Kent Haberleri

İstanbul'da depremden 3-5 saniyede kaçma şansı yok! SON DAKİKA! Deprem erken uyarı sistemi nasıl olmalı? 

Prof. Dr. Haluk Özener, 5. Uluslararası Deprem Erken Uyarı Konferansı'nda İstanbul'da depremden 3-5 saniyede kaçma şansının olmadığına dikkat çekerek, uyarı sistemleri ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. İşte o açıklamalar...

İstanbul Planlama Ajansı (İPA) ve İBB Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Daire Başkanlığı iş birliğinde 5. Uluslararası Deprem Erken Uyarı Konferansı gerçekleştirildi. Konferansa Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Buğra Gökçe ve deprem alanında yerli yabancı uzman isimler katılım gösterdi. 

Habertürk'te yer alan habere göre; Prof. Dr. Haluk Özener, konferansta önemli açıklamalarda bulundu. 

ERKEN UYARI SİSTEMİ NASIL KULLANILIR? 

Prof. Dr. Haluk Özener, erken uyarı sisteminin; aslında bir deprem olmadan önce haber veren bir sistem olarak değil de aslında deprem olduktan sonra depremin yıkıcı dalgalarının yerleşim yerlerine ya da kritik tesislere erişmeden yapılan bir uyarı şeklinde algılanması gerektiğini belirtti. 

Aksi durumda, yani olmayan bir depremin daha önceden erken uyarı olarak verilmesinin deprem tahminine girdiğinin altını çizen Özener, "Şu andaki gündemdeki konumuz deprem tahmini değil deprem, deprem erken uyarı sistemleri" açıklamasında bulundu. 

Açıklamasında "İstanbul'da 2001 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü tarafından kurulan bir sistem var. İstanbul acil müdahale ve erken uyarı sistemi" ifadelerini kullanan Haluk Özener, bir deprem olduğu zaman depremin ilk dalgası olan, daha az yıkıcı ve daha hızlı bir dalga P dalgası istasyonlara ulaştıktan sonra arkadan gelen yıkıcı dalganın arasındaki olan süreyle  erken uyarı sinyali yollandığını aktardı. 

"Depremin olduğu kaynak, yerleşim yerine ne kadar uzaksa, erken uyarı sinyali o kadar önceden alınabiliyor. Yani aradaki mesafe süre artıyor" açıklamasında bulunan Prof. Dr. Özener, "Eğer depremin kaynağı yerleşim yerlerine çok yakınsa Marmara örneğinde verirsek kimi yerlerle 5 ila 7 saniyeden bahsedebiliyoruz ki 5 ila 7 saniye bugün sadece depremden sonra ortaya çıkabilecek ikincil afetlerin engellenmesinde kullanılıyor" ifadelerine yer verdi. 

DEPREMDEN 3-5 SANİYEDE KAÇILAMAZ 

Prof. Dr. Haluk Özener, depreme dayanıklı konutun önemini işaret ettiği açıklamasında "Türkiye geneline yayılacak bir erken deprem uyarı sistemi olarak bakıldığında, bunu yalnızca Kandilli'nin ya da yalnızca bir kuruluşun, belediyenin yapması mümkün değil" ifadelerini kullandı. 

"Aslında bu konuda yetkili olan kurum AFAD'ın belki liderliğinde daha önce burada tecrübesi olan kurum ve kuruluşların desteğiyle, yardımıyla bu şekilde bir erken uyarı sistemi tüm ülke için kurulabilir" diyen Prof. Dr. Özener, örneğin Kahramanmaraş depremlerinden sonra o depremin Hatay'a ulaşana kadar geçen sürede belki bir dakika ya da 30-40 saniye bir erken uyarı mesajı alınabileceğinin altını çizdi. 

Açıklamasında 40 saniyenin belki bir insanın hayatını kurtarabileceğinin altını çizen Haluk Özener, "Ama 3-5 saniyeden bahsettiğin zaman bu çok kısıtlı kalacaktır. Aslında erken uyarı sinyali demek tek başına bir çözüm değil. Aslında çoklu afet yönetiminden bahsetmemiz lazım" dedi ve öncelikle deprem güvenli evlerde oturulması gerektiğini, 3-5 saniyenin anlamı olmadığını vurguladı. 

Özener, "Yani 3 saniyede size doğal gazı kesebilir. Elektriği diyelim ki kesebilir. Veya çeşitli tedbirler deprem sonrasında olacak ikinci afetler yönünden bahsediyoruz ama siz eğer deprem güvensiz bir binada oturuyorsanız istediğiniz kadar erken uyarı sisteminiz olsun, dünyanın en mükemmel erken uyarı sistemi siz de bulunsa da binanız yıkıldıktan sonra bunun pek bir önemi olmayacaktır" dedi ve 3-5 saniyede kaçma şansı olmadığına dikkat çekti. 

DEPREM ZARARINI AZALTACAK ÇALIŞMALARA AĞIRLIK VERİLMELİ 

Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Deprem Uzmanı Prof. Dr. Şerif Barış da önemli açıklamalarda bulundu ve "İstanbul'da fay hatları çok yakın olduğu için kurulan sistem erken uyarı değil, acil müdahale ve erken uyarı sistemi" ifadelerine yer verdi. 

Erken uyarı sistemlerinin aynı zamanda bir deprem olduktan sonra şehir içerisindeki hasar dağılımını çok hızlıca belirleyerek, hangi bölgelerde yolların kapanacağını, hangi bölgelerde ağır hasar görüleceğini tespit eden bu şekilde afeti yönetecek valiye çok hızlı görsel bilgi sunan sistemler olduğuna dikkat çeken Şerif Barış, "Bu açıdan bakıldığında kapanan yollar, çöken köprüler meydana gelen yangınlar ve ağır hasarlı bölgeleri bilerek arama kurtarma, itfaiye emniyet ve elbette ilk yardım için ambulansları oraya sevk etmek açısından önemli. Biz deprem çalışan uzmanlar olarak depremi henüz dünyada önceden tahmin edemiyoruz" açıklamasında bulundu. 

Barış, depremin önceden bilinmesi mümkün olmadığı için deprem hasarını azaltacak çalışmalara ağırlık verilmesi gerektiğini aktardı ve "Herkesin deprem bilincini artıracak kendi evlerinde aile afet planı şirketlerde ise acil durum planı yerine afet ve acil durum planı yapılarak depremden sonra meydana gelebilecek hasarları zararları ve can kayıplarını azaltacak mutlaka bir hazırlık, zarar azaltma ve tedbirlerini almaları gerekli" açıklamasında bulundu.

Kahramanmaraş'ta 4.1 deprem oldu: Deprem uzmanından korkutan açıklama geldi! O fay hattında depremler...

Düşük faizli konut kredisinde son durum ne? Yeni konut kredisi çıktı mı, kimler yararlanabilecek? 

Kiracı, yüzde 25’in üzerinde kira artışında geriye dönük ödediği fazla bedelin iadesini talep edilebilir mi?

Dar gelirlinin konuta erişimi kolaylaşıyor! 12. Kalkınma Planı'yla resmen açıklandı!