Köşe yazıları

İsmail Kibici: Kadastro anlayışımız ile 3 boyutlu kadastroyu konuşuyoruz!

Entegre Bina Tesis Ve Enerji Yöneticileri Derneği Başkanı İsmail Kibici, 'Arazi yönetimine kendi halinde bir bakış' başlıklı bir yazı yazdı. Kibici, 'Kadastro anlayışımızın içinde bugün 3 boyutlu kadastroyu konuşuyoruz' dedi...

Bilindiği üzere ; Sözlük manası olarak kadastro yabancı kökenli bir kelime olup, “ arazi , nüfus, vergisi “ terimlerine dayanmaktadır.İlk çağlardan, ve/veya toplumlardan bu yana toprak kişisel zenginliğin kaynağı ve psikolojik anlamda ise EGO’ da ise yüksek tatmin sağlamış bir metadır. Belki de bu nedenlerden dolayı , birey veya topluluklar bu toprak parçasına sahip olarak , zenginliğin elde edilmesi ve/veya paylaşılması önemli olmuştur. Her zamanda gerek kişiler arası gerekse toplumlar arasında gündemde kalmıştır. Gelişen enstrümanlarla da yatırım aracı olmuştur.  


Kurulan büyük & küçük devletlerde, devletin mali ve ekonomik işlevlerini yerine getirmede gereksinim olan finansal kaynağı ; gayrimenkul vergileri, harçları ile kısmen gayrimenkul üzerinden elde etme yoluna gitmişler ve bundan sonrada gidilecektir. Çünkü toprak önemli bir zenginliktir.

Toprağın zenginlik olduğu tartışılmamaktadır. Ha keza büyük bir zenginlik olmakla birlikte zaman için de bu toprağın ölçüsüz, geometriden yoksun bir şekilde genel tanımlamalarla bugünkü modern manada kesin büyüklükler tespit edilememekteydi.


Değişen ve gelişen toplum gereksinimleri çerçevesinde yeniden bilimsel ve metodolojik olarak düzenlenme işi yani “ özel hukuk ve kamu hukukunun konusu olan taşınmazların belirlenmesi ve ölçülmesi “ Kadastronun işi ve kökenidir.

Peki ya bu kadastronun süreci ; ARAZİ Yönetimine nasıl evrimleşti hususuna gelince de şunları ifade etmek mümkün olacaktır.

Kadastro için genel olarak şunu ifade etsek yanlış olmayacaktır.

”Kadastro: … Kamu ölçmeleri ve Arazi Yönetimi dallarının bir parçasıdır.” 

Çağdaş Medeni Kanun Hükümleri doğrultusunda ; Modern Tapu Sicilini oluşturmak amacı ile gayrimenkullerin  hukuki ve geometrik durumlarını tespit etmek için kadastro sisteminin kurulduğu aşikardır.


Ülkemizde kadastro çalışmaları olarak geldiğimiz noktada ; mülkiyete dayalı kadastro çalışmaları tamamlanmış olup, bu alanda yaklaşık 450.000 km2 dir. Kadastrosu tamamlanmamış yaklaşık 330.000 km2 alan bulunmaktadır.

Arazi Yönetimi içinde esas önem taşıyan ve kadastrosu yapılmamış bu alan/lar, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki vb yerlerdir.

Ülkemizde gerçekten topraklarımızı yönetmek istiyorsak mutlaka mülkiyete dayalı kadastrosu yapılmış bu alanlar dışında kalan topraklarında kadastrosu ivedi bir şekilde yapılarak kullanıcılara veri olarak sunulmalıdır.

Arazi yönetimi içinde kadastro çalışmaları yanında alan , büyüklük olarak tespitten öte artık değer odaklı olmak üzere “ MÜLKİYET & DEĞER & KULLANIM “ gibi önemli üç niteliği önemseyerek serbest piyasa ekonomisi bileşeni olarak görülmesi zorunlu bir hal almıştır.UNECE (1996) ve (2005)’ e göre arazi idaresi “ arazi yönetim politikalarının uygulanması sırasında, arazi ile ilgili sahiplik, değer ve kullanım bilgilerinin oluşturulması, kaydedilmesi, ve kullanıcılara sunulma işlemidir.” Dale ve Mclaughlin (1999) ise arazi idaresinin (yönetiminin )


 a) arazi ve taşınmazdaki gelişmeleri izlemek, 

b) arazinin kullanım ve korunmasını düzenleme

 c) satış ve kiralama ile vergilendirme yolu ile araziden gelir elde etmek 

d) Arazinin mülkiyet ve kullanımı ile ilgili olarak anlaşmazlıkları çözme süreçleri olarak tanımlamaktadır.



Kadastro anlayışımızın içinde bugün 3 boyutlu kadastroyu konuşur haldeyiz. Hava , yer altı ve hatta denizlerin kadastrosu da yapılacaktır.


Marka olan kentlerimizde bir çok çılgın projeler gerçekleştirilmektedir. Bunu bir örnek ile açarsak şayet Bugün mega kentlerimizde yapılan bir çok metro güzergahlarında geomatik olarak kadastro çalışmalarının yapılmasının faydalarını saymakla mülahaza etmek mümkün olmayacaktır. 

Arazi yönetimi sistemleri başlangıçta ; arazi ve mülkiyet gelişiminin düzenlenmesi, arazi kullanımının kontrol edilmesi, vergilendirme ve arazi anlaşmazlıklarının giderilmesi gibi görevlere odaklı iken gelinen noktada sürdürülebilir kalkınmayı desteklemek amacıyla Bütüncül Bir Arazi Yönetimi yaklaşımını hedeflemektedir.

Ülkemizde; Bütüncül bir arazi yönetimi yaklaşımı neticesinde: geniş bir coğrafya genelinde küçük ölçekli harita verileri yardımı ile, doğal yada insan ilişkilerini açıklamak amacıyla,verilerin toplanması depolanması, anlamlandırılması, yönetilmesi 

işlemlerinin yapılmasına yönelik yazılım ve donanımlarla birlikte insan bileşenlerinden oluşan Coğrafi Bilgi Sistemleri ile bu idareyi sağlamalıdır.



Ülkemizde Tapu Müdürlüklerinin Tapu Kadastro Bilgi sistemi ile ( TAKBİS ) verilerin toplaması, depolaması ve anlamlandırması bakımından iyi bir seviyeye geldiğini söylemek mümkündür.Teknik boyutunu oluşturan Kadastro’ Müdürlüklerinde ise bu gelişmelerin meyvalarının yakında alınacağı bilinmektedir.


Egomuzu kabartmayan toprak mülkiyeti sahipliliği temennisi ile Yunus Ermenin söylediği gibi ; “ 'Mal sahibi mülk sahibi, hani bunun ilk sahibi, 

malda yalan mülkte yalan ,

var birazda sen oyalan' "Arazi Yönetim Farkındalığını oluşturan sayın Enver hocama teşekkür ederim...



İsmail KİBİCİ

BİTED BAŞKAN

www.bited.org.tr