Sektörel

Ofislerin evrimi!

Doğan Selçuk, Emlakkulisi.com okurları için Assembly kurucu ortağı Yiğit Şatıroğlu ile ofisin evrimini masaya yatırdı...

Doğan Selçuk, Emlakkulisi.com okurları için Assembly kurucu ortağı Yiğit Şatıroğlu ile ofisin evrimini masaya yatırdı. İşte o röportaj...

Assembly kurucu ortağı Yiğit Şatıroğlu ile ofisin evrimini konuştuk.
  
Yeni bir ofis işletme sistemi olan Assembly’nin ortaya çıkışını anlatabilir misiniz? Bu fikrin ortaya çıkışındaki temel motivasyon neydi?

Yaşamımızın önemli amaçlarından biri üretmek, geliştirmek ve bir misyonun parçası olmak. Önemli bir kesim bunları gerçekleştirmek için çalışıyor ve bu çalışmaları yapmak için bir araya gelinen yeri ofis olarak tanımlıyoruz. Yıllardır şirketler doğru veya yanlış, başarılı veya başarısız kendi vizyonu ve misyonu doğrultusunda kendi etki alanı kadar ofis alanları yaratıyordu. Ancak ofis gayrimenkulünün kendisi, içerisinde yer alacak kullanıcıları için neredeyse hiçbir şey sunmuyordu. Öte yandan, alışveriş merkezleri, içlerindeki mağazalar ve müşterileri için, oteller ise misafirleri için türlü türlü idari, sosyal olanaklar sunarken, ofis yapısı geliştiricileri veya işletmecileri kullanıcı deneyimi ile alakalı kurgu geliştirmediler. Aslında geliştirici veya tesis yöneticilerinin yapması da doğru değil, çünkü müteahhitlik ile işletmecilik farklı disiplinler gerektiriyor. Bu sebeple 100 yıl önce otel zincirleri veya 30 yıl önce alışveriş merkezi işletmecileri ortaya çıktı. Ofis yapılarının da hayat bulması, içerisindeki kullanıcıların daha fizibıl ve nitelikli ürün ve servislere erişmesi, binaların beton ve camdan oluşan bir emtia yerine bireye ve kurumlara iş hayatına yönelik deneyim, motivasyon, verimlilik sağlayabilmesi için ayrıca işletmeci bir markaya ihtiyacı olduğunu gördük. Kurucu ortağım İsmet Öztanık ile beraber entelektüel çalışması 2012’de başlayan süreç, 2018’de Levent’te ilk lokasyonumuzda kapılarını açtı. Ofis binalarına geliştirme aşamasından itibaren yeni bir anlayış getirmek için yola çıktık ve şimdi yeni ürünlerimiz olan Apart Office, Workplace Hospitality Club, Distant Office, Enterprise HQ defined by Assembly ile binalarımızın ötesinde hem şehrin farklı noktalarında, hem partner lokasyonlarla hem de evlere kadar servisler sunmaya başladık.
 
 
Müşteri profiliniz kimlerden oluşuyor? Müşterilerinize ne tür ayrıcalıklar sunuyorsunuz?

Tek bir kişiden, 300 kişilik firmaya kadar değişebiliyor. Ayrıcalıkları soyut ve somut olarak ayırmak gerekir. Her profil, bir grubun, bir anlayışın parçası olmak ister. Biz kendimize ilerici iş insanları diyoruz ve bunun parçası olmak isteyenler bizi tercih ediyor. Somut olarak ise iş hayatı için sunduğumuz çok çeşitli ürün ve servislere kolaylıkla ulaştırıyoruz. Bunu yaparken ise fiyat avantajı yaratıp kullanıcılarımıza tasarruf sağlıyoruz.


 Hizmet verdiğiniz lokasyon ve mekânları belirlerken ana kriteriniz nedir? 

4 lokasyon tipimiz var. Binalarımız, apart ofislerimiz, partner lokasyonlar, hospitality club bünyesindeki otel ve restoranlar. Her lokasyonun ve ürünün farklı özellikleri ve ruhu oluyor. Önemli olan hedef kitlesinin hayat tarzına ve odak konularına uygun hale getirilmesi. Bu fikri destekleyebilecek rasyonel mal sahipleri veya yönetim yapıları olması ana kriterimiz.
 
