Sektörel

İstanbul’da konut fiyatları 5 yılda yüzde 144 arttı!

Dolar kurundaki hızlı artış, hükümeti ve aşırı borçlu özel sektörü kaygılandırıyor. Sonuçta kur artışı kalıcı hale dönerse ekonomiye ve aşırı döviz borçlusu olanlara ciddi bir fatura çıkaracak.

Dolar kurundaki hızlı artış, hükümeti ve aşırı borçlu özel sektörü kaygılandırıyor. Sonuçta kur artışı kalıcı hale dönerse ekonomiye ve aşırı döviz borçlusu olanlara ciddi bir fatura çıkaracak.


Kur artışının vereceği bir çok kayıp vardır ama bankalardaki 150 milyar dolarlık döviz hesabının bu yolla büyüyeceği bir gerçektir. Kur artışının vereceği hasarın bir bölümü bu yolla telafi edilebilir.


- Ancak hanehalkının kaybını belki daha fazlasıyla telafi edecek başka servet alanı gayrimenkuldür. Türkiye’de hanehalkının yüzde 61’i konut sahibidir. Toplumun yarısından fazlasından söz ediyoruz. Gayrimenkul tarafından da işler en azından ekim sonuna kadar iyi gidiyordu.


- Darbe girişimine rağmen konut satışları eylülde yüzde 17, ekimde yüzde 25 arttı. Düşen faiz ve düzenlenen kampanyalar alıcıları tetikledi. Konut fiyatları eylülde hız kesmekle birlikte yüzde 0.76 arttı. Son bir yıllık artış da yüzde 13.9’a çıktı.


- Son bir yıllık gerçek kira artışı da yüzde 8.9’u buldu. Konutta bir gelir de buradan elde edildi.


- Son bir yılda finansal yatırım araçları içinde belki altın fiyatları konut yatırımını geçti denebilir. Altın fiyatları yüzde 16.4 arttı. İlginç ki, eylülden eylüle ortalama dolarda yüzde 1.4 gerileme var. Dolardaki yükseliş eylülün son haftasında başlamıştı.


- Son 5 yıllık dönemde, yine konutun yüzde 96’ya varan değer artışı aynı dönemdeki enflasyonu ikiye katladı. İstanbul ise yüzde 144 artış ile tüketici enflasyonunun üç katında.


- Buna aynı dönemdeki toplam yüzde 40’lık kira artışından elde edilen geliri de eklemek gerekiyor. Zaten kira artışı enflasyona çok yakın.


- Eylül itibarıyla doların son 5 yıllık artışı ise yüzde 65 ile konutun ardından ikinci sırada geliyor.


- Normalde ailelerin veya kişilerin serveti reel ve finansal varlıklardan oluşur. Bu servetin yaklaşık üçte ikisi reel varlıklar ki, en büyük kısmı gayrimenkuldür, üçte biri de finansal varlıklardır. Finansal tarafın yaklaşık yarısı da Türkiye’de döviz ve altındır. Eğer emlak piyasasında bir çöküş yaşanmazsa en büyük kütle olan üçte ikilik kısım fazla tahrip görmez ve servet sahiplerinin sırtı da kolay kolay yere gelmez.


 


SON 1 YILDA VE SON 5 YILDA KONUT FİYATLARINI GEÇEN YOK



Habertürk/ Abdurrahman Yıldırım