Kent Haberleri

Kanal İstanbul için tüyler ürperten açıklama: Yapılırsa İstanbul için intihar olur!

İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Nusret Suna yaptığı açıklamada Kanal İstanbul'un dev metropol için bir yıkım olduğunu söyledi.

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) İstanbul Şube Başkanı Nusret Suna Marmara Depremini 21’inci yılı sebebiyle bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

Sözcü'den Zeynep Kaplan'ın haberine göre, “Depremin her yıl dönümünde benzer metinlerle kamuoyunun karşısına çıkmak handikap gibi görünse de bu durumun sorumlusu sorunları çözmeyen, çözüm önerilerine kulaklarını kapatan siyasi iktidar ve yerel yönetimlerdir” diye konuşan Nusret Suna, şöyle konuştu:

UYARILARIMIZ YOK SAYILDI

-Gerek bilimsel toplantılarla gerek topluma dönük etkinliklerle deprem tehlikesinin varlığına dikkat çektik. 1999 depremi öncesinde de İMO deprem tehlikesini gündemine aldı ve önerilerini sundu. Ne yazık ki bütün öneriler ve uyarılar siyasi iktidarlar tarafından yok sayıldı.

-İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından 39 ilçe için hazırlanan deprem tahmini kayıp kitapçıklarında yer alan bilgiler ışığında şehrin yapı stokunun durumunun vahim olduğu anlaşılmaktadır. Kitapçıklarda olası İstanbul depreminde kaç kişinin hayatını kaybedeceği, yaralanacağı ya da evsiz kalacağına dair tahminler yer almaktadır.

CAN KAYIPLARI TAHMİNLERİN ÇOK ÜSTÜNDE

-Elbette bu bir deprem senaryosudur. En iyimser senaryolarda bile 10 binlerce yapının değişik düzeylerde zarar göreceği, yüz binlerce İstanbullunun hayatının tehlike altında olduğu ifade edilmektedir. Merkez üstünün kilometrelerce uzakta olmasına rağmen 1999 depremi İstanbul’u da etkiledi. 3 binden fazla bina hasar gördü, bine yakın vatandaşımız hayatını kaybetti, binlercesi de yaralandı. Olası bir İstanbul depreminde yaşanacak can kayıpları ne yazık ki tahminlerin çok üstünde gerçekleşecektir.

TEK BİR BİNADA 21 İNSAN ÖLDÜ

-2004 yılında toplanan deprem şurasında dönemin başbakanı “Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” demişti. Bu iddiayı doğrulayan bir süreç ne yazık ki yaşanmadı. İstanbul’da (Kartal / Sema Sokak) kendiliğinden çöken tek bir binada bile 21 vatandaşımızı kaybettiğimiz göz önüne alınırsa nasıl bir faciayla karşı karşıya olduğumuz daha net anlaşılacaktır.

KENTSEL DÖNÜŞÜM RİSKİN DEĞİL RANTIN OLDUĞU YERLERDEN BAŞLADI

-Bazı kamu binaları güçlendirildi bazıları yıkılıp yeniden yapıldı ancak 16 milyon İstanbullunun yaşadığı binalar kaderine bırakıldı. İktidar, yapı stokunun güçlendirilmesi için kentsel dönüşüm haricinde herhangi bir uygulamayı hayata geçirmedi. Bugünkü Kentsel Dönüşüm Yasası ve varolan mevzuatlar, güvenli yapılarda oturmak anlayışını karşılayamadığı gibi yeni sorun alanları yaratmıştır. Kentsel dönüşüm projeleri deprem riskinin fazla olduğu yerlerde değil, rantın en fazla olduğu yerlerden başlanmıştır.

-Anlaşıldı ki İstanbul aradan geçen zaman zarfında depreme hazır hale getirilmemişti. Deprem toplanma alanlarını yapılaşmaya açan, ulaşım güzergahlarına otopark yapan, kentsel dönüşüm projelerini rant değeri yüksek yerlerden başlatan zihniyet Eylül 2019 depremi vesilesiyle su üstüne çıktı.

FATURASI AĞIR OLACAK

-Kanal İstanbul projesine kendi meslek alanımız bağlamında yaklaştık ve deprem-kent ilişkisi çerçevesinde projenin İstanbul’un intihar etmesiyle eşdeğer olduğu sonucuna vardık. Kentin Kanal İstanbul gibi bir projeye de ihtiyacı yoktur. Yapı stoku yenilenmediği veya güçlendirilmediği taktirde deprem yıkımının faturası oldukça ağır olacaktır. Oysa şehir, Kanal İstanbul projesiyle çok riskli bir hale getirilmiştir.

ULUSAL SEFERBERLİK İLAN EDİLMELİ

-Birçok AVM ve gökdelenin yaratmış olduğu risklere ilave olarak Kanal İstanbul projesiyle yeni risk alanları oluşturulmaktadır. Kanal İstanbul’un kamuoyuna yansıyan tahmini maliyetiyle İstanbul’da yaşadığımız konutların deprem güvenliğini sağlamak pekala mümkündür. Vakit varken Kanal İstanbul’dan vazgeçilmelidir. Başta İstanbul olmak üzere bütün ülkeyi depreme hazırlamak için ulusal bir seferberlik ilan edilmeli, güvenli bir yaşam inşa etmenin ulusal bir mücadele olduğu tescil edilmelidir.

 

Kanal İstanbul'un sanayiye ve sanayicilere etkisi!