişi güzel kararlarla değil uzmanların ve detaylı, çok yönlü düşünülen çalışmalar kapsamında ele alması gerektiğini önemle vurguladı.


Milliyet