Eğitim

Ahşap sistem üzerine-1

Ülkemizde ahşap sistem ve teknolojisinin tanınmasının miladı aslında 17.Ağustos.1999 tarihinde meydana gelen büyük depremdir diyebiliriz.

O tarihe kadar ahşap sistem ve teknolojisi bilinmediği için sektörde faaliyet gösteren şirketler tarafından da bu işe cesaret gösterilemedi.

Ülkemizin son 60 yılında yapılması ve inşa edilmesi resmen unutulan bu evlerin 1999 yılından sonra ki süreçte bu kadar revaç ve talep bulmasının sebeplerini iyi irdelemek lazım.

Özellikle insanların son 10 yılda daha sağlam ve depreme dayanıklı ev arayışları satın almada öncelikli hale geldi.

Aslında Osmanlı'dan bize miras kalan bu evler neredeyse 1950'li yıllara kadar ülkemizde özellikle şehirlerde pek revaçta idi.

1940 yıllarda Alman zulmünden kaçan bilim adamları ve akademisyenlerin üniversite ve diğer kurumlar üzerinde betonarme sistemi daha sağlam ve daha mukavemetli düşüncesi ile ormanlarımızın korunup kollanması için devleştirilmesi betonarme sistemin önünü açmıştır.

İşin enterasan tarafı bu işe bigane kalan sadece devlet değildi..Üniversiteler, meslek kuruluşları, odalar ve sektörde bu işe cesarette edemedi ve resmen de unutuldu.

Halbuki Cumhuriyetin ilk yıllarında ormanlarımız bol ve nitelikli ağaç türleri ile dolu olmasına rağmen sadece koruma amaçlı devleştirilmesi ile geçen yıllar, hem ormanların devlet elinde niteliksiz ağaç yığınlarına dönüşmesine vesile oldu, hem de ahşaptan kaçış bu millete çok ağır faturalara neden oldu.

Tabi ahşap sanayi için önemli olan çam ve ladin gibi nitelikli ağaç türünün az olması, her yıl ormanların sistematik biçimde büyütülememesi geçen yıllar içinde bu işe nasıl olumsuz katkı yaptığı görülmelidir.

Dikkat edilirse gelişmiş ülkelerde yasa ile güvence altına alınan ormanlar özelleştirilerek daha sağlıklı büyüme ile nitelikli ağaç neslinin dikimi ve üretimi yasalar çerçevesinde güvence altına alınarak sağlanabiliyor.

Ancak gelinen nokta da kaybedilen zamana mı, yoksa çıkan faturaya mı yanmak lazım, iyi düşünülmelidir!

Konumuza dönecek olursak 1940 lı yıllardan itibaren yeni yetişen nesil üniversitelerimizde eğitim ve öğretimi sadece betonarme üzerine okudukları için ahşap bu milletin hayatından resmen çıkarıldı.

Günümüze gelindiğinde üniversitelerimizden mezun olan mimar ve mühendislerin ahşap sistem ve teknolojisini bilmemesi bir devlet politikasıdır ve o dönemin bir tasarrufudur..gayette normaldir.

Bugün Safranbolu ve Kastamonu evlerine turistik gezi düzenlenerek ahşap evlere tahta niyetine bakılmıyorsa bunu da depreme borçlu olduğumuzu unutmayalım!

Bugün ise ahşap endüstrisinin gelişimini de olumsuz etkileyen bu süreçte kiremit, tuğla, demir ve çimentonun büyük istilası ile bu ülkeye yazık olmuştur.

 
Aslında yeni cumhuriyetin modernleşme adına beton istilasını ''daha sağlam olur, Avrupalı da bunu tercih ediyor, mutlaka bir bildikler vardır'' düşüncesi, mazereti veya kılıfı sadece basiretsizliktir.
Muasır medeniyet seviyesi hedef ve örnek alınan ülkelerin emsal alınması sonra ki süreçte tüm deprem sınavlarında imtihan süzgeçinden sınıfta kalmamız ne ile izah edilebilir?