 
Covid-19 ile beraber hızlanan ofis kültürünün dönüşümünde ülkemizi nasıl konumlandırıyorsunuz? Geleneksel çalışma sistemine bakış açısındaki değişimin ofis kullanımına ve gayrimenkul sektörüne etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Değişimi reddetmek yerine hızlıca adapte olmamız önemli. Ülke olarak yıllardır türlü krizlerle mücadele ediyoruz. Krizlere kısmen aşılıyız. Ofis ihtiyacının dünya çapında sorgulandığı bir dönemdeyiz. Biz de kuruluştan beri ihtiyacın masa-sandalye-oda olmadığını anlatmaya çalışıyorduk. Organizasyonlar bazı işlerin uzaktan da olabildiğini, bazılarının da olamadığını gördü. En verimlisi için yeni yöntem ve teknolojiler de gelişmeye devam edecektir. Biz kurumlar için üçlü çalışma sistemi öngörüyoruz. Şirket misyon ve vizyonunun yansıtıldığı, sosyal bir buluşma mekanı olarak eskisinden çok daha küçük bir merkez ofis, ihtiyaca göre şehrin farklı noktalarında uydu ofisler, evden veya ofis dışında herhangi bir yerden çalışma. Tabii bu dağınık sistem kurumlara servis verebilecek ciddi bir altyapı gerektiriyor. Gayrimenkul sahipleri bu kurguları kendi başlarına oluşturmaları mümkün olmadığı için bize başvuruyorlar. Şu anda ofis kullanıcılarının büyük kararlar vermelerini mümkün görmüyorum. Ancak bu yeni sistemleri denemek ve tasarruf etmek istiyorlar. Burada mülk sahibi, işletmeci ve kullanıcı birlikte çalışarak üç tarafın da kazanacağı şekilde formüller üretebilir. 
 
 
Ofis işletme sistemi ile beraber sunduğunuz diğer hizmetleri öğrenebilir miyiz? Solute Entegre Tesis Yönetim şirketinizin hizmetleri hakkında bilgi verebilir misiniz? 

Soluto entegre tesis yönetimi ve güvenlik şirketimiz 6. yılında. Kurucu ortağımız ve genel müdürümüz Erhan Demirtaş’ın öncülüğünde, ofis binaları, markalı konut projeleri, oteller, alışveriş merkezleri, hastaneler, üniversite kampüsleri, perakende şubeleri gibi birçok farklı tesise hizmet vermeye devam ediyor. Geçtiğimiz yılın sonunda iki yılı aşkın görüşmeler sonucunda, 26 ülkede faaliyet gösteren Globe Williams şirketi ile işbirliği anlaşması imzalayarak uluslararası ihalelere de katılmaya başladık. Hem dünyada hem de ülkemizde her geçen gün daha fazla profesyonelleşen tesis yönetimi anlayışı, iki yıl önce Soluto’nun da kurucu üyelerinden olduğu bir yapı ile dernekleşti. Önümüzdeki dönemde Soluto’nun özellikle yapı teknolojileri (proptech) dünyasının girişimlerinin ürün ve servisleri için katalizör bir misyon da üstlenmesi için çalışıyoruz.


Assembly olarak yeni ofis hizmetleri planlıyor musunuz? İstanbul haricindeki illerde veya yurtdışında hizmetlerinizi genişletmeyi düşünüyor musunuz?

Assembly’nin iş modelinin inovatifliğinin ve sunduğu ürünlerin çeşitliliğinin benzerlerinin çok ötesinde olduğunu yurt dışında katıldığımız ve görüştüğümüz merciler bize defalarca takdirle bildirdi. Londra’da geçtiğimiz yıl açtığımız irtibat ofisi ve buna bağlı danışmanlarımız bulunuyor. Şu anda Londra, New York, Los Angeles, Berlin gibi şehirlerde fizibilitelerini çalıştığımız mülkler bulunuyor. 

Ayrıca otellerle yaptığımız iş birlikleri de çok ilgi çektiğinden bu ürünümüz için de ayrıca iş geliştirme çalışmalarımız bulunuyor. Otellerle olan anlaşmamızı Anadolu’ya yaymayı planlıyoruz. 

İstanbul içinde Karaköy, Kozyatağı, Maslak, Sarıyer bölgeleriyle alakalı bina sahipleriyle görüşüyoruz. İş Portföy ile birlikte Mecidiyeköy’deki Quasar karma kullanım projesinin 15 bin metrekarelik ofis blokuyla alakalı yeni bir işe başlıyoruz. Burada yeni dönem ofis binasını tasarlıyoruz. Çok çeşitli deneyimlerde, sosyal alanlara, esnek ofislere, klasik ofislere ek olarak bir katı da teknoloji odağındaki firmaların özgün içerik ve danışmanlık alacakları bir merkeze çeviriyoruz.


Türkiye’deki proptech ekosistemi hakkında düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

Türkiye’nin son 15 yılında gayrimenkul ve inşaat sektörünün lokomotif sektör olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu endüstrideki sermaye, bilgi birikimi ve tecrübede dünya çapında rekabetçiyiz. Ancak turizm dışında gayrimenkul pek ihraç edilebilir veya uzun yıllara yayılabilir üretimi olan bir iş olmadığı için ülke politikası olarak da artık lokomotifliği başka sektörlere bırakacağını düşüyorum. Fakat bu endüstrideki birikimlerimizi tüm paydaşlar olarak yapı teknolojileri (proptech) ürünlerinin geliştirilmesinde, denenmesinde ve ihraç edilmesinde kullanabiliriz. Gelecek yıllarda Türkiye’de bu ekosistemin çok hızlı oluşacağına inanıyoruz. İnşaat ve gayrimenkul sektörüne hizmet veren profesyoneller yeni fikir ve buluşlar üretecektir. Ülkedeki altyapısı uygun nitelikli ürün ve bilinçli kullanıcı sayısının da çok olmasıyla bu ürünler için en iyi pilot ülkelerden biri Türkiye olabilir. Yeter ki rasyonel olalım, ülke içinde küçük rekabetler peşinde olmak yerine teknolojinin pazarının bütün dünya olduğunu bilerek çevik ve paylaşımcı olalım. 

Proptechlere yatırım yapacak bir fon kuruluşu hazırlığında olduğunuzu biliyoruz.

Next toplam 8 yıl süreli bir Venture Capital fonu. 6 yıl yatırım süresi, son 2 yıl da yatırımlardan çıkış süreci olacak. SPK’dan tüm izinler alındı ve şu an yatırıma hazırız, yatırımcılarımızla beraber proptech girişimlerini büyüteceğiz. Birinci fonu 10 milyon ABD doları büyüklüğünde yapacağız. Henüz çok yakın çevremiz ile fona yatırım konusunda görüşüyoruz ve çok yüksek bir ilgi var. Yıl sonuna doğru daha büyük bir kitle ile görüşmelerimizi sürdüreceğiz. Özellikle inşaat ve gayrimenkul sektörü oyuncuları için sıkışmış piyasada çok yenilikçi bir çıkış olarak görülüyor. Eş zamanlı olarak görüşmekte olduğumuz, incelediğimiz girişimler de var. Yener Yıldırım öncülüğünde Türkiye, Batı Avrupa ve İngiltere’de yerleşik global bir ekip oluşturuldu.
 

Coğrafya şirketlerin kaderidir!

İnşaat sektöründe yapay zeka kullanımı!

Türkiye'nin ilk online B2B depo platformu yurt dışına açıldı!

'En iyi kiracınız' Blueground, unicorn olmayı hedefliyor!

Türkiye’nin proptech'e odaklanan ilk girişim sermayesi fonu kuruldu!

Türkiye’de verinin ulaşılabilir olması için çalışıyoruz!

Mete Varas Proptech'i anlattı!

Proptech ile gayrimenkulde kurallar yeniden yazılıyor!