Sektörel

Deprem risk bölgesindeki hastaneler yalıtımlı inşa edilecek!

Sağlık Bakanlığı, riskli bölgelerdeki hastaneleri, can güvenliğinin yanı sıra yıkılma ve hasar riskini minimum düzeye indiren ve binayı oturduğu zeminden izole ederek şiddeti hissettirmeyen ''Sismik izolasyon'' yalıtım teknolojisiyle yapacak...

     Sağlık Bakanlığı, riskli bölgelerdeki hastaneleri, can güvenliğinin yanı sıra yıkılma ve hasar riskini minimum düzeye indiren ve binayı oturduğu zeminden izole ederek şiddeti hissettirmeyen ''Sismik izolasyon'' yalıtım teknolojisiyle yapacak. 

     Zemindeki deprem şiddetini bina içinde hissettirmeyen teknoloji sayesinde, deprem esnasında ameliyatlara devam edilebilirken, deprem sonrasında hastane hemen kullanılabilecek ve bina içindeki yüksek teknolojik cihazlar da zarar görmeyecek. 

     Sağlık Bakanlığı Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü İnşaat ve Onarım Dairesi Başkanlığı tarafından 1. ve 2. derece deprem bölgelerinde yer alan 100 yatak ve üzeri hastanelerin deprem yalıtımlı projelendirilmesi kapsamında ''Deprem Yalıtımlı Yapılar ve Uygulamaları Çalıştayı'' düzenlendi. 

     Çalıştayda, deprem yalıtımında önemli tecrübe ve gelişmiş teknolojiye sahip Japonya'dan gelen akademisyenlerin yanı sıra Bakanlık yetkilileri, Kandilli Rasathanesi temsilcileri, ODTÜ, İTÜ, Çankaya Üniversitesi ile Deprem İzolasyon Derneği'nden katılımcılar yer aldı. 

     Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü İnşaat ve Onarım Dairesi Başkanı Mehmet Demircioğlu, çalıştayla ilgili AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin deprem kuşağında yer aldığından ağır ve yıkıcı depremlere maruz kaldığını anımsatarak, teknolojinin gelişmesiyle depremin yıkıcı etkilerine karşı etkili ve uygulanabilir çözümler geliştirildiğini söyledi. 

     Demircioğlu, ''Depremde şirketlerin ve kurumların, günlük operasyonlarının kesintiye uğrama riskini ortadan kaldıran en güvenli, en çağdaş teknoloji deprem yalıtımı 'Sismik izolasyon' teknolojisidir'' ifadesini kullandı. 

     Sabit temelli yapıların normalde sadece can güvenliğini sağlayacak şekilde tasarlanmaları beklenirken, deprem yalıtımlı yapılarda deprem sonrasında kesintisiz çalışma ve hemen kullanımın amaçlandığını ifade eden Demircioğlu, 2011 Van depreminde hastanelerde can güvenliğinin sağlandığını ancak hemen kullanım açısından problem yaşandığını belirtti. 

     Demircioğlu, depremlerde en az hasar görmesi gereken yapıların başında hastanelerin geldiğinin altını çizerek, ''Hastanelerin depremden sonra fonksiyonlarına aralıksız devam edebilmesi, güvenilir olması ve hassas cihazlarla yapı elemanlarının korunması şarttır. Bu açıdan bakıldığında deprem yalıtımı; güvenilirlik, imalat kolaylığı ve maliyet açısından en önemli seçenek olmaktadır'' diye konuştu. 

     

     -''Sistemle, depremin şiddeti bina içinde hissedilmiyor''- 

     

     Son Deprem Yönetmeliği'ne göre betonarme binaların depreme yalıtımlı inşa edildiğini vurgulayan Demircioğlu, şunları kaydetti: 

     ''Bu sistemde binalar depremde yıkılmıyor ancak depremin şiddetini tamamen bina içinde hissettiriyordu. Buna bağlı da özellikle yüksek riskli ve teknolojik donanımlı binalarda cihazlar ve mefruşat zarar görüyor; az da olsa tahribata yol açabiliyordu. 

     İzolasyon teknolojinin uygulandığı binalarda ise depremin etki ettiği şiddet, yalıtım elemanları (izalotörler) aracılığıyla dörtte bir oranında azaltılabiliyor. Deprem olduğunda, bu teknoloji sayesinde bina sallanmıyor, hatta hastanede ameliyata bile devam edilebilecek bir konfor sağlıyor. 

     Sistem, binayı oturduğu zeminden izole eden, zemindeki titreşimleri azaltarak binaya ileten esnek yalıtım teknolojisi sunuyor.'' 

     

     -Depremden hemen sonra kullanım olanağı sunuyor- 

     

     Deprem yalıtımının birçok avantaj sağladığına dikkati çeken Demircioğlu, sismik izolasyonla yüksek can güvenliğinin yanı sıra yapının taşıyıcı sistemi ve mimari elemanlarında minimum deprem hasarı görüldüğünü söyledi. 

     Demircioğlu, diğer avantajları şöyle sıraladı: 

     ''-Şiddetli depremlerden sonra hemen kullanım, 

     -Hemen kullanım sayesinde iş kaybının önlenmesi ve pazar payının korunması, 

     -Yapının değerli eşya ve cihaz içeriğine etkin koruma, 

     -Ulaşım yapılarında süreklilik, 

     -Yıkılma ve hasar olmayacağından yeniden inşaat ya da onarım maliyetlerine gerek kalmaması, 

     -Minimum bakım gereksinimi, 

     -Araştırma ve geliştirme projelerinin korunması, 

     -Tarihi bina ve değerlerin korunması.'' 

     

     -''50 bin yatak kapasitesine sahip hastanelerde olacak'' 

     

     Demircioğlu, Bakanlık tarafından yayımlanan genelgeyle ''Sağlıkta Dönüşüm Projesi kapsamında yeni konsepte uygun yapılacak sağlık tesisleri için proje aşamasında uyulması gereken hususlara'' ait kriterlerin belirlendiğini söyledi. 

     ''Söz konusu genelge kapsamında 1. ve 2. derece deprem bölgelerinde yapılan 100 yataklı ve üzeri hastaneler 'Deprem Yalıtımlı' olarak inşa edilecek'' diyen Demircioğlu, bu kriterler doğrultusunda çalıştıklarını belirtti. 

     Demircioğlu, diğer ülkelerde kullanılan teknik şartnamelerin incelenip ülkenin şartlarına uyarlanarak yayımlanan genelgeyle ''Deprem Yalıtımlı Olarak İnşa Edilecek Yapılara Ait Proje ve Yapım İşlerinde Uyulması Gereken Asgari Standartlar''ın çıkartıldığını dile getirdi. 

     Projenin ilk kez Erzurum Eğitim ve Araştırma Hastanesinde kullanıldığına işaret eden Demircioğlu, bu proje kapsamında 386 deprem yalıtımı elemanı kullanıldığını dile getirdi. 

     Yapımı devam eden Erzurum Şehir Hastanesi ile Van Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesinde de deprem yalıtımı kullanılacağını belirten Demircioğlu, projesi devam eden Sakarya Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi, Çorum Merkez Devlet Hastanesi ve Antalya Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi'nin de deprem yalıtımlı yapılacağını vurguladı. 

     Ayrıca Edirne ve Muğla'da da bu yılın ilk yarısında aynı sistemin uygulandığı hastanelerin yapılacağını kaydeden Demircioğlu, ''Bu kapsamda söz konusu teknoloji ile toplamda yaklaşık 50 bin yatak kapasitesine varan hastaneler inşa edilecek'' şeklinde konuştu. 


AA