Zarar, ziyan ve zayiatlarda cabası..Tabi ki mimariden hiç bahsetmiyorum.

Bakınız geriye dönüp bakıldığında 1940 yıllardan günümüze ne kaldı?

Neredeyse hiçbir şey..sadece ahşap yapılar hariç!

Halbuki ülkemiz de ahşap sistem devam edebilseydi 20.yy. içinde meydana gelen depremler de bu kadar dramlar yaşanmayacaktı.

Çünkü Ahşap karkas yapılar dünyada kullanılan en gelişmiş, en teknolojik, en çevreci ve en sağlıklı hafif yapı sistemi olmasının yanı sıra depreme karşı en mukavemetli yapılar olduğunu bilim adamları açıklıyor.

Aynı zamanda Ahşap karkas yapı sistemi ile inşa edilen evlerde konforlu yaşam alanları sunulması dünya da tercih sebebi oluyor.

Kuzey Amerikalılar ve Finlandiyalılar dünyada güvenlik ve konfor standardı en yüksek konutlara sahip olmasının altında ahşap yapı sisteminin olduğu biliniyor.

İki yüz yıllık ahşap sistemde ispat edilmiş bu performansı, çok sayıdaki araştırmalar ve yeni ürün geliştirmeler ile mükemmel bir aşamaya ulaşması bilimsel olduğu kadar yaşanan deneyimlerle de sabittir.

Ahşap karkas konut değerlidir ve cazibelidir..Satılması en kolay olan yapı tipi olduğu kriz ortamlarında dahi bilinmektedir.

Ahşap karkas yapıların sağladığı sağlık, konfor, barınma, sıcaklık ve güvenlik yanında ahşabın estetik değerleri satın alma önceliği sağlar.

Ahşap karkas yapıların cazibesi ve albenisi çok fazla olması..Çevre dostu, imalatının az enerji gerektirmesi, kullanım ve üretimden dolayı çevreyi daha az etkilemesi..Kolay tasarım, imalat ve montaja sahip olması nedeniyle başta ABD de bu kadar tercih edilmesi tamamen akıl ve matematiksel hesaplara dayanır. Yılda 1 milyon ev üretilen ABD de ahşap sistemin avantajlarını ve insanların satın alma önceliklerini sıralamakta fayda var.

Depreme dayanıklılığı tescilli tek yapı sistemidir.
İnsan yaşamı için en güvenilir ve en sağlam binalardır.
Dayanıklıdır..yüzlerce yıl ayakta kalır ve oturursunuz.
İnşası, tasarımı, imalatı ve montajı en hızlı teknikle inşa edilmektedir.
Kullanım ve inşasında ekonomik avantajları vardır.
Yalıtımı ve izolasyonu en soğuk ve en sıcak iklimler için dizayn edilmiştir.
Maliyet ve zaman tasarrufu sağlar.
Konforludur.
Dayanıklılık konusunda beton ve çelikle mukayese bile kabul etmez.
Radon gazı üretmez..Dünya nın en sağlıklı yapılarıdır.
İnsanoğlunun biyolojisine en uygun yapı tarzıdır.
Korozyon, nem ve rutubet yapmaz.
En soğuk iklimlerde bile 2 saatte ısınırsınız.
En sıcak iklimlerde bile 1/2 saatte soğutabilirsiniz.
Yenilenmesi en kolay malzemedir.
Bakım gerektirmez.
Çatılar kar yükünü tutmadığı için avantajlıdır.
Kullanım ve inşasında enerji tasarrufu sağlar.
Ekolojiktir..Çevreye atık bırakmaz.
Elektrik sistemi buatsızdır.
Kanserojen maddeli ürünler kullanılmaz.
Mimari çözümleri tek kelime ile sınırsızdır.
Ergonomiktir.
Sonuç olarak ahşap sistemlerle inşa edilen evler/binalar risk içermez..hem yatırım hem de yaşam garantilidir.
Haftaya devam edelim.

Esen kalın. 
 
huseyinkuru@sunflower.com.tr