Sektörel

Site sakinleri yönetimin faturasını ödemek zorunda mı?

Kat Mülkiyeti Kanunu 38. maddesine göre, eski yönetim döneminde doğan borç sitenin borcudur. Site sakinleri de bu borcu ödemek zorunda.

Takvim Gazetesi yazarı Feride Hilal İmal, bugünkü yazısında okuyucusunun sorduğu ''Site sakinleri yönetimin hırsızlık faturasını ödemek zorunda mı?'' sorusunu yanıtladı. İşte o haber...

Eski yönetimin yaptığı hırsızlığın faturasının, yeni yönetim tarafından site sakinlerine ödetilmek istenmesi doğru mu? 

Sürekli konu belirtmeden ekstra aidat istiyorlar. Eski yönetim döneminde doğmuş olan bu borç sitenin borcudur. Kural olarak bu borç oturduğunuz dönemdeki harcamalar nedeniyle oluşmuşsa bu borcu ödemekle yükümlüsünüz. Fakat borç kalemleri içinde sizin sitede oturmadığınız döneme ait olanlar varsa, bunları ödemekle yükümlü değilsiniz. Ayrıca bu borç eski yönetimin kusuru sebebiyle doğmuş bir borçsa eski yönetime karşı hem cezai hem de hukuki yaptırımlar uygulanabilir. Yönetici veya yönetim kurulu Kat Mülkiyeti Kanunu 38. maddesi uyarınca kat maliklerine karşı bir vekil gibi sorumlu olup, yöneticilik görevini ifa ettiği sırada temsil ettiği kimselerin çıkarlarını koruyacak önlemleri almakla yükümlüdür. Yönetici hizmet nedeniyle kendisine bırakılan bir kısım malları ve mevduatı yönetim görevi haricinde şahsi amaçları veya 3. şahıslara çıkar sağlamak amacıyla kullandığı takdirde Türk Ceza Kanunu 155. maddesi uyarınca güveni kötüye kullanma suçunun nitelikli halinden yargılanması söz konusu olacaktır. Ayrıca eski yönetimin kusuru ispatlanırsa hukuki olarak da sitenin zararını tazmin etmekle yükümlüdür. Genel kurulda ibra edilmiş olması hakkında dava açılmasına engel değildir. Ekstra aidat istediklerini belirtmişsiniz. Anladığım kadarıyla sizden ek bütçe talep ediyorlar. Ek bütçe toplamak için kat malikleri kurulunun kararı gereklidir. Bu kararda da ek bütçenin ne için kullanılacağı ve ne şekilde toplanacağı da belirtilmelidir. Ayrıca ek bütçenin toplanma amacına göre Kat Malikleri Kurulu'nda alınacak olan karar nisabı da farklılık gösterir. Usulüne aykırı bir kararla veya karar olmaksızın yapılan işlemler, dava açılmadıkça geçerliliğini korur..