Sektörel

Büyükşehirde yaşamak için en az 1-2 asgari ücret kiraya ayrılmalı! Ev almak için şu an doğru zaman mı?

Kiralar faize göre düşük, faiz oranları ise konut kredisi için çok yüksek seyrediyor. Kiracı için konut satın almak mümkün değil, ev sahipleri de kiralardan tatmin olmuyor. Peki ev sahiplerini ve kiracıları neler bekliyor?

Merkez Bankası’nın faizleri 5 puan daha artırmasının ardından politika faizi yüzde 40’a çıktı. Bankalar bu maliyetle fonlanınca, kredi ve mevduat faizleri de sert bir şekilde yükseliyor. 

Henüz yeni faiz artışının etkilerinin yaşanmadığı 1 hafta önceki verilere göre ihtiyaç kredisinde bankaların ortalama faiz oranı yüzde 59,5 seviyesindeydi. Taşıt kredileri ise daha ucuz durumda ortalama yüzde 42,3 civarında.

Konut kredilerinde ise durum içler acısı sayılabilir. BirGün'den Ozan Gündoğdu'nun yazısına göre, konut kredilerinde faizler diğerlerine göre düşük kalıyor. Kasıma yının üçüncü haftası itibarıyla ortalama yıllık faiz yüzde 43, aylık faiz ise yüzde 3 seviyesinde bulunuyor.

KONUT KREDİSİNDE BORÇ ÖDENİYOR, YENİSİ ÇEKİLMİYOR 

Ancak konut fiyatları çok yüksek olunca, kredi istenilen tutar ve haliyle bu krediye yüklenen faiz tutarı da artıyor. 

Örneğin, 2 milyon TL konut kredisi kullanan bir vatandaş,  sene boyunca aylık 60 bin lira civarında taksit ödemesi yapıyor. Durum bu şekilde olunca, Kasım'a girerken 443,3 milyar TL olan konut kredisi borcumuz, ayın 3’üncü haftasında 441,1 milyar TL’ye kadar düşüyor. 

Yani konut kredilerinde net borç ödeyicisi konumunda bulunuyor, yeni borç almıyoruz. 

Kasım ayında konut piyasasının küçüldüğü bu verilerden de görülüyor. Ancak, önceki aylara ilişkin doğrudan konut satış istatistiklerini biliniyor. Örneğin, geçtiğimiz Ekim'de konut kredisi kullanarak satılan konut adedi 5 bin 577. Karşılaştırma için, önceki yılın aynı ayında bu sayı 13 bin 268 olmuştu. Ekim 2021'de ise 28 bin 49’du. Yani, konut sektörüne can veren kredi muslukları incelmiş halde. Konut fiyatlarındaki yükseliş ise bu incelmeye bağlı şekilde daha yavaş oluyor. 

BİR JENERASYON EV SAHİBİ OLMA TRENİNİ KAÇIRDI 

Verilere göre, Türkiye'de halkın yüzde 56'sı kendi konutunda yaşıyor. Ev sahipliği oranı 20 yıl önceki yüzde 73’lük orana kıyasla düşük, ama muhtemelen 20 sene sonrasına göre epey fazla. 20 sene önce, emekli ikramiyeleriyle 2+1 evler alabilen, geleneksel işçiler ve kamu çalışanları, şimdilerde aynı ikramiyeyle bırakın evi, 10 yaşından küçük araba bulunamaz. 

Ancak bu durum, an itibarıyla yüzde 56’lık konut sahipliğini bir taraftan da şanslı yapıyor. Bir jenerasyon için ev sahibi olma treni kaçmış görünüyor. Bu zamana kadar  kenarda köşedeki tasarruflarıyla, kente göç ederken satılan tarlayla, bahçeyle, emekli ikramiyeleriyle, konut alabilen halkın, bundan sonra bu imkânı kalmadı. Bir konutu olan şanslı, 2 konutu olan daha fazla şanslı durumda. 

Ancak bu zamana dek 1 ya da 2 evi olan ile kirada oturanlar birbirinden ayrı sınıflara mensup insanlar da değildi. Ancak, düşük faiz konut sahipliğinin de temerküz etti.

Merkez Bankası'nın konut fiyat endeksine göre 2017 Ocak’ta 100 bin TL olan evin fiyatı 2023 Eylül’de 5 milyon 440 bin Türk Lirası'na yükseldi. İşte bu sebeple, bugün konut sahibi olmayanlarla, 1 ya da 2 konut sahibi olanlar arasında bir uçurum ortaya çıkıyor. 

PARASI OLAN EV Mİ ALSIN, MEVDUATA MI YATIRSIN?

Son günlerde sık sık parası olanların ne yapması gerektiği gündeme geliyor. Konut mu alsın yoksa parasını mevduata mı yatırsın? Henüz geçtiğimiz haftaya dek, 3 aylık mevduata verilen yıllık faiz ortalaması yüzde 37,7 düzeyindeydi. 5 milyon TL’yi bankaya 3 ay vadeli mevduat olarak yatırdığınızda, 3 ayın sonunda net getiriniz 500 bin liradan yüksek. Aylık getiriniz ise 200 bin TL seviyelerinde. 

Aynı tutardaki konutuzun kira getirisi bunun onda biri kadar. O halde konutu nakde göre avantajlı duruma getiren evlerin değerlenme hızı. Yani evin değeri artmayacaksa, 5 milyon lirayı konuta yatırmanın bir anlamı bulunmuyor. 

KİRA ÖDEMEK İÇİN 1-2 ASGARİ ÜCRET AYRILMALI

BirGün'den Ozan Gündoğdu, söz konusu yazısında "Kiracılar içindurum çok daha karanlık. Nüfusun 3’te 1’inin yaşadığı 3 büyükşehirde, ev taşımak için en az 8-9 asgari ücrete, yalnızca kirayı ödemek içinse en az 1-2 asgari ücret ayırmalısınız" ifadelerine yer verdi. 

Kiracılar için konut almanın mümkün olmadığına, ev sahibi için de kiraların tatmin edici olmadığına dikkat çeken Gündoğdu, "Bu şekilde bir kıskaçta kalınan, kiracılıktan kaçamayan halk kesimleri, artan kiralarla baş etmek zorunda bırakılıyor. Faizler artıkça, konut fiyatları reel olarak düşüyor ama kiralar faizle beraber artıyor. Başka bir ifadeyle kira çarpanı düşüyor" açıklamasında bulundu. 

Gelecek süreçlerde ise bu fazilerle hem işsizliğin hem de kiraların artması bekleniyor. 

2017’de 100 bin TL olan konut, eylül ayında 5 milyon 440 bin TL oldu!

Konut satışları düştü! Gayrimenkulün yeni gözdesi arsa ve tarla oldu!

İstanbul’un kentsel dönüşüm planı belli oluyor!