Kent Haberleri

Deprem uzmanından korkutan açıklama: 6 Şubat depremleri tüm fayları huzursuz etti! Malatya, İstanbul...

Prof. Dr. Şükrü Ersoy, perşembe akşamı Malatya'da meydana gelen depremlerin ardından önemli açıklamalarda bulundu. Ersoy, riskli yerlere değinerek, Malatya ve İstanbul ile ilgili tahminlerini de paylaştı. İşte ayrıntılar...

Geçtiğimiz perşembe günü Malatya'nın Battalgazi ilçesi merkezinde saat 17.46'da 5.2, 17.49'da 4,7 ve 18.54'te ise 3,5 büyüklüğünde üç deprem meydana geldi. Peş peşe yaşanan depremler Adıyaman, Elazığ, Batman, Şanlıurfa, Mardin, Gaziantep, Kahramanmaraş ve çevre şehirlerde de hissedildi. 

AFAD depremin hemen ardından artçı sarsıntıların sürdüğüne dikkat çekerek, vatandaşlara bölgedeki ağır hasarlı yapılara kesinlikle girmemelerini, riskli binaların çevresinde bulunmamalarını ve resmi birimlerin uyarılarını dikkate almaları gerektiği ile ilgili uyarılarda bulundu. 

AHaber'de yer alan habere göre; deprem uzmanı Prof. Dr. Şükrü Ersoy, depremlerle ilgili son dakika açıklamalarında bulundu. 

6 ŞUBAT DEPREMLERİ TÜM FAY HATLARINI HUZURSUZ ETTİ 

Prof. Dr. Şükrü Ersoy, şu günlerde yaşanan deprem aktivitesinin normal sürecinde seyrettiğini ve anormal bir durum olmadığını, artçıların 1-2 sene süreceğini, zaman zaman da şiddetinin yükseleceğini dile getirdi. 

5'ten büyük depremlerin kaygı verici ve korkutucu olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ersoy, "Vatandaşlar da bu depremi hissettiği zaman sokakta vakit geçirdiler. 4'ten 5'e geçiş deprem şiddeti anlamında 30 adım gibi enerji yükselimi yaşanıyor. Malatya'da yaşanan depremlere ilişkin 2 yorum yapmak zorunda kaldık" diye konuştu. 

Kandilli açıklamasına göre normal artçı deprem şeklinde söylenebileceğine, ancak AFAD'ın depremi Malatya Battalgazi merkez üssü şeklinde belirtmesinin müstakil bir deprem anlamına gelebileceğine dikkat çeken Ersoy, bu bölgede büyük bir fay olmadığının, orası için daha büyük bir depremin söz konusu olmadığının altını çizdi. 

Söz konusu açıklamasında "6 Şubat depremlerinin ardından biraz seyir değişti. Ülkemizde her sene 22 bin ila 24 bin deprem meydana geliyor. Fakat şimdiye kadar 11 aylık dönemde 66 bin deprem meydana geldi. 3 senede olması gereken aktivite neredeyse 1 senede yaşandı. 6 Şubat depremleri sadece bölgeyi değil tüm Türkiye'yi etkiledi. Tüm fay hatlarını huzursuz etti ve olmadık yerlerde depremler olmaya başladı. Konya'dan Niğde'den gelen haberler buna örnek teşkil edebilir. Bu da Türkiye diri fay haritasının yenilenmesi hamlesine bizi götürdü" bilgilerini veren Ersoy, 5'ten fazla deprem üretecek diri fay sayısının 500'e yakın bilindiğine ancak daha fazla olduğunun ortaya çıktığına vurgu yaptı. 

Prof. Dr. Ersoy, deprem bölgesinde konut inşaatlarının sürdüğünü belirtti ve "Burada artçı sarsıntıları etkisi bulunuyor. Bu şekilde büyük depremlerden sonra sık sık kontrol edilmeli. Eğer hayati çatlaklar varsa hemen yıkım yapılması gerekli. Deprem kaldığı yerden devam eder. Eğer bir binaya zarar vermişse diğer depremde o zararı sürdürür" ifadelerine yer verdi. 

Ersoy, şu anda güçlendirilen binalar ve yani yapılan konutlar için dikkatli olunması gerektiğini ve büyük depremler yaşanırsa binaların yeniden kontrol edilmesi gerektiğini söyledi.

KADIKÖY, KARTAL, MALTEPE... RİSK ALTINDAKİ YERLER NERELER? 

Deprem uzmanı Prof. Dr. Şükrü Ersoy, İstanbul ile ilgili de değerlendirmelerde bulundu. Söz konusu açıklamasında "Bazı yayınlanan haritalar mevcut ve ben bunları çok sağlıklı bulmuyorum. Burada Zeytinburnu, Kadıköy ve Kartal'da Marmara Denizi'ne baktığı için kıyı kesimlerin hepsi riskli durumda. Kadıköy'ün kıyısı değil alt zemini sağlam. Yine Kartal'da durum bu şekilde. Maltepe haritalarda kırmızı tehlikeli bölge şeklinde belirtiliyor ama Maltepe'nin E-5'in kuzeyinde dağlık kesimlerde çok sağlamdır. Ben de o kesim de oturuyorum. Gecekonduların bulunduğu yer zemin olarak daha sağlam" ifadelerine yer verdi. 

İstanbul'da kentsel dönüşümün de gecikmiş bir mesele olduğunun altını çizen Prof. Dr. Ersoy, megakentte nüfusun gittikçe arttığını ve konut stokunun da yükseldiğini dile getirdi. 

İstanbul'da olacak depremin her anlamda bizi etkileyeceğini dile getiren Ersoy, "Çünkü İstanbul nüfusunu azaltmak zorundasınız. Nüfusun seyreltilmesi gerekiyor. Artan bir nüfus içinde zarar görme riski daha da yükseliyor" diye konuştu. 

Prof. Dr. Şükrü Ersoy, İstanbul'da tek tip bir kentsel dönüşümden bahsedilemeyeceğine dikkat çekti. 

Kentsel dönüşümün Eminönü için ayrı yeni bir yerleşim birimi için ayrı konuşulması gerektiğinin altını çizen Ersoy, söz konusu açıklamasını "Bunun yanında bir de geç kalınmışlık var. Burada yaşayanlar "git" diyemezsiniz. Herkesin bir yaşamı ve evi var. İnsanların İstanbul'dan gitmesi için özendirici sebepler olması gerekiyor" diyerek tamamladı. 

Deprem bölgesi için flaş açıklama: Hasar tespit çalışmaları yinelenmeli!

2024 yılı ehliyet ücretleri ne kadar olacak?

Muğla'da hazine arazisine kaçak konut inşaatı yapmıştı! İnşaat kendi elleriyle yıktırıldı!

Konut sitesindeki aidatlara yüz yüzün üzerinde zam yapıldı, çıkan kavgaya polis müdahale etti